Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Ocak '11

 
Kategori
Blog yazarları tartışıyor!
Okunma Sayısı
618
 

Yasakların albenisi vardır

Yasakların albenisi vardır
 

Bir şey yasaklanınca, bütün sorunlar çözülür mü? 

Çözülürse yasaklayın. 

Peki, kim ne kazanmış yasaklardan? 

Yasaklardan çok çektik. 

Bizim köyde düğünlerde, kadınların ve kızların eğlencelerine erkekler bakamazdı. 

Yasaktı. 

Köy muhtarı, heyetiyle birlikte düğün yerlerini basardı. 

Tuttukları gençleri döverlerdi. 

Yasaktı. 

Köydeki kızların namusu muhtardan sorulurdu. 

Ya da öyle zannederlerdi. 

Bir de bakmışsın, bir kız hamile kalmış. 

Hani erkekler kızlara yaklaşamazdı? Yasaktı! 

Şimdi düğünlerde yasak yok. 

Ne kızlar hamile kalıyor, ne de kocaya kaçanlar var. 

Şimdi düğünlere bakan bile yok. 

Yasak desinler, herkes düğüne bakmaya gider. 

Bu böyle. 

Görev yaptığım köylerden birisinde, Necati Amca vardı. 

Tütün satmak yasak olduğu günlerde, tütün kaçakçılığı yapardı. 

Tütün satışı serbest oldu, Necati Amca tütün işini bıraktı. 

“Niye bıraktın?” diye sordum. 

Dedi ki; 

“Tütün satmak serbest oldu. İşin heyecanı kalmadı.” 

Çocukluğumda yasaklar vardı. 

Genç oldum, yine yasaklar devam etti. 

Yaşım elliyi geçti. Yine yasaklar var. Daha da fazlalaştı yasaklar. 

Demokraside, acayip yol alıyoruz. 

Şimdilerde istediğiniz yerde fotoğrafta çekemezsiniz. 

Yasak diye birisi bitiveriyor yanınızda. 

Teknoloji ile yasaklar uyuşmuyor. 

Olsun. 

Alkollü içecekleri yasaklıyorlar. 

Ya da satış şekillerine, zorluklar getiriyorlar. 

Vatandaş içmekten vazgeçiyor mu? Vazgeçer mi? 

Ne gezer! 

Tekel bayilerinin olmadığı yerlerde ya da alkollü içecek satılmayan yerlerde tüketim daha fazla. 

Batman’da içki satan bir yer bulamazsınız. Biri satmak istese, dükkânı kundaklanırdı. 

Herkes evinde çekerdi kafayı. 

İki kumarbazı, kumar oynamaktan tutuklamışlar. Ellerine kelepçe vurmuşlar. 

Yine kumar oynamış, iki kumarbaz. 

Yoldan geçen araçlarının plakaları “tek mi çift mi? “oynamışlar. 

Bu böyle. 

Yasaklamak, çözüm değil bence. 

İçki içmenin bir adabı var elbette. 

İçkiyi, kötülüklerin anası olarak görüyorlar. 

Örnek hikâyeleri de var. 

“Bir adama yapması için üç şey teklif etmişler. Birisini seç demişler. 

1-Ananı öldür. 

2-Birinin ırzına geç. 

3-İçki iç. 

Adam en masum iş olarak, içki içmeyi görmüş. Çekmiş kafayı. Sarhoş olmuş. Anasını kesmiş. Birinin de ırzına da geçmiş.” 

Şimdi her içen kafayı sıyırsaydı. Memlekette kimse kalmazdı. Yok, böyle bir şey. 

Tamam, içmek fazla olursa, akıl tatile çıkar. 

Herkeste aklını tatile gönderecek kadar salak değil ki! 

Bu güne kadar içkiyi devlet üretti ve sattı. Şimdi devlet adına hükümet, yeni yeni uygulamalar peşinde. 

Bence içki satışları azalmaz. Satışlar zirve yapar. 

Ucuz içki… 

El altı… 

Karaborsa… 

Vurgun… 

Çeker bu millet. 

Yasak masak dinlemez. 

İçmeyenlerde başlar içmeye, yasak olunca. 

Okullarda şiddet son sınırında 

Yeni uyuşturucular çıkmış. 

İçki zamlandıkça, baliciler çoğalmış. 

Tinerciler var. 

Toplum sadece içkiden şikâyetçi değil. 

Şikâyet edilecek çok şeyler var. 

Şu bu! 

Ne kadar düzenleme yaparsanız yapın. 

Çok katı yasaklar getirin. 

Engel olamazsınız. 

İçmek isteyen evinde şarap yapar, yine içer. 

Kolonyaya su karıştırır yine içer, içmeye niyetli olan. 

Kolonyada yasaklanabilir. 

Zinanın sonunda yakalananların öldürüldüğü ülkelerde bile, zina devam ediyor. 

Zina demeyelim. Yasak ilişkiler. Yinede önlenemiyor. 

Yasaklarla toplum ahlakının düzeleceğine inanmıyorum. 

Yasakların albenisi çoktur. 

Yasaklar tatlıdır. 

Yasakların heyecanı vardır. 

Yasaklar hayata renk katar. 

Yaşayanlar öyle söylüyorlar. 

Nesimi’nin dediği gibi. 

“Ben içerim kime ne?” 

“Sen içmezsin. Yine kime ne?” 

“İçende içmeyende” beni ilgilendirmez. 

Bu kişisel bir tercihtir. 

Yaşamanın sınırlaması olmaz. 

Yemenin içmenin, sınırlaması olmaz. 

Ancak yasaklar beni ilgilendirir. 

Her türlü yasağa karşıyım. 

İçmesem de, içenlerin hakkını savunurum. 

Yasaklarla bir yere varılamaz. 

Toplumun ahlakı da korunamaz. 

Bu böyle biline! 

15.01.20100/KEPEZ 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

ikiisnde değil de öğlen akşam sabah gösterilirse içkinin ve uyuşturucunun zararları televizyonda belki daha da azalır içki ve uyuşturucu kullanımı. Bence herşeyin başı eğitim ve elbette doğru ve güvenilir örnek olmak. Zaten herhengi bir şeyi yasakladığınızda o konuya dikkat çekiyorsunuz demektir. Bana göre kötü yönleri gösterilirse çok daha yararlı olur.

Ozan Ilgaz 
 31.01.2011 16:56
Cevap :
Yasak demek yerine eğitim. Doğrusu bu. Selamlar Çanakkale'den.  31.01.2011 23:41
 

Dinci kesimde bayanlarla tokalaşma bile günahtı, yasaktı. Biraz olsun inkişaf etmişler demek. Yasaklar olmamalı da denilemiyor.İçkiden ziyade asıl yasak olması gereken, sahtekarlık, düzenbazlık, dolandırıcılık, hainliktir. Ama toplumun çoğunluğu böyle olursa bunu bile uygulamak zor.Saygılar.

Turbest 
 25.01.2011 14:01
Cevap :
Yobazlar birde yasaklarla kuralları karıştırıyorlar. Yasaklanması ve cezalandırılması gerekenleri iyi tespit etmişsiniz. İlginize teşekkürler. Selamlar.  25.01.2011 16:15
 

...yasaklarla hiç biryere varılmaz. Hele dünyanın akışının tersine kürek hiç çekilmez. Gençlerin içmesi istenmiyorsa, açıklama, eğitme kampanyaları yapılmalıdır, veliler de dahil. Yasaklar yasaklanan şeyi daha çekici hale getirmekten başka bir işe yaramaz. Selam ve saygılarımla.

Zühal Voigt  
 16.01.2011 18:29
Cevap :
Hükümet biz yasaklamıyoruz desede, belediyelerin nasıl davrandıkları ile ilgili belgeler yayınlanıyor gazetelerde. Teşekkürler. Selamlar.  16.01.2011 22:01
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 420
Toplam yorum
: 596
Toplam mesaj
: 69
Ort. okunma sayısı
: 1623
Kayıt tarihi
: 19.12.08
 
 

1957 Çanakkale/Yenice doğumluyum. Öykü ,deneme, şiir yazarım. Yazdığım bir çok şiirin bestesini d..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster