Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Nisan '21

 
Kategori
Kitap
Okunma Sayısı
28
 

Yaşamak bazen en büyük cezadır

Bir kitap daha bitti. Bir serüvenin daha sonuna geldim. Bitmesini istedim mi bilmiyorum. Olayların içinde olduğum, okuduğum değil yaşadığım bir kitaptı.

Neden bu kadar geç kaldım diye hayıflandım açıkçası. Çok daha önce okumalıydım bu kitabı. Oldukça akıcı ve inanılmaz derecede duygusal bir kitaptı. Bu kitabın gerçek hayattan uyarlanmamış olmasına çok şaşırdım. Tüm hikaye o kadar gerçekçiydi ki. Bazı kitaplar ne kadar etkilese etkilesin içinde bir yerlerde akla mantığa sığmayan olaylar olabiliyor. Hayır. Bu kitapta bu olaylara rastlamanız mümkün değil. Yazılan her şey yaşanma ihtimali olan şeyler. İşte bu sebeple belki de bu kadar çok fazla etkiledi beni. Şunu anladım ki yaşamak bazen yaptıklarınızın cezası olabiliyor. Dünyanın tüm pisliğini yapıp ceza olarak yaşayacaksın deseler sanırım herkese basit gelirdi bu ceza. Ama öyle değil. Hiç değil.

Ailesinin tüm malvarlığını kumar masasında kaybeden bir adamın sonrasında hayatta kalma çabasını konu ediyor. Komünizme güzel dokunuşlar olduğu gibi ne olduğunu anlamadan savaşın acı yüzüne bile birkaç sayfa ayrılmış. Sonrası ise hayatta kalma çabası içinde olan bir grup insan. Siyasi rejimin savurup durduğu bir yaşam mücadelesi. Talihsizlikler silsilesi. Okurken gözyaşlarınızı tutabilir misiniz bilmiyorum ancak yüreğiniz yanacak. İki yüz sayfalık kitapta öyle karakterlere tanık olacaksınız ki, kitap bittiğinde sanki çok önceden tanıdığını birilerinin hayatlarına tanık olmuş gibi hissedeceksiniz. Evet, çok şeye çok fazla üzüldüm ama imrendiğim çok şeyin olduğunu da söylemeliyim. Aşkın, kısa da olsa mutluluğun, sevginin, aile olmanın ve bir aileye ait olmanın tadını aldım. Sanki tüm bu bahsettiğim şeylerin olduğu bir çorba vardı ortada ve kaşık kaşık içiyordum. Sade dil ve anlatım. Asla süslü cümlelere, cafcaflı anlatımlara yer verilmemiş bir kitap. Ne okuyorsanız onu anlıyorsunuz. Öyle diyebilirim.

Ben kitabı çok beğendim. Farkı konular dahi olsa aklıma bu yoksulluk içinde yine Açlık kitabı geldi. Yani Açlık kitabını sürekli kötülemek istemiyorum ama. Gerçekten okuduğum bu kitapta açlık kitabına göre çok daha fazla hissediliyordu açlık ve yoksulluk. Son olarak bir karakter var kitapta. Ben bile aşık oldum. Fengxia… O kadar çok mutlu olmasını istedim, öyle kendime yakın hissettim ki, canımı en çok acıtan da o oldu. Umarım aynı hisleri yaşarsınız. Sevgiyle kalın.

ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 21
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 46
Kayıt tarihi
: 29.01.21
 
 

Işığa muhtaç bir gölge ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster