Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Mayıs '16

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
607
 

Yarınlar için kuşkular,kaygılar artıyor.

Yarınlar için kuşkular,kaygılar artıyor.
 

Görsel alıntı


Ezelden beri var olan acılar hiçbir zaman toplumun yüreğini şimdiki zaman kadar yakmadı, kahretmedi ve mahvetmedi.  

Geleceğe yönelik umutlar hiç bu kadar azalmamıştı, kuşkular, kaygılar bu kadar artmamıştı.   

Peki, nereden geldi bunca acılar.

Her halde acılar gökyüzünden yağmurla, karla, doluyla birlikte gelmedi, sel birikintisi olarak kalmadı. Esen rüzgâr bırakıp gitmedi.

Acılar, sabır, tahammül gücü yüksek ve sessizlikleriyle övünen toplumlara varırmış.

Acıların nereden geldiğini biliyoruz da işte o övündüğümüz sabır, tahammül ve sessizliğimizin emrine amade olmuşuz.  

Her gün, her saat civan yaşta vatan evlatları asker, polis ve sivil görevlilerin şehit olduğu haberleriyle yıkılıyoruz, mahvoluyoruz, kahroluyoruz.

Bazı çocuklar almayı düşündükleri ancak alamadıkları oyuncakları başka çocuklar kırınca onlar seyreder üzülür. İnsanın yaşı kaç olursa olsun hüzünlenip ağlayınca kimsesiz çocuk misali olur. 

Bir ülkenin toplumu geleceğe kuşkuyla, kaygıyla bakıyorsa, yaşamda insan ilişkilerinde sevgi, saygı, güven gün geçtikçe azalır.   

Toprak sevdiklerimizi bizden alıp bağrına aldıkça daha güzel kokuyor, daha başka renkli çiçekler açıyor.

Eskiden dostlar birbirinin yanında huzur bulurdu, şimdilerde birbirlerinde kusur buluyorlar.

İnsan anne deyince yüreğinde, aşk deyince kalbinde, dost deyince sırtında sızılar hisseder.

Bir zamanlar acılarımızı, paylaştığımız arkadaşların, dostların sayısı giderek azalınca güvende zayi oldu.

Dış dünyamıza yansıtılmayan, paylaşılmayan acılar iç dünyamızda birikir ve yüreklerde derin yaralar açar       

Gelecek için insanlar kuşkulu ve kaygılıysa sevinç ve mutluluk yaslıdır. Hayatta erken kaybedilen ve en çok yokluğu hissedilen güvendir.  

Geçmişte gelecekten bu kadar kuşku, kaygı duyulmazdı. Seven sevdiği için kendini ateşe atardı, şimdi sevdiğini ateşe atmak yiğitliktir.  

Sevginin olmadığı her yer karanlık gibi insanın üstüne çöker. İnsan nehir gibidir sadece yüzen yüzü görünür.

İç dünyasının derinliklerinde neler saklar, yüreğinden neler akıp gider kimsede bilmez, sessizce akıp giderler.

Acılar, kuşkular ve kaygılar susarak değil, anlatılarak, paylaşılarak azalır.

Sabrın, tahammülün ve sessizliğin bir sınırı vardır. Dışa değilde içe akan gözyaşları can ile bedeni derinden yaralar.

 

Kıymetli okurlarımıza saygılar sunuyorum. 

Mehmet BURAKGAZİ / MERSİN

Şennur Köseli, NAHİDE ÇELEBİ bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Son satırda iyice dolmuşsun, yüreğin dert pınarı gibi olmuş.Hassasiyet işte böyle bir şey.Ama seni de ayrıcalıklı yapan bu yönün.

Kerim Korkut 
 05.05.2016 18:00
Cevap :
Kıymetli Kerim Korkut: Kuşkular, kaygılar gittikçe artıyor, güven zayi olmuş,yarınlara umutla bakılmıyor.Buna rağmen toplum olarak sus, pus olduk sesler, sedalar kesilmiş sadece nefes alınıp veriliyor ve buna da yaşam deniyor.Saygılar sunuyorum.Sağlık ve mutluluk diliyorum.  07.05.2016 12:00
 

Mehmet Bey,Anadolu yüzyıllar boyu acıyla,gözyaşıyla yoğrulmuştur;ama bu denli gözyaşı akmadı hiçbir dönemde.Hiçbir dönemde,Anadolu insanı birbirine böylesine kinle,nefretle bakmadı.Egemen güçlerin oyuncağı olmadı.Barıştan,dostluktan bu denli uzaklaşmadı.İnsanların birbirlerine olan güvenleri,bu denli zayıflamadı.Selam ve saygılarımla.

Hüseyin Başdoğan 
 04.05.2016 23:15
Cevap :
Kıymetli öğretmenimiz Sayın Hüseyin Başdoğan; Hocam elbette acılarımız vardı, ancak gelecek için hiç bu kadar acı, bu kadar kuşkular ve kaygılar yoktu.Bütün bunların arkasında keyfi tutum ve davranışların olduğu açık.Dileğimiz ülkemiz ve toplumumuz bu belirsiz ortamdan çıkıp güvenli bir ortama girsin.Saygılar sunuyorum.Sağlık ve mutluluk diliyorum.  05.05.2016 12:23
 

Neden bu hale getirildik? Kimler getirdi ve neden getirdiler.Esas sorgulanması gereken onlardır;ama hainlik ve ihanetin bol olduğu yerde pireler deve diye satılır.Yazık ülkemize ve insanına...Elinize sağlık Burakgazi bey dostum.Selam ve saygılarımla.

Abbas Oğuz 
 04.05.2016 22:22
Cevap :
Kıymetli öğretmenimiz Sayın, Abbas Oğuz; Evet, gün geçtikçe ülkemiz adına içte ve dışta kuşkular ve kaygılar artıyor.Var olan umutların etrafını sarmış boranlar.Dileğimiz ülkemizin ve insanlarımızın bu kuşkuları ve kaygıları geçici olsun. Bu kuşku ve kaygılara neden olanlar yaptıkları yanlışlardan ders çıkarsın. Saygılar sunuyorum.Sağlık ve mutluluk diliyorum.  05.05.2016 12:20
 

Merhaba Sayın Burakgazi,uzun zamandır mb den uzak kaldım gerek mb içindeki olaylar,gerekse ülkemizde olanlar beni soğutuyor bazen içimden gelmiyor.Bu gün karar verdim tek tek sizleri okuyacağım.Önemli bir konuya değinmişsiniz emeğinize sağlık.SELAM VE SEVGİLER.

Şennur Köseli 
 04.05.2016 20:55
Cevap :
Kıymetli Şennur: Evet, MB dan hayli uzak kaldığınızı takip ediyorum.Hepimiz aynı durumdayız.İçimizdeki konuların tamiri mümkün de ülkemizdeki durum hepimizi üzüyor.Artık geleceğimiz hakkında kuşku ve kaygılar başladı, umutlar azaldı.Allah sonumuzu hayra çevirsin.Saygılar sunuyorum.Sağlık ve mutluluk diliyorum.   04.05.2016 21:51
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 607
Toplam yorum
: 7047
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1737
Kayıt tarihi
: 12.04.12
 
 

Bingöl'de, Baharın son ayında, ikindi üzeri un ambarı (kiler) arkasında, ebesiz, hemşiresiz, Emin..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster