Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Kasım '15

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
151
 

Yaş günü mesajı

Yaş günü mesajı
 

“Yaş 35 yolun yarısı eder. Dante gibi ortasındayız ömrün”. Sabahtan beri aklımdan bu dizeler geçiyor. Cahit Sıtkı Tarancı haklı mı acaba, yolu yarıladık mı cidden şimdi? Yoksa artık insan ömrünün uzadığını düşünerek, yolun yarısını 40’lı yaşlara mı çekmek gerek?

Uzun lafın kısası; bugün benim doğum günüm…34 yılı doldurdum şu fani dünyada. 35’ten gün almaya başladım. Şimdi hangisi geçerli oluyor, doldurduğum yaş mı, yoksa girdiğim yaş mı? Çok değil, daha birkaç yıl öncesinde yaşım sorulduğunda göğsümü gere gere girdiğim yaşı söylerken, ne ara doldurduğu yaşı söyleyenler kervanına katıldım ben? “Ah bir reşit olsam” diye kıvrandığım günler o kadar yakın geliyor ki hala…Her neyse, aynaya baktığımda, bu 34 yılın bana çok koymadığını görmekten memnunum açıkçası. Yaşımı söylediğimde insanların şaşırmasını seviyorum. Aynada gördüğüm kızın hala geleceğe dair büyük umutları, hayalleri var; gözleri artık eskisi kadar toz pembe bak(a)masa da hayata, hala gülerek baktığını söyleyebilirim… Koskoca 34 yılın dökümünü yapacak lüksüm yok burada, ama en azından, 34 yaşımın şu son birkaç ayının benim için çok önemli ve öğretici olduğunu söyleyebilirim. Sağlam kazıklar yedim. Yaşadığım büyük hayal kırıklığı ile büyüdüm. Gerçek dostlarımı tanıdım, yeni dostlar edindim. En yakınımdakilerin en uzağıma düştüğü bir yıldı. Sosyal medyada hep paylaşılan; “Hayat seni öyle bir noktaya getirir ki, kendini sevdiklerinle savaşırken, nefret ettiklerinle selamlaşırken bulursun” sözünün ilk bölümünü birebir yaşadım…Yeni yaşımda da ikinci bölümünü yaşarsam artık hiç şaşırmayacağım…Evet ya, bak bu geçen yılda en iyi kavradığım şey artık hiçbir şeye şaşır(a)mamak oldu…Bildiğiniz kaşarlandım yani. “Bu da geçer yahu” sözünü dilime pelesenk ettim resmen. Çok sevdiğim bir dostumun dediği gibi "hayatımın alt üst olduğunu sanmıştım, halbuki hayatımın altı üstünden çok daha iyiymiş"...

Her yıl tekrarladığım gibi; başta ailem ve dostlarım olmak üzere, 27 Kasım 1981 Cuma günü saat 20.00 sularında dünyaya “merhaba” dediğim andan itibaren hayatıma giren/girmeye niyetlenip teğet geçen, beni seven/sevmeyen, mutlu eden/üzen, bana iyilik yapan/kazık atan, değer veren/paspas muamelesi yapan herkese çok teşekkür ediyorum…İyi veya kötü, iyi ki bir şekilde hayatımda var olmuşsunuz, yoksa ben “ben” olamazdım…

P.S. Dostlarım kelimesinin başında her yıl ‘eskimeyen’ sıfatı olurdu. Bu yıl özellikle yazmadım, çünkü en ağır darbeleri en güvendiğim ve asla eskimez sandığım dostlarımdan yedim…Böylece gerçek dostluğun yıllanmakla falan alakası olmadığını öğrendim. Kendilerine buradan ayrıca kocaman bir teşekkür yolluyorum; 21.yüzyılda ‘dost’ kelimesinin BİM’de satılan yoğurt markasından ibaret olduğunu gösterdikleri için :d

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yaşam ve insanlar o kadar da kötü değil (öyle mi yoksa?)! Nice yıllara! :-)

Güz Özlemi 
 27.11.2015 18:30
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 19
Toplam yorum
: 17
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 493
Kayıt tarihi
: 02.01.14
 
 

27 Kasım 1981 tarihinde Bursa'da dünyaya geldim. 1984 yılından beri Ankara'da yaşıyorum.1998 yılı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster