Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Ocak '13

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
6285
 

Yaşamak mı, ölmek mi zor?

Yaşamak mı, ölmek mi zor?
 

Ne kadar zor olsa da, her şeye rağmen, yaşamaya değer.


Yaşamın en büyük gerçeği ölümse, yaşamaya veya ölmeye karar verebilen insan, ne kadar da güçlüdür aslında; hayat karşısında.

Bir insan, yaşamaya ya da ölmeye nasıl karar verir peki?

İntihar ederek ölmeye karar vermek de, bir tercihtir; hayatın tüm baskı ve zorlamalarına karşın, dibine kadar yaşamak da...

Sence kolay olan hangisi peki? Ölmeye mi, yaşamaya karar vermek mi?

İlk bakışta, ölmeye karar vermek çok zormuş gibi gözükse de, gerçekten zor olan yaşamaya karar vermektir bence.

Ölmek istediğinde, bir tek şey yaparsın; biter her şey... Köprüden atlamak, tüpün gazını sonuna kadar açmak, bir kutu dolusu hap içmek... Ve bir tek kararınla, karartabilirsin yaşamını da, seni seven tüm yaşamları da...

Ya yaşamak? Ya yaşamak, o kadar kolay mı?

Yaşamaya karar verdiğinde:

- Yaşadığın her an, yaşamın tüm güçlüklerine meydan okumaya, hayatın her süprizine, acı, tatlı; hazır olmaya, söz verirsin; bir biçimde.

- Yaşamaya karar verdiğinde, boyunun ölçüsünü, haddinin sınırlarını öğrenmeye de gönüllüsündür; kendiliğinden; sen artık.

- Yaşamayı seçen insan, bir gün gelip de hiçbir idealine, hiçbir hayaline ulaşamayacağını kabul etmek zorunda kalacağının bilincindedir. Peki böylesine olgun bir bilince ulaşabilmek, en az ölmek kadar zor değil midir?

- Yaşamaya yeminli insan, bir gün, bir an gelip de, ya en sevdiğinin onu ya da onun en sevdiğini bırakıp gideceğini bilir; istese de istemese de, bu dünyadan... Bir gün en sevdiklerinden bile ayrı düşeceğini bile bile, dibine kadar yaşamak hayatı; göründüğü kadar çocuk oyuncağı mıdır sence?

- Yaşayan, nefes alıp verdiği sürece, adı kader olan gerçeğin, Demokles'in kılıcı gibi, tepesinde sallanmasına da alışmak zorunda kalmaz mı? Yaşamdan bi dolu şey ister, bi' dolu şey beklerken, kadere razı olmak, o kadar kolay mı?

- Ne olursa olsun, var olmayı seçtiğinde, yaşamın Himalaya'larına çıkmayı da; Lut Gölü'nün en derinlerinde boğulmayı da, peşinen kabul etmek zorundasın dostum. Peki hazmın böylesi güç olanına da, hazır mısın?

Yeter mi? Örnekler vermeye devam edeyim mi? Yaşamak mı zor, yoksa ölmek mi?

Köprüden atlar, tüp gazı koklar, bir kutu ilacı yutar; bitirirsin; yaşamakla ilgili her şeyini...

Ya yaşamak? Ya yaşamak, o kadar kolay mı?

Düşün, karar ver ve söyle... Yaşamak o kadar kolay mı?

Not: Yazıda kullanılan görsel internetten alınmıştır. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Gönderdiğim yazı sadece intihar etmek üzere olan bir adamın resmedildiği küçük bir karenin benim zihnimdeki yansımaları. Ders içinde yapılan kısa bir etkinlik. Yazınız kesinlikle intihara teşvik mahiyetinde değil. Dediğiniz gibi cesaretin ölçütü ölmek değil yaşamaktır. Saygılar

Sonbahar yaprağı 
 21.03.2013 18:29
Cevap :
Sevgili Nazmiye hocam... Beni çok rahatlatan bu yorumunuza teşekkür ederim. Eğer bu yazdıklarınızın aksini anlatsaydınız, yazımı yayından çekecektim. Üstelik, bugüne kadar yazdığım hiçbir yazımı yayından çekmediğim halde... Cemce sevgilerimle...   22.03.2013 9:12
 

Yavaş ve emin adımlarla; ama kararlı yürüdüğü yolda çakıl taşları birer birer ayağını tökezletmeye, boynunu bükmeye, zulmetine biraz olsun revnak katmak cömertliliğini esirgeyerek onu tüm uzviyetiyle alt etmeye çalışıyordu. Düşman, siyah, hunhar çakıl taşları… Engin denizin görünmez ufuklarında zihninin başköşesinde veya kuytusunda kendisine göz kırpan o cani taşlar birer birer denize dökülmeliydi artık. Yaşamın sancılığı varlığı cılız bir sivrisinek ısırması kadar dahi umurunda değildi. Denize hayran ama bir o kadar da bedbin bakarken geride bıraktıklarını, bırakmak için gösterdiği sarfiyatı bile düşünürken bu girdaptan bir an önce kurtulmak, elbise değiştirir gibi çekip atmak istiyordu. İmkânsızlığın dipsiz ve acımasız kuyusunu tahayyül etmek bile, şefkatli denizin kollarında kendini bulmak için yeterli bir sebepti. Hayata karşı izansız mıydı yoksa hoyrat mıydı? Belki de fazlasıyla munis… Zihnine istif olmuş bu düşünce yığınına direnç göstermek için belki ziyadesiyle muazzam, kıvrak bir zekâya sahip olmak melekesi, ihtiyacı olan tek şeydi. Sahip olmak mı? Hâlihazırda sahip olduğu tek varlığı beyninin her köşesini karış karış kemiren o zalim bir o kadar da mahzun düşüncelerdi. Beyaz bir kâğıt parçasına şefkatli denizin kıyısında yazıp arkasına attığı o karanlık geçim gailesi herzeleri ve kendisini sevdiğini söylediği insanlara karaladığı birkaç ibareyi bile gereksiz buluyordu. Arkasına bakmaktan tedirgin, bir adım öne atmaktan yorgun ve boynu bükük. Takatini ve beynine hücum eden düşünce silsilesini toparlayıp şu dünya dedikleri mekân müsveddesinde biraz daha mı oyalanmalıydı. Yoksa sonsuzluğa doğru atacak adımı çabuklaştırmak için silkinip mavi sulara kendini bırakmalı mıydı? Kafasında bir yığın meçhulât, arkasındaki silüet belki biraz daha tutunması için düşünceler deryasında çırpınmasına işaretti. Gölgesinin cılız kolları semeresiz bir ağacın kupkuru gövdesinde tutunurken kendisine bir şeyler mi aksettirmek niyetindeydi. Yoksa o da alelade gölgeler gi

Sonbahar yaprağı 
 20.03.2013 18:09
Cevap :
Nazmiye hanım, bu yazdığınız, kısa bir öykünün başlangıcıysa, fazla ayrıntılı olmakla birlikte ( Yaşar Kemal'in bir yaprağın düşüşünü bir sayfa anlatması gibi )psikolojik yönünü öykünüzün; gayet güçlü buldum. Ancak yazım, okuyanda intihar duygusu yaratıyorsa, vay halime!... Yorumuzun devamında bu duruma bir açıklık getirebilirseniz eğer, çok sevinirim. Cemce sevgileimle...  21.03.2013 9:21
 

Yaşarken ölüyorum yada nefes almak yaşamaksa yaşıyoruz deriz en derin acılarda...Yaşamak zor tabiki şartlar ağırlaştı ama ölmek buna karar verebilmek kolay gibi gelse de zordur...İnce çizgi :) dost selam ve sevgilerimle.

Tülay EKER 
 12.01.2013 16:27
Cevap :
En az yazım kadar güzel yorumunuza teşekkür ederim. Cemce sevgilerimle...  17.01.2013 10:51
 

Merhaba Cem Bey, Yaşamak zor zenaat doğrusu. Ama ölürken hangi yöntemin kullanılmasının önemli olmadığı kanısındayım. Her şeye rağmen yaşamaktır asl olan. selam ve saygılar.

Nizamettin BİBER 
 11.01.2013 20:42
Cevap :
Herkesin, yaşamaya çalışmasını dilerim. Ölmeye değil... Cemce sevgilerimle...  17.01.2013 10:50
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1310
Toplam yorum
: 3576
Toplam mesaj
: 73
Ort. okunma sayısı
: 1679
Kayıt tarihi
: 30.01.11
 
 

İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım, A.Ö.F. Adalet Yüksek Meslek O..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster