Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Kasım '14

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
221
 

Yaşamak güzel de ya yazmak?

Hayat çok güzel. Yaşarken geriye bir şey bıraktın mı daha da güzelleşiyor. Bu yüzdendir ki bir şeyler yazıp paylaşıyoruz bu ortamda.

Milliyet Blog ilk kurulduğunda cazibeli bir siteydi. Şimdi ise o cazibenin yerinde yeller esiyor.

Zamanında yazarlığı meslek gibi gördüğümüzden “bırakıyorum” veya “ara veriyorum” tarzından yazılar yazardık. Şimdi görüyorum ki blogdaki soğuk rüzgârlar o yazıları hiç gerektirmiyor.

Hey gidi Mustafa Mumcu. Yaptığı toplantılara katılırken niyetimiz neydi merak ediyorum.

Blog yazarları adına bir dernek kurup bizleri bir arada tutmak istedi. Eğer o anda destek bulsaydı şimdi hayatta olabilirdi.

Ben ise teknik sorunlarımın yanı sıra kendi isteksizliğimden yazamıyorum aslında. Hani içinden ne geçiyorsa yaz bir kağıda, götür bir internet kafeye, ver yayına olsun bitsin.

Teoride kolay, pratikte sancılı. Ne kadar güzel bir metot değil mi? Demek ki yapılabiliyormuş.

Yabancı ülkede öğrenciler tarafından kurulan Facebook yıllarca yenilenerek ve daha da kalabalıklaşarak ayakta dururken Türkiye’de yazarlar için kurulan Milliyet Blog kalabalıklaştıkça sallanıyor.

Öyle ki Facebook, her geçen gün yeni vagon alan bir tren, Milliyet Blog ise üretildiği tarihten kalma bir otobüs.

Ağır geldi mi bilmem ama gerçek bu.

Asi Güvercin
asiguvercin60@hotmail.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Geçmişte çok katılımlı toplantıları tertip eden arkadaşlar bile artık MB de yazmıyorlar artık. Ama MB nin canlanmasını istiyorsak, bunu yine burada yazan bizler gerçekleştireceğiz. Bir yerde 8-9 yıl yazmak az bir şey değil. Bak, rahmetli Mustafa Mumcu'nun sayfası açık ve yazıları da duruyor. Bizim de geride bırakacak hiç olmazsa bu yazılarımız olacak. İnsanlar aidiyet duygusu hissettikleri yerleri kolay kolay bırakamazlar. Önemli olan bu duyguyu hissedebilmek Ali Haydar. Sevgiler, selamlar....

Erol Özışık 
 06.11.2014 0:26
Cevap :
Mustafa Mumcu şu anda dört dörtlük bir kalple yaşasaydı yazmaya devam eder miydi bilmiyorum. Takıştığı yazarlardan ve editörlerden az çekmedi. Üzerine de benim tuz biber olmam ise adamcağızı ayrı üzdü... Elbette geriye bir şeyler bıraktığımız bir gerçek. Ve ilginçtir ki o yazılar üzerinden kişilik tahlilim yapmak mümkün diye düşünüyorum. "Akrep Dövmeli Kadın" adlı dizinde blog yazarlarına yer vermen güzel oldu Erol abi. Bence isteyen yazar o hikayeden kendilerine göre hikayeler türetebilmeli. Sağlıcakla....  06.11.2014 22:27
 

Çok eski sayılamayacağımdan geçmişe dair bir şey söyleyemem ancak her şeye rağmen Milliyet blog saygın ve olabildiğince özgür bir ortam, durağanlığın nedeni bana göre yaşanan gerçekler, mesela kimse mizah yaz(a)mıyor son zamanlarda ya da ben göremiyorum. Başka nedenler var sa da bilemiyorum. Selamlar

Cemile Torun 
 05.11.2014 23:25
Cevap :
Mizahın özündeki siyasetin eleştiriye tahammülsüz olması işi bozuyor değil mi Cemile abla. Bir de güvenilir üyelik problemi var bu ortamda. O daha da beter. Teknik arıza ise tam bir baş belası. Altında yatan gerekçe ise ilgisizlik. Sağlıcakla...  06.11.2014 22:26
 

Sizce tam olarak sorun nedir? Çözüm önerileriniz var mı? Bu blogunuz bunlarla zenginleşecek ve ses getirecektir. Yoksa yazınız "Ne olacak bu memleketin hali?" tarzında geleneksel bir yakınmadan öteye gitmeyecek. Selamlar.

Güz Özlemi 
 05.11.2014 13:56
Cevap :
Bence çözüm blog ortamının yazarların inisiyatifine bırakılarak bağımsız olması. Bir de blogda teknik sorunlara keskin bir çözüm gerekiyor. Sağlıcakla...   06.11.2014 22:26
 

Değerli Asi Güvercin, "Blog"; gerçeğinde, İnsanlar arasında –özgürce bilgi- paylaşımı, paylaşımla birlikte, yorumlar üzerinden bir tartışmanın yapılmasıdır. Sorun, (Blog) güncelerin bir ticari (medya) kuruluş bünyesinde yayınlanmasındadır. Peki, neden? Sorunları; Bir ülkede, “düşünce ve ifade hürriyeti” nin seviyesi, yayınlayanın (Medyanın) siyasi anlayışı, kimi ülkelerin (sansürü), hukuki mevzuatı; özgür olması gereken bu ortamı ; (keyfi uygulamaları da eklersek) “Ruhsuz-tatsız-tuzsuz bol sulu bir çorba!”ya dönüştürmektedir. Bu manada, “blog” kişisel (kurulacak bir web sitesinde) yayınlanmalıdır. Biz (2011 yılında) öyle yaptık. Okunma sayısını merak edenler; bu yorumun yayın saatindeki okunma rakamı ile, yarın aynı saatteki rakamı karşılaştırabilirler. Blog, "yorum" demektir. Bu engellendiği (veya yayını geciktirildiğinde, "blog" tüm anlamını -ruhunu- kaybetmektedir. Ve yazmanın, bir birikim sonucu verimli olduğunu, ilgi gördüğünü belirtmeye de gerek yoktur. Sağlıcakla kalınız.

Canmehmet 
 05.11.2014 10:31
Cevap :
Değerli Canmehmet! Anladığım kadarıyla bağlı olduğumuz kurumun bağımlı olması özgür olmamızı kısıtlıyor. Bu da editörlerimizin üzerinde bir baskı oluşturunca yazarlara karşı tutumları istenmeyen durumlara gelebiliyor. Blog elbette özgür olmalı. İşin içine baskı girdi mi özgürlüğün bir anlamı kalmıyor. Yorumunuz ve katkınız için teşekkür ederim.  06.11.2014 21:48
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 380
Toplam yorum
: 852
Toplam mesaj
: 40
Ort. okunma sayısı
: 540
Kayıt tarihi
: 07.03.11
 
 

1984 yılında Tokat'ta doğdum. Şu anda İzmir'de yaşıyorum. İki yıldır yazdığım bir ortamda yepyeni..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster