Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Ekim '19

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
91
 

Yaşamak Kelimeleri Olmak Demek

Kendinizi ifade etmenin zorluğunu yaşadınız mı hiç? Anlatmak istediğiniz şeyi anlatacak sözcüğü bir türlü bulamadığınız oldu mu? Ya da dilinizin ucuna gelip de söyleyemediğiniz… Sonra paniğe kapılıp alzheimer başlangıcı olabileceğini düşündünüz mü?

Önce sözcükler kayboluyor birer birer. Sonra geçmişinize dair ne varsa her şey...Siz , siz olmaktan çıkıyor bir nesneye dönüşüyorsunuz...Bir noktadan sonra bu dünya ile tüm ilişkileriniz kopuyor. Kendi kendinizin yabancısı oluyorsunuz. Ve de tüm dünyaya.

Oysa,"Yaşamak demek belki de kelimeleri olmaktır. Kelimelerimizle dokunuruz duygulara, düşüncelere, bedenimizle ulaşamadığımız yerlere bile. Kelimelerimizle değeriz hayatın tenine; söylenmemiş olsalar da içimizde varlığını sürdüren ve yalnızca bize ait olan. Bizi biz yapan da kelimelerdir. O zaman bir kelimeler manzumesidir insan. Ve o manzumedir her birimizi farklı bir uslubun karakteri yapan."*

Sözcükler olmadan nasıl yaşayabileceğimi düşündüm bir an. Sözcüksüz düşünebilmenin imkansızlığını. Beynimde ve yüreğimde biriktirdiğim onca sevginin, onca güzelliğin yavaş yavaş yok olup gitmesinin kahreden öfkesine nasıl katlanabileceğimi... Yaşarken ölmek böyle bir şey olmalı! İpekböceği gibi kendi ördüğümüz kozanın içinde ebedi sessizliğe gömülmek…

Bunları düşünmek bile beni anlatılmaz bir hüznün derinliğine doğru çekerken, internette okuduğum bir yazı hepten moralimi bozdu. Sürekli çalışan bir hafızanın alzheimer riski daha azdır diye bilirken, eğitimli kişilerde bu hastalığın daha çabuk yayıldığını öğrendim:"Teoriye göre, yüksek eğitimli kişilerin beyinlerinde daha fazla sayıda sinir bağlantısı söz konusu ve üstelik bu bağlantılar daha az eğitimli kişilere göre daha etkili. Alzheimer oluştuğunda eğitimli kişilerin beyinleri hastalıkla daha etkin bir şekilde baş edebiliyor. Ancak belli bir süre sonra hasar düzeyindeki artıştan dolayı hastalığın etkileri daha şiddetli hissediliyor.”** Galiba bu konuyu fazla kurcalamasam benim için daha iyi olacak...

 Aslında, son zamanlardaki unutkanlığımı yaşadığım yoğun günlerin ve yorgunluğun geçici bir izi olarak değerlendirmem sanırım daha mantıklı. Birden karamsarlığa kapılıp bardağın boş kısmını görmek bana yakışmaz diyerek kendi kendime moral vereyim. Umarım ve dilerim yanılmam…Zira hayat her şeye rağmen güzel. Hem de çok güzel. Ve ben yaşamayı çok seviyorum.

 

* Rengin Soysal
K Dergisi 23.11.2007 s.60
** http:/news.netdoctor.co.uk

Matilla, Şahin ÖZŞAHİN bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

"Yaşamak; Kelimeleri olmak demektir" insanın, evet, bu kelimeleri kimi zaman yazarız, kimi zaman konuşuruz, kimi zamanda sezsizce haykırırız içimize içimize... Sağlıcakla Kalın Melek hanım...

Yorum Dükkanı 
 04.10.2019 18:40
Cevap :
Sessizce içimize içimize haykırdığımız kelimeler aslında ne çok acıtır canımızı...Teşekkürler Yorum Dükkanı.  05.10.2019 11:38
 

Belli bir yaş eşiğini geçtiğimizde unutkanlık ister istemez yaşamın kaçınılmaz bir gerçeği oluyor. Diğer bir sorunda eski dostların zaman geçtikçe birer birer azalması. Ama sizinde belirttiğiniz gibi hayat her şeye rağmen güzel. Sevgi ve selamlarımla

Matilla 
 03.10.2019 22:08
Cevap :
Galiba en kötüsü de biz yavaş yavaş ölürken,eski dostlarımızı birdenbire kaybedivermemiz...Flaubert'in dediği gibi kalbimiz bir kent mezarlığına dönüşüyor zaman içinde. Her yaşın güzellikleri olduğu kadar kötü tarafları da olacak elbet. Bu güzellikleri yaşayabilmek dileğiyle, yorumunuz için çok teşekkürler.  04.10.2019 9:15
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 218
Toplam yorum
: 1809
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2067
Kayıt tarihi
: 26.09.07
 
 

Burada yazarken kim olduğumuzun, ne olduğumuzun bir önemi olmadığını düşünüyorum. Önemli olan yaz..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster