Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Ağustos '14

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
293
 

Yaşamdaki gizli mutluluk hareleri

Yaşamdaki gizli mutluluk hareleri
 

Anlardaki mutluluğu yakalamak…

Mutluluk gelsin diye beklemeden.

O görünmez tarlaya sihirli çiçek tohumları ekmek…

Hepimizin yaşam gayesi bu değil mi zaten?

Kısacık süren Anlardaki o çilek lezzetiyle kocaman gülümsemek. Gülümsetmek.

İşte şimdi size yüzünüzde kocaman tebessümler yaratacak; böylesi güzel bir videodan söz etmek istiyorum. Kısacık, ama verdiği mesajlar öyle önemli ki. İzlediğimde yazmadan olmaz dedim. İstedim ki sizler de benim kadar umutlu olun hayattan ve getirdiklerinden.

Yer Japonya.

Gündüz şehrin koşturmacası içinde genç bir erkek var ekranlarda. Sırtında çantası ile yürüyor. Birdenbire başından dökülen suyla kendini yan tarafa atıyor. Yukarıya doğru baktığında bir oluktan caddeye akmakta olan suyu görüyor. O anda gözüne ilişen saksıyı tam altına yerleştirip, hiçbir şey olmamış gibi yoluna devam ediyor.

Biraz ileride seyyar arabasını itmeye çalışan genç bir kadın beliriyor ekranda. Koşarak yanına gidiyor. Verdiği destekle basamağı beraberce atlatıyorlar. Kadın içtenlikle teşekkür ediyor.

İçi memnuniyetle kadının yanından ayrılan genç adam; öğlen yemeği için bir lokantaya oturuyor. Verdiği siparişle karnını doyururken, bir sokak köpeği yanına geliyor. Patisini dizine koyuyor. Belli ki aç. O anda kendi açlığını unutan adam, yemeğini köpekle paylaşıyor.

Yemek sonrası yolunun üstünde dilenmekte olan bir anne kıza rastlıyor. Önlerindeki karton parçasında ‘eğitim için’ yazısını görünce duruyor. Cüzdanından çıkardığı hayli yüklü bir miktarı önlerine bırakıyor. Anne kız mahcup, başları önlerinde. Ama umutlu.

Genç adam hayat serüvenindeki yolculuğunda oldukça dikkatli. Etrafında yaşananlarla ve yaşayanlarla da son derece ilgili. 

Bakıyor.

Görüyor.

Fark ediyor.

‘Bana ne’ deyip geçip gitmeden; yapabileceklerini düşünüyor. Kendince çözümler  yaratıyor.

Peki ya etrafındaki diğer insanlar? Neredeyse hiç biri yaptıklarını tasvip etmiyor. Genç adam ise bunları hep görmezden geliyor. Kendi doğrularında ilerlemeye devam ediyor.

Hayat serüvenindeki koşusu, birbirine benzer günlerin adeta tekrarı gibi geçip gidiyor.

Su saksıdaki bitkiyi suluyor.

Seyyar satıcı kadın her gün aynı saatte yolları kesişen geçen adamı güvenle bekliyor. Beraberce arabasını iterlerken; zorlukları beraberce aşmanın keyfine varıyorlar.

Sokak köpeği yine yemeğine ortak oluyor.

Dilenci kadın ve kızı yine sabırla para bekliyor.

Kahramanımız ise yaşamın önüne çıkardıklarını önemsemeye devam ediyor. ANları kaçırmıyor. O görünmez tarlaya her gün bıkmadan, usanmadan, karşılık beklemeden sevgi tohumları ekiyor.

Ancak yaptıkları bu kadarla sınırlı değil. Fazlası da var. Örnek mi? Otobüste giderken, yanında ayakta duran genç kadına yer vermenin keyfini yaşıyor.

İş dönüşü apartmanında yaşayan yaşlı komşunun kapısına muz hevengi asıyor. Sessizce kimseler görmeden. Kapıyı açan yaşlı kadın sevinç içinde muzu alırken, sağa sola bakınıyor. Ortalıkta kimseyi göremiyor, ama gözlerindeki şükür duygusu mutlu olduğunu öyle güzel açıklıyor ki.

Evet; görünürde genç adamın elde ettiği hiçbir şey yok gibi. Üstelik çok değerli zamanını, zorlukla kazandığı parasını hiç tanımadıklarıyla paylaşıyor. Günlerce yemeğine ortak olan sokak köpeği nedeniyle de karnı doğru dürüst doymuyor.

Ancak hiç birini önemsemiyor. Yoluna ve yaşamın önüne çıkardıklarına FARKINDALIKLA ve SEVGİYLE devam ediyor. İçindeki huzura sıkıca sarılıyor.

Ta ki kızıyla beraber dilenen anneye yalnız rastlayıncaya kadar. Gözleri ister istemez o masum bakışlı kızını ararken, aklına üşüşen kötü düşüncelerden kurtulamıyor. İçi sıkılıyor. Tam bu sırada duyduğu sesle arkasına dönüyor. Karşısında yepyeni önlüğü ile okuldan dönen kızı görmesin mi? Küçük kızın kahramanımızın gözlerinin içine o tatlı bakışı, annesinin minnet ve şükran dolu bakışlarıyla birbirine karışıyor.

Günlerdir hiç bir karşılık beklemeden, sevgiyle yaşamını paylaşmasının karşılığı değil midir bu bakışlar?

Sessizce kapısına muz bıraktığı yaşlı komşusuyla yaşadıkları; yığınla paranın satın alamayacağı kadar kuvvetli bir sıcaklık yaratmaz mı yüreğinde?

Her gün yemeğine ortak olan sokak köpeği artık onunla beraber yaşarken; yalnızlığını paylaştığı can dostu olmamış mıdır?

Her gün akan suyla sulanan saksıdaki çiçekler büyüyüp çevresine güzel dokunuşlar bırakmaya başlamamış mıdır?

Seyyar satıcı kadın artık daha mutlu ve umutlu değil midir?

Kızının eğitimi için dilenmek zorunda kalan çaresiz anne; saksıda kurumaya terk edilmiş çiçek; muzun neredeyse tadını unutan yaşlı komşu; hayatta hep terk edildiğini zanneden seyyar satıcı kadın; her yeni gün karnını doyurmak için insanların gözlerinin içine bakan sevgiye hasret sokak köpeği; ayakta durmakta zorlanan otobüsteki genç kadın…

Peki ya sizin, ya bizim hayatımızda?

Her gün karşımıza bunlardan onlarcası çıkmıyor mu? Hangisini görüyor, hangisine yardım ediyoruz? En önemlisi hangisinin yaşam zorluğunun FARKINDAYIZ? Bırakalım maddi yardımı; sadece tebessüm etmek bile ne çok işe yarıyor yeri geldiğinde bir bilseniz. Bir canlıyı önemsemek asıl olan.

Şimdi yazımın en başına dönelim mi? Hayatta en çok arzuladığımız şey neydi?

Bir parça mutluluk değil miydi? O halde yola devam.

Ama böyle…

Her ANIN FARKINA vararak. Yaşamdaki her kareyi önemseyerek.

Sevgiyi ve içtenliği hiç düşünmeden etrafımızdakilerle paylaşarak. 

Paylaşıp çoğalmanın hiçbir zenginlikle kıyaslanamayacağını bilerek.

Anlar, farkındalıklar ve mutluluk hepsi bizim… Ama paylaştıkça değerleri artıyor; ne olur unutmayalım.

Her kitabını keyifle takip ettiğim ünlü Brezilya’lı yazar Paulo COELHO, bakın ‘’Zâhir’’ romanında sevgiden nasıl bahseder?

‘’Güneşin, denizlerin, rüzgârların enerjisinden yararlanabiliriz. Ancak, insanoğlunun sevginin enerjisinden yararlanmayı öğrendiği gün, ateşin keşfedildiği gün kadar önemli olacak.’’

O halde gelin; bizler de bu doyumsuz enerjiden yaralanmayı alışkanlık haline getirelim. Sevgiyle el uzatalım karşımızdakilere. Kim olursa olsun canlı olduklarını önemseyerek. GÖNÜL gözümüz açık olsun her daim. AŞKla bakmanın güzelliğini ve yaşamdaki o minicik mutluluk harelerini BERABERCE kucaklayalım.

Sevgiyle kalın.

Belgin ERYAVUZ

12.04.2014

İzlemek isteyenler için video linki: http://www.videoizlesenize.com/mutlaka-izlemeniz-gereken-en-anlamli-videolardan-biri.html

 

 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 437
Toplam yorum
: 256
Toplam mesaj
: 16
Ort. okunma sayısı
: 511
Kayıt tarihi
: 09.04.11
 
 

Makine mühendisiyim, bir kız annesiyim. Okumayı, yazı yazmayı, yazarak paylaşımlarda bulunmayı, insa..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster