Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Temmuz '19

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
86
 

Yaşam (Son Bölüm)


“Sonra ne yaptın Yaşam dede, Hülya’sız yaşamaya nasıl alıştın?” diye sordu genç adam, öğrencisi İslam .

Yaşam Dede; “Evlendim evladım. Karşıma çıkan Sevgi ile. Hülya gibi, Sevgi de beni çok sevdi. Ama ben ona ne sevgi verebildim, ne de çocuk.  Bir beş yıl kadar bana sabretti. Suskunluğuma, uyku düzensizliğime, kaybolmuşluğuma, amaçsızlığıma, uzun süren mesai saatlerime, her tür olumsuzluğuma rağmen ses etmeden benim kendime gelmemi bekledi. Ta ki son nefesini verinceye kadar!”  

“Öldü mü?!”

“Evet, Sevgi sevgisizlikten kanser olup öldü…”

Yaşam’ın yaşama tutunabilmesi için kendisini dönüştürmesi gerekecekti. Tamamıyla geçmişinden farklı biri olmalıydı. O gün neyse tam tersi olmalıydı. Artık mühendis olması bile mümkün değildi. Neyi varsa, her şeyini satarak, Çin’e gitti. İş adamı gibi değil, daha çok fakirane bir kul gibi. Yaşam, yaşamını arıyordu. Orada Tao felsefesi çalıştı. Aslında her şey Leo Buscaglia’nın “Kişilik- Tümüyle İnsan Olabilme Sanatı” kitabını okuduktan sonra aldığı ardı sıra kararların neticesinde olmuştu:

“Düşünüşten düşünüşe var oluş ortaya çıkar. Kendini beğenmişlik, yani EGO, çekilen acıların temel kaynağıdır. Benliğin isteklerinden vazgeçtikçe içimizdeki zıtlaşmalardan da kurtuluruz. Leo Tzu’ya göre işlevlerini doğru tanımlayıp gerçekleştiren insanın pek nadir farklı bir isteği olacak ve dolayısıyla doğayla bütünleşik yaşamayı öğrenecektir bu şekilde. Su yumuşak akışıyla inatçı kayaları oyacaktır. Ve yaşam aynı şekilde kendi akışıyla çözülmeyecekleri çözümleyecektir.”

Taoculuk bir din değildi. Tao’ya göre işlevlerini gerçekleştiren insan doğası gereği doğruya kendiliğinden kılavuzlanıyordu. Yaşam doğasını bulmuş kendinde yalınlaşmış, yüzünü tanrıya ve doğaya dönmüştü.  

“Son olarak evlat; yıllar içerisinde yaşamanın gerçek anlamının ne olduğunu öğrendim. “ dedi Yaşam dede. “Yaşam, yaşamak, öğrenmek ve sevmektir”.

İslam’ın yanından ayrılırken yaşını tanımlamayacak şekilde dimdikti Yaşam dede. Ve belki de, kim bilir, birkaç dakika sonra ölecekti. Ama şunun şurası muhakkaktı ki yaşamak için çok çabalamış, yaşamaktan hiç vazgeçmemişti.   

SON

 

jale kasap bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sevgisizlikten kahrolan insanlarla doluydu dünya, kimi öğrenci islama yapışmıştı,kimi gerçek yaşam sandığı yanılsamalara, arayışları kendine dönük olmadıkça hülyalı rüyalar görecek insan ve öğrenmeyi sevmeyi öğrenemeyecek ...diye uzar bu hikaye ..kısa =Hiç bir dine ve Hülya’ya kapılmazsan başlarsın gerçek doğanda yaşamaya ...

jale kasap 
 13.07.2019 14:11
Cevap :
Yoruma yorum yapmayışımın sebebebi tüm hikaye harika özetlenmiş. Selamlar  22.07.2019 8:21
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 613
Toplam yorum
: 1632
Toplam mesaj
: 19
Ort. okunma sayısı
: 270
Kayıt tarihi
: 10.04.11
 
 

Eric küllerinden doğduktan sonra dünyada büyük değişiklikler olsa da Türkiye'de çok fazla şey değ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster