Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Ağustos '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
540
 

Yaşamak için bir renk seçin...

Yaşamak için bir renk seçin...
 

Ölüm, kötü müdür? Yoksa iyi mi? Bunu değil, aslında neden güzel bir yerde ölmeyi seçer insanlar, onu merak ediyorum. Düşüncesi kötü de olsa, onu güzelleştirmek isteriz. Yüksek bir yer, manzara… Sonuç, bir daha nefes almamakta olsa, kötü ile iyi birleşir çoğu zaman ölümün finalinde…

Boğaz köprüsü uzun yıllar ölüm hadiselerine sahne olmuştur. Yüksektir. Manzarası vardır. Ürkütücüdür bu güzellik… Bazen haykıran bir ses ile gelir ölüm… Bazen kimselerden habersiz bir tonlamayla...

Ama artık boğaz köprüsü bir ölüm durağı olamayacaktır. İki kıtayı birbirine bağlayan bu köprü, ölümün iki yakasını bir araya getirmeyecektir. Eskisi gibi soğuk değildir. Sıcaktır. Rengârenktir. Göz alıcıdır. Uzaktan bakıldığında daha güzeldir. Uzun yıllardır insanları bir yakadan diğerine taşıyan köprü, artık insanları ahir hayata taşımayacaktır.

Artık kimse bu harikulade yerde ölmek istemeyecektir. Yıllardır neden yapılmadı bu ışık, bu renk oyunu. Neden bu gri fenalıktan kurtulmadık. Er ya da geç kurtulduk. Grinin ölüme yakın olduğu köprü artık; yeşil, mavi, sarı, kırmızı, mor… Hayatın, yaşamın renkleri oldu. Artık buradan hayata son vermek değil, buradan hayata yeniden şekil vermek zamanı…

İzleyelim köprüyü; Üsküdar’dan, Ortaköy’den, Çengelköy’den, Hisar’dan… İstanbul’un, köprüyü gördüğü her güzel yerinden… Göremediğimiz noktalardan hayalini kuralım. Herkes bir renk seçsin kendine… Sarı, mavi, yeşil… Ne seçersen seç… Ama siyahı, son rengi, o karanlıkları seçme… Neden bu renkler, karanlıklardan, karamsarlıklardan çıkmak için... En azından sen öyle düşün.

Mavi benim rengim olsun. Yaşama, yeniden şekil vermek için ben bu rengi seçtim. Ölüp de ne yapacaksın, zaten o sana, ayağına kadar gelmeyecek mi? Bırak yorulma sen, o gelsin.

Renkleri hayatımızın her yanına sokuşturalım. Otobüslerimiz rengârenk… Binalarımız da olsun… Caddeler, kaldırımlar sadece sarı-beyaz olmasın. Kullanalım tüm renkleri… Onlar bizim için değil mi? Gökyüzü maviyken, doğa yeşil iken; gözlerimiz, tenimiz değişik renkleri almışken biz neden gri ya da siyah düşünelim. Düşünmeyelim…

Ölüm siyah ya da gridir. Yaşam/yaşamak sarıdır, mavidir, kırmızıdır. Sen hangi rengi seçersen yaşamında o rengi alır. Bürünür.

Artık, boğaz köprüsü yaşam köprüsüdür. Ölüm kelimesi bir yakadan diğerine geçmeyecektir. Kırmızı, mavi, sarı, turuncudur hayat. İstanbul’da hayat artık bir başkadır, olmalıdır.

Siyah önünde sonunda bulacaksa bizi, onu sona bırakalım.

Yaşamak üzere…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

sarının huzuru dolsun gönlüme mavinin dinginliği,yeşilin derinliği dolsun gözlerime.. turuncunun kırmızının coşkusu yüreğimi çarptırsın sevinçle..morun asaleti ağırlığı kalsın boynumda... beyazın saflığı kalsın ruhumda.Siyah gri uğramasın gönlüme ..Ve hiç birinize...seçtim renklerimi nasıl olmuş:)

 
 16.08.2007 23:57
Cevap :
gönlüne sağlık, en güzellerini seçmişsin, sevgiler...  17.08.2007 18:21
 

Evet hayat bizim seçtiğimiz renktir..Selamlar..

aygoz Özlem Eryoldaş 
 08.08.2007 14:31
Cevap :
Güzel bir renk seçin sizde... sevgiler..  08.08.2007 22:57
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 81
Toplam yorum
: 222
Toplam mesaj
: 62
Ort. okunma sayısı
: 1242
Kayıt tarihi
: 17.05.07
 
 

Yaşamın öncelikle sevgiden ibaret olduğunu düşünüyorum. Bunun içindir ki, yaşamak için sev sevmek iç..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster