Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Ocak '07

 
Kategori
Doğal Hayat / Çevre
Okunma Sayısı
1643
 

Yasaklar

Yasaklar
 

Ömrümüz yasaklarla geçiyor. Çocukken ailede başlıyor yasaklar. Sırasıyla, okulda, işyerinde, askerlikte ve bir yolun başında girilmez levhasıyla karşınıza çıkıyor.

Şarkılarda yasaklar, şiirlerde yasaklar, kafalarda yasaklar…

Kurtulmak mümkün değil.

Ayağım kırıldığında yattığım yerden her gün onları izliyordum. Sabah erkenden başucumdaki perdeyi açıyordum. Önce seslerini duyuyordum, sonra birer birer kendileri geliyorlardı. Hele bir tanesi vardı ki, hiçbir yasak dinlemiyordu. Kapıyı açık görse içeriye kadar giriyordu. Verandanın ortasına kadar gelip, mağrur bir ifadeyle çevresini inceliyordu. Benim orada ona bakmamdan rahatsız bile olmuyordu. Göğsü kınalı, kanadı hafif düşüktü. Evin içinde bir hareket sezerse kaçıp gidiyordu.

Her sabah ilk işimiz onların yemlerini vermek. Bizim orada masada oturuşumuz onları hiç rahatsız etmiyor, yemlerini yiyorlar. Üç tane kumru ve sayamadığım denli serçe, kınalı göğüslü kuşlarım. Sabahları beni dünyanın en güzel şarkılarıyla uyandırıyorlar ve hiçbir yasak dinlemiyorlar. Ama biz insanlar kendimize nasıl yasaklar koyuyorsak onlara da yasaklar koyuyoruz. Ağaçları kesiyoruz, gölleri, akarsuları kurutuyoruz, yaşam alanlarını yok ediyoruz. Aynı kendimize yaptığımız gibi…

Çok yakında onlar da gidecek.

O zaman dutlar olduğunda, kapımın önüne dutları kim dizecek?

O kadar vefalılar ki, her dut mevsiminde bana en taze, en olgun dutları toplayıp getiriyorlar.

Ama üzümleri tek tek koparıp yerken saklanıyorlar, izliyor muyum diye bir de bana bakıyorlar. Eğer onlara bakarsam, pır diye uçup gidiyorlar.

Bazen, oturduğum sandalyenin arkasına tünüyorlar, koşturup duruyorlar.

Kızıyorlar mutlaka diye düşünüyorum onlara da yasaklar koymamıza.

Geçenlerde bahçemin duvarını yıktılar, bir takım insanlar. Bir de beni tehdit ettiler; "Gelip daha bahçendeki bitkileri de sökeceğiz" diye. Onlar benim kuşlarımın yaşam alanlarını da yok etme hakkını kendilerinde gören yasakçılar. Bilmiyorlar ki, duvarı yıktılar ama kuşlarımın yaşam alanına tecavüzlerini önlemek için her yola başvuracağımı…

Ben onlara "duvar yıkma timi" diyorum. İkinci kez gelip " ağaç sökme timi" adını alamayacaklar.

Siz benim kuşlarımı bir görseniz âşık olursunuz. Dünyanın en güzel varlıkları. Onları ürkütmemek için resimlerini bile çekmemişim. Dönünce ilk işim resimlerini çekmek olacak, inanıyorum ki, bana en güzel pozlarını verecekler.

O gün kapının önünde oturuyorduk, duvar yıkma timi 7 kişi olarak geldiler. Başlarında üç tane yönetici, başladılar duvarın üzerinde tebeşirle işaretler çizmeye. Ben yanlarına gittim; ne yaptıklarını, sordum. Beyaz saçlı olanı; "Duvarı yıkıyoruz, sonra da gelip bitkileri sökeceğiz" dedi. Ben nedenini sordum. Ayağını yere vurarak eliyle de yeri işaret ederek; "Buraya su birikiyor. Bu su sizin bahçeye akacak." Ben yine çok sakin; "Anlayamadım ne yapmak istediğinizi, otoparka biriken suyun çözümü duvarı yıkıp bahçeye akıtmak mıdır? Duvarı yıkamazsınız, mahkeme kararı gerek, ben izin vermiyorum" dedim. Aynı tehditkâr tavırla; "Senden izin mi alacağım. Sen mahkemeye ver. Ben öyle istiyorum. Duvarı yıkacağım, bitkileri de sökeceğim, sana da danışacak değilim." Dedi ve duvarı yıktı gitti. Duvarın üzerindeki elektrik kablosunu da öylece bıraktı. Şimdi ben ağaç sökme timini bekliyorum.

Çünkü onlarla kuşlarım için savaşacağım.
Eğer, sabahları onların sesi ile uyanmazsam ne yaparım ben?
Bahçede yemlerini yerken korkusuzca dolaşmalarını görmezsem ne yaparım ben?
Elektrik direğinin üstünde durup da kim bekleyecek?
Eğer sabah biraz geç uyanırsak balkon kapısına kadar gelip kim uyandıracak bizi?
Bizlere yasaklar koyanlar, kuşlarıma yasaklar koymayacak ve onların yaşam alanlarını yok edemeyecek.
Duvarları kaldırıp, yerine ağaç diker onların yaşam alanlarını daha da çoğaltırım.
Onun için duvar yıkma timine fazla müdahale etmedim, ağaç sökme timi bahçeme adım bile atamayacak…

Kuşlarımı çok özledim…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yazinizi hayretle bir okadar da uzuntu ile okudum. Duvrinizi yikan bu sahis eger BD de olsa idi o dakika tevkif edilip hapishaneye girer, duvariniz eski haline getirilir parasi sahistan tahsil edilirdi. Size kuslarininizla civil civil bir omur dilerken saglikla kaliniz.

Newyorker 
 21.01.2007 8:24
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 222
Toplam yorum
: 475
Toplam mesaj
: 117
Ort. okunma sayısı
: 1328
Kayıt tarihi
: 22.07.06
 
 

Matematik öğretmeniyim. Liselerde okutulan MEB Talim Terbiye Kurulundan onaylı matematik ders kit..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster