Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Mart '08

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
25420
 

Yasak bir aşk hikayesi

Yasak bir aşk hikayesi
 

Mahallesinin kızıydı,daha küçük yaşlardayken kafasına koymuş,onunla evleneceğim demişti.

Büyüdükçe bu istek hiç eksilmedi ve evlilik kararı aldığında ailesi karşı çıkmadı. Namuslu temiz titiz ve de üstelik güzeldi.

Bir kişi karşı çıkmıştı o da baldızı. Her ikisini de iyi tanıyordu ve uyardı kardeşimle sen yapamazsın !

Sen hem otoriter ve aynı ölçüde de duygusal bir insansın, o da dediği dedik ve inatçıdır, anlaşamazsınız dikkat et iyi düşün mutlu olamazsınız...

Ama dinlemedi her ne kadar yakından tanımasa da o çocukluk hayallerini süsleyen biricik aşkıydı. Ben onu değiştiririm dedi ve evlendi.

Henüz 23 yaşındaydı ve mutluluk hayalleri kurarak evlendiği eşiyle henüz daha 3 günlükken ilk münakaşalarını yaptılar. Daha henüz birbirlerini tanımıyorlardı, zamana ihtiyaç var diye düşündü,moralini bozmak istemiyordu...

O günleri hatırladı ve dudaklarında büyük bir pişmanlığın verdiği acı bir gülümseme vardı. Aradan neredeyse 20 sene geçmiş 2 evlat sahibi olmuştu ama onlar bile mutlu olmasını sağlayamamıştı. Karısı hala o 3. günkü insandı ve hiç değişmeye yanaşmamıştı,kendisi ödün verdi, verdi ama... sonunda artık eve geç giden kendine başka başka uğraşılar bularak avunmaya çalışan bir adamdı.

Karısı aslında gerçekten çok namuslu ev işlerinde hamarat dışardan bakıldığında belki de eş olarak gıpta edilecek bir insandı. Ama eşine nedense sevgi ile yaklaşamamıştı.Onun sevgisini besleyemiş tüketmişti ve üstelik asla kendinde eksiklik aramıyordu.Bütün suç kocasındaydı...

Yıllar içinde aynı evde hemen hemen hiçbirşey paylaşamaz hale gelmişlerdi,erkek bir gün karar verdi...arabasına binecek ve bir duvara karşı son sürat sürecekti arabasını. Boşanmayı düşünemiyordu zira ailede böyle bir şey asla kabul görmüyordu.

Başka çıkış yolu yok diye düşünüyor kendini hazırlıyordu. Bir akşam... bir arkadaşının işyerine gitti ve orada bir kadınla tanıştı. Kadın kocasından boşanmış tek başına hayat mücadelesi veriyordu. Onun hayata karşı dimdik duruşu ve hiçbirşey için üzülmeye değmez felsefesinden çok etkilendi.

Kadın hem güzel hem akıllı hem de çok çekici geldi. Eve gelip de yatağa yattığında uyku tutmadı,bir türlü onu düşünmeden duramıyordu. Takip eden günlerde onunla karşılaşmak için sayısız bahaneler yarattı ve arkadaşlık kurmayı başardı.

Karanlık ve mutsuz günleri adeta aydınlanmıştı,farkında olmadan aşık olduğunu hissetti ama ona söyleyemezdi. Kendisi bağlıydı ve ona... onun gibi bir kadına duygularını açmanın hakaret etmek anlamına geleceğini düşündü ve uzunca bir süre belli etmemek için uğraştı durdu.

Unuttuğu birşey vardı o da kadınların 6. hissi...

Kendisi belli etmemeye ne kadar uğraşsa da karşı taraf çoktan anlamıştı.Bir gün nasıl olduğunu anlayamadan duygulardan konuşmaya başladılar. Kadın iki şart koştu...boşanma yok !

Ben seni böyle de severim,zaman elverdiğince birlikte oluruz olabileni paylaşırız ve kimse duymayacak...

Bir çok kadın için bu durum çok zordu ama o, senelerdir bu kadar mutsuz olmuş bir adamı...mutlu etmek istiyordu. İçinde ona karşı tarifsiz bir şevkat hissi vardı.Kadın iki evlilik yapmış ama çocuğu olmamıştı,iki kocası da onu umulmadık derece de sorunların içine atmış ve mutsuz etmişti. Artık evlilik diye bir bağa inanmıyor ve kabul etmiyordu.

Bütün zorluklarına rağmen hem kendi hem de onun için bu aşkı doyasıya yaşamaya ve gittiği yere kadar götürmeye karar verdi.

Adam çok mutluydu,şimdiye kadar hissetmediği yaşamadığı şeyleri yaşıyordu. Sevgi aşk şevkat hepsini hem de fazlasıyla bulmuştu. Sakinleşmiş dinginleşmiş ve huzura ermişti. Sevdiği kadın, o kadar enterasan geliyordu ki ona, hergün ayrı bir hayranlık duyuyordu.

Aralarında hiç kıskançlık olmadı hatta evinde daha çok vakit geçirmesi için telkinlerde bulunuyor, çocuklarıyla olan bağlarını ve ilgisini kuvvetlendirmesi için teşvik ediyordu.

Böylece seneler geçti...

Sonunda ne mi oldu? Hala aynen devam etmekte...

Birçok kadın bu durumu asla kabul etmez ve ikinci kadınlara hep ters gözle bakarlar.Ama ikinci kadın neden oluyor ? sorusunun cevabını kendilerine bile bir türlü gerçekçi olarak veremezler.

Rahmeti anneannemin bir sözüyle bitiriyorum." Erkeği dışarı iten kadındır"


Not: Pis zampara dediğimiz türden erkeler, bu katagoriye girmezler. Ayrıca bu hikaye yasak aşkları teşvik olarak yazılmamıştır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

erkeğin gözü dışardaysa be güzel sen istediğin kadar çabala.En kutsal aşklar .en tutkulu aşklar anındda nefrete dnüşüyor bir anda güzellikler birlikte o mutlu aşk fısıltıları unutuluveriyor nankör bir şekilde .Bir yutkunmak gerek dün kollarında seninim dediğin kişiye nefretle bakarken hatasını yüzüne vururken.Bak sevişerek evlenenlerin sonuna ne öneriler vermiş aile hekimi bir çifte suat sunayla Melike ,bütün deneyden tedaviden sonra tıbben de atrılıyorlar ruhen olduğu gibi .Sabır ve hoşgörü illa da sevgiii...

ütopik 
 15.03.2008 15:46
Cevap :
Bu hikayede erkeğin gözü dışarda diyemeyiz bence...Ortada mutlu etmesini bilmeyen eşini dışlayan bir kadın var. Bak sende hemen adamı suçladın. Biraz çuvaldızı kendimize batırmak lazım...Sevgiler  15.03.2008 15:58
 

İnsanları duyumlarla yargılamamak lazım neden,niçin gibi çözümlerle gitmeli.Hayat çok enteresan aşkı farklı şekilde imkansızlıklarla yaşayıp hayata sıkı sıkı yinede sarılanlar için.Yuva yıkmak için değil aksine mutluluk vermek için genelde ikinci kadınlar vardır.Bunu anlamak lazımmm

yellow butterfly 
 15.03.2008 10:21
Cevap :
Evet bende çevremde böyle kadınlarla karşılaştığım için bu konuyu açtım. Bir erkeği başta yanlış karar verdi diye sonsuza kadar mutsuzluğa mahkum etmek bana yanlış geliyor. Sevgiler  15.03.2008 10:56
 

çiftler sanki daha mı mutlu yaşıyor aşklarını. Umarım her "yasak aşk" bu kadar sorunsuz yaşanabilir. AŞK yaşanmalı diyorum.. SEVGİLİ GÖKKUŞAĞIM ELİNE SAĞLIK.İlginçti... sevgimle...( aşka yasak olmazzzzzz)

Portakal Çiçeği ve FISILTI 
 15.03.2008 10:21
Cevap :
Bu tip kadınların yaptığı haksızlık, sadece kendilerine...ben şahit oldum ki bu ikinci kadınlar aileyi de dağılmaktan kurtarabiliyor. Ön yargısız bakmak gerekir diye düşünüyorum. Ne güzel demişsin aşka yasak yok:)) Ama evli kadınlar buna genelde karşı çıkıyor... hem de hiç kendilerinde suç aramadan.Sevgiler  15.03.2008 10:59
 

Seni anlıyorum canım ablam nereye dikkat çekmek istediğinin de farkındayım benim karşı olduğum nedir biliyor musun? Hamurunda zamparalık olsun ya da olmasın, "erkeği kaçıran kadındır" ben bu sözü pek doğru bulmam... Erkek nefsine hakim olamayacak sonra da kadın suçlanacak. Hayır aldatan kadın olunca da suç erkeğin mi oluyor şimdi? Her iki durumda da kadın suçlanıyor. Aldattıysa kötü kadın aldatmadıysa kadın bile değil! Bence aldatan suçludur; kadın ya da erkek olsun her iki cins içinde, naçizane fikrim bu! Aslında sen yine iyi bir yazı ile bunu daha da irdeleye bilirsin! SEVGİLER

Lavinya 
 14.03.2008 18:54
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 360
Toplam yorum
: 1482
Toplam mesaj
: 167
Ort. okunma sayısı
: 2583
Kayıt tarihi
: 16.05.07
 
 

Emekli olmaya çalışan bir sanatçı,yazmaktan büyük keyif alıyorum. Kocaeli Gölcük' de oturuyorum e..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster