Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Ağustos '14

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
576
 

Yaşadığı her şeye rağmen, bana en içten haliyle gülümsedi çocuk..

Yaşadığı her şeye rağmen, bana en içten haliyle gülümsedi çocuk..
 

O, savaşın karanlık yüzü ile yaşamaya alışkın çocuklardandı... Etrafında patlayan bombalara, yanı başına düşen füzelere rağmen, kendi yarattığı büyülü dünyada oyunlar oynuyordu sıkılmadan.. Sonra acıyı yaşadı, 2 ablasını kaybetti İsrail'in saldırılarında; kendisi de yara aldı.. En güzel cümlelerle ifade ederken kendini, birden konuşamaz oldu; sustu dünyaya. Ama öyle güçlüydü ki her kötüye karşı.. Kötü olan her şeye karşı.. Bir gülümsemesiyle yıktı bütün duvarları.. Dilmiş, dinmiş, milliyetmiş; hepsinden geriye bir Belal kaldı dünyaya..

İsrail'in Gazze'ye saldırılarında yaralanmıştı 4 yaşındaki Belal. 10 gün önce askeri uçakla getirildi Türkiye'ye. Yanı başında annesi yoktu belki ilk kez, bir de yaşadığı travmanın etkisindeydi hâlâ..

Yenimahalle'de bir devlet hastanesine getirdiler. Savaşın en küçük mağdurlarından biri olarak girdiği hastanenin kapısında karşılandığında, en tatlı haliyle gülümsedi etrafına..

**

6 çocuklu bir ailenin 4 erkek çocuğundan birisi Belal. 4 katlı evlerinde uyurken yakalanmışlar bombalı saldırıya. Önce bombaların gürültüsüyle sarsılmışlar bir süre. Anne ve babası tüm çocuklarını toplayıp güç bela inebilmişler birinci kata. Nedense daha emniyetli gelmiş o oda..

Bombalar, füzeler her seferinde teğet geçerken evi, biri isabet etmiş evlerinin birinci katına. Babaanne oracıkta ölüvermiş aldığı darbeyle. Belal'in kafasına bir şarapnel parçası saplanmış; yarılmış kafatası.. Oluk oluk kan akmış.. ve iki ablası ağır yaralanmış..

**

Türk Kızılayı'nın ambulansları yetişmiş ama kabul etmemiş 1'den fazla yaralı..

Kapının önünde ağlamış baba, bakıp ölü annesine ve 3 yaralı çocuğuna..

Ne yapacağını şaşırmış. Tartışmış ambulanstakilerle, "Nasıl bırakıp gidebilirim? Ya hepsini götürün ya hepsini" diye..

Hepsini taşımışlar aynı anda hastaneye.

Ama hastaneye yetişmesi yetmemiş 2 kız kardeşi hayatta tutmaya; acı haberi vermişler ayakta güçlükle duran babaya..

Travma geçiren Belal'in kanayan kafasına ise dikiş atmışlar yalnızca..

**

2 çocuğunun acısını yaşarken baba, İsrail'den izin çıkmış (!) "Belal, tedavi için Türkiye'ye gidebilir" diye..

Bir de yalnızca bir yakını için müsaade etmişler refakatçiliğe..

Babacağı ile gelmiş Türkiye'ye Belal..

Saldırı sonrası bacaklarındaki duyu kaybı nedeniyle yürüyemediği, dik oturamadığı ortaya çıkmış hastanede..

Bir de ustaca anlatırken derdini, artık konuşmayı unuttuğu..

Hastanede göz bebeği olmuş bir anda herkesin

Her gelen bir uğramış yanına Belal'in

O ise hiçbir gelenden esirgememiş o en içten gülüşünü..

 

**

Bana da öyle güldü Belal..

Tüm yaşadıklarına ve şahit olduklarına rağmen gözlerindeki gülümsemen, içtenliğin ve barışa olan inancın hiç eksilmesin çocuk!! Sen koca bir dünyaya bedelsin.. 

gülsen tunçkal bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 2
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 339
Kayıt tarihi
: 19.05.14
 
 

Gazeteci ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster