Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Temmuz '11

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
1802
 

Yaşamayı bilmek

Yaşamayı bilmek
 

Yaşamayı bilmek gerekir. Ne güzel sözdür ve ne yuvarlak bir sözdür. Tarifi ve tanımı yoktur, bir yerde “soğanın cücüğüdür” yalnızca, başka yerde doyumsuzca sahip olmaktır, kimi yerde bir kadeh rakı ve bazen bir dostluk gösterisidir. 

Ya da insanların yardımına koşmaktır. Bundan faydalanır insanların akıllı(!), uyanık olanları ve tonlarca kitap yazarlar yaşamak ve mutlu olmak üzerine. Nedense o kitapları okuyup da mutlu olan ve yaşamayı anlayan bir kişi daha görmedim ben, gören varsa bildirsin lütfen. 

Yemek tarifi yapar gibi yaşam ve mutluluk tarifi olmadığına inananlardanım ben. Yaşamayı bilmek ne istediğini bilmekle başlar ve ne istediğini ya sen tespit edersin ya da seni kendileri gibi yapmak isteyenler. Ben de bir zamanlar beni kendileri gibi yapmak isteyenler arasında idim. O zamanlar hayatın fazla rengi olması gerektiğini düşünmüyordum, yaşamın yalnızca onlarla sınırlı olduğunu sanıyordum, başkalarının ise yanlış yaşadığını. 

Toplumun büyük bir kesiminin halen bu şekilde düşündüğünü biliyorum. Sıkıştırılmış ve tanımı başkaları tarafından yapılmış bir tarzı hayatın ta kendisi olarak düşünüyor ve başkalarının hayatlarını yanlış kabul ediyorlar. Yirmili ayşlarıma kadar bu tür yaşamayı yaşamak saydığım için onları da anlıyorum. Ama benim kendimi oluştururken öğrendiğim en önemli şey sorgulamanın önemi idi, doğruyu sorgulamadan bulmak mümkün değildir sadece “ben bilmem büyüklerim bilir” safsatasının rahat yatağında uyumak ve hayatı ıskalamaktır. 

Yaşamayı bilmek için yaşamın her anını sorgulamak, sorgulamanın zevkine varmak, kendini yapmak demektir bana göre. Beklentisiz olmak demektir yaşamın tadına varmak. Kitaplardan okuduğun değil, senin yaptığın hayattır yaşanması gereken. 

Hani baba parasını kolay harcar insan, ama kendi kazanınca o kadar kolay değildir harcamak, onun gibidir kendi yaptığın hayatı yaşamak, şimdiki zamanı derinliğine yaşamaktır, Murathan Mungan’ın son kitabında dediği gibi. 

Şimdiki zamanı derinliğine yaşamak, şimdiki zamanı uzatmak öyle kolay değildir, yaşamı kendiniz kurgulamamışsanız. Yaşamı kendisi kurgulamayanlar için şimdiki zaman yoktur, yalnızca geçmiş ve gelecek vardır. Onlara göre şimdiki zaman anında uçar gider ve geçmiş olur, ne tadını alırsınız zamanın ne de tuzunu. Geleceğe dayarsınız kendinizi, umut denilen işkenceye. 

Şimdi ben de söylüyorum, yaşamayı bilmek gerekir, bilmek için inşa etmek gerekir. 

Yaşamayı biliyor muyum? 

Bilmem….. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

22 yasında bırı olarak soyle gerıdekı hayatıma bakıyorumda aslında hep aynıyı yakalamaya çalışmışım.Onun gıbı dusunmek bunu gıbı ınanmak ötekı gıbı gıyınmek ..Yazınızı cok begendım bugunlerde kendı çizgimi oluşturmaya once kendım olabılmeyı hayatına prensıp etmiş bu yoldada baya mucadele verecek bırı olark sızı tebrık ederım ...saygılarımla

zehraaa 
 10.07.2011 20:43
Cevap :
faydalı olduysam ne güzel  13.07.2011 12:47
 

Son yazdığım blogda aslında bu yazdıklarınızı anlatmak istemiştim. Bana çok hitap eden bir blog oldu bu yüzden. Denemede değil de Felsefe kategorisinde bile olabilirmiş. Kutluyor ve öneri listeme alıyorum yazınızı. Sevgi ve dostlukla...

Tülin Aksoy 
 07.07.2011 23:06
Cevap :
teşekkürler  10.07.2011 10:28
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 283
Toplam yorum
: 710
Toplam mesaj
: 93
Ort. okunma sayısı
: 1274
Kayıt tarihi
: 04.12.06
 
 

Nükleer fizik doktoru, şiir yazmaya çalışıyor, kalite yönetim sistemleri danışmanı, öykü deneme yaza..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster