Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Şubat '17

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
98
 

Yaşam kalitenizi nasıl arttırabilirsiniz?

Yaşam kalitenizi nasıl arttırabilirsiniz?
 

Birçoğumuz, koca koca binaların esaretinde alacağımız nefesi bulamaz, katran karası havayı ciğerlerimize hapsettikten sonra da rahat nefes alamaz olduk. Bulabildiğimiz her fırsatta kaçıp bu şehirden kurtulmak, memleketlerimizin naif havası ile huzur bulup, buram buram sağlık kokan her bir şeyden faydalanmak ister olduk. Hal böyle olunca da ister istemez bu iğne atsan yere düşmeyecek şehir artık bizleri üzmeye ve oldukça germeye başlar oldu. Bu kalabalıktaki her bir baş bizleri sinir etmeye zaten herkesin gergin olan sinirleri daha çok germeye başladı ve bizler de bu şekilde artık hiçbir şeye tahammül edemez olduk.

İşte yaşam kalitemiz bana göre böyle uzun bir yol izledikten sonra bir anda yerlere düşmeye başladı. Nasıl kaldırabileceğimiz ve nasıl ayakta tutabileceğimiz gibi bilgileri içeriyor bu yazı. Yolculuğumuza hemen başlayalım, ne dersiniz?

1) Kendinize kesinlikle vakit ayırın.

Eğer yapabiliyorsanız, haftanın altı günü çalışıyorsanız, bir gününü de size kalması için düzenlemeye çalışın. Altı gün yorgunluktan ölüyorsanız o bir gün de size ve sevdiklerinize kalsın yani. Eğer yapamıyorsanız, haftanın yedi günü de ayakta kalmak zorunda iseniz, kendinize küçük paydoslar verin ve beyninizin dinlenmeye ihtiyacı olduğunu unutmayın. Günde onar dakikalık altı paydos, size bir saat dinginlik verecektir. Yemeğinizi on dakika erken bitirip boş bir duvara bakarak bile meditasyon yapabilir ruhunuzu ve beyninizi dinlendirebilirsiniz.

2) Mutlu olun, belki de gülümseyin.

A.J. Cronin’in bir sözü vardır; “Acı olan mutlu olmamak değil, mutlu olabilecekken olamamaktır.” diye. Bu söz tam da bizleri yansıtmaz mı? Şu an her birimiz belki büyük belki küçük şeylerden mutlu olabilecek insanlarız. Peki neden mutlu olmayı erteliyoruz? Neden dünyayı mutlu etmek yerine biraz da kendimizi mutlu etmiyoruz ki? Kendimizi mutlu edecek şeyleri en iyi yine biz biliriz. Bildiğimiz gibi uygulamalıyız da belki yorgun geçen bir haftanın ardından kendimize köşedeki çiçekçiden bu haftada ayakta kalabildiğimiz için umutla açan papatyalar almalıyız, belki sahile gidip biraz yürümeli bir bardak da çay içmeli yorgunluğu silip atmalıyız ya da şükranlarımızı dile getirerek, dualar ederek kendimizi mutlu etmeliyiz kim bilir?  Demek istediğim biraz da kendimizi ödüllendirmeliyiz ve bu bizim elimizde bunu bilmeliyiz. Bırakın hayat bizlere bozuk bir araba versin, kendisi son model aracıyla önümüzden geçip gitsin. Bizler hafifçe gülümseyip arabayı tamir edip mutluluğa sürelim. Ne dersiniz?

3) Müzik dinleyin.

Birçok bilimsel araştırma müziğin insanda stres düzeyini azaltıp, tansiyonu düşürüp, morali yükseltip, motivasyonu arttırdığını göstermiştir. O halde neden kafamızı kaşıyacak vaktimizin olmadığı anlarımızda bir parçanın bizlerin noksan yerini doldurmasını beklemiyoruz? Strese gömülüp, kendimizi bu şehre iyice kaptırmışken bizlere eşlik eden bir müzik belki her şeyi kolaylaştırabilir. Yeni müzikler keşfedin, beğenmediğinizde değiştirin. Hislerinizin uğultusuna kulak verin, belki o sizi bu vahametten çekip çıkarabilir.

4)Hayatınızda harekete yer verin.

Çok değil bundan birkaç sene önce, oldukça ağrılı bir bel rahatsızlığı geçirdim. Bu rahatsızlığa rastlamamda elbette genetik faktörler etkilidir ama esas etkili olan benim hayatımdaki rutinlere kapılıp gitmemdi. Masa başında saatlerce oturup birkaç dakika hareket etmem hatta yürümemem sonumu getirdi. Doktorların bir tedavisi olmadığını söyledikleri rahatsızlığı bolca hareket ederek üstelik yeni bir spora başlayarak çözdüm diyebilirim. Bu rahatsızlığı nasıl yendiğimi bir başka yazıda detaylıca anlatmak isterim. Demem o ki, hayatımıza ufak tefek hareketler koymalıyız. Masaya kilitlenip otururken, birkaç egzersiz yapmak da hayatınıza hareket katmaktır, normalde ineceğiniz duraktan bir durak önce inmekte hareket katmaktır. Kendinize uyanı seçmeli ve eğer bu sizi mutlu hareketlerinizi arttırabilirsiniz.

5) Kendinizi sevin.

Eğer yaşam kalitenizi arttırmak istiyorsanız muhtemelen bu yazı gibi birçok yazıya şans vermiş bu konuya yoğunlaşmışsınızdır ve elbette karşınıza çıkan her yazı size umut vadeder, güzel şeyler anlatır çünkü amaç budur. Bende tıpkı onlar gibi sayfalarca size maddeler yazabilirim ama bunların hepsinin kilit bir maddesi vardır esas olan, can alıcı olan ki o da bu maddedir. Her şeyden önce kendinizi sevmeli ve bu dünyanın bir parçası olduğunuzu unutmamalısınız. Siz olmadan kısa süreliğine de olsa işler sekteye uğramaz mı? Hayat siz olduğunda daha da güzel değil mi? Kendinize işinize verdiğiniz değerden daha fazla değer verin. Yorulduğunuzda durun, bu iş sizin binlerce hücrenizin sağlığından önemli mi diye bir düşünün. Kendinizle barışık olun. Bir insan karşısındaki kişilerin bile onda görmediği eksiklerini kolayca fark edebilir ama unutmayın ki siz bu eksiklerle bir bütün oldunuz. Unutmayın kendinizi tamamlamadan, hiçbir şeye faydanız olmaz. 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 8
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 92
Kayıt tarihi
: 17.04.16
 
 

Oldukça sıcak bir ağustos günü Istanbul'da gözlerini açmış ve teni burada kavrulmuştur.Yoga yapma..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster