Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Temmuz '09

 
Kategori
Ruh Sağlığı
Okunma Sayısı
1461
 

Yaşamdan öğrendiklerim

Yaşamdan öğrendiklerim
 

Her yeni gün, yeni bir hayatın başlangıcıdır.


Yaşamayı seven bir insan için her yeni gün, yeni bir hayatın başlangıcıdır. Her gün kendi kendimize “bugün yeni bir hayat başlıyor” demeli, dünleri unutmalıyız. Geçmişteki sorunların yarattığı bunalımların ağırlığı altında ezilmeyelim. Hayat büyük bir hızla akıp gidiyor. Bugünün tadını çıkararak, mutlu olmaya bakalım. Üzüntünün en kötü yanı insanın konsantresini bozuyor. Üzüldüğümüz zaman düşüncelerimiz dağılıyor, mantıklı karar veremiyor ve yaptığımız her işte başarıyı yakalayamıyoruz. Bazen de üzüntünün bedelini sağlığımızla ödemek zorunda bile kalabiliyoruz.

Genellikle hayatın büyük acılarını, büyük bir cesaretle karşılıyor, birçok yıldırım ve fırtına atlatıyor, ancak küçük şeylerin ve kuruntularımızın bizi yiyip, bitirmesine izin veriyoruz. Unutulup gidecek basit olaylar üzerinde kara kara düşünerek, dünyanın zamanını harcıyoruz. Bir işle meşgul olduğumuz zaman üzülmeye vakit bulamayız. Çünkü insan beyni ne kadar kusursuz çalışırsa çalışsın, aynı anda birden fazla şey düşünemiyor. Üzüntülerimiz biz meşgul iken rahatsız etmez, işlerimizin bitmesini bekler. İşlerimiz bitince de hayal gücümüz çalışmaya başlar ve en küçük olayları bile olduğundan fazla büyütürüz. Üzüntüyle baş etmenin en iyi yolu kendimizi yapıcı işlere vermemizdir. Bunlar da bizim yapmaktan zevk aldığımız uğraşlar olmalıdır. Amaçsız geçirdiğimiz günler hiçbir işe yaramadan biter, gider.

Hepimiz aklımızla görüyor, aklımızla yaşıyoruz. Bizi biz yapan düşüncelerimizdir. Mutlu şeyler düşünürsek mutlu, üzücü şeyler düşünürsek üzgün oluruz. Kendi huzurumuzu ancak kendimiz yaratabiliriz. Hayatın taşlı ve tozlu yollarında yürümeyi, sahip olamadıklarımızın değil, sahip olduğumuz, bize sunulan güzellikleri görebilmeyi öğrenmeliyiz. Başka kahramanlar aramaya gerek yok, çünkü hepimiz birer kahramanız. Kendinden başka biri olmaya çalışmak, bedenimizde ve ruhumuzda var olan kişiyi kabul etmemektir. Kişi kendini kabullenmiyor ise, karşındaki seni nasıl kabul edebilir. Taklitten kaçınalım, kendimizi keşfedelim ve kendimiz olalım. Hayat denen olgu bir orkestradır. Bu orkestrada herkesin çalması gereken bir enstrüman vardır ve ancak çok çeşitlilik sayesinde yaşam güzelleşir. Yaşamda bana verilen enstrümanı büyük gururla çalıyor ve bundan büyük bir keyif alıyorum.

Her insan gibi ben de çeşitli acılar, üzüntüler, sıkıntılar yaşadım. Bugün artık geçmişte yaşadıklarım için üzgün değilim. Çünkü onlar sayesinde hayatın her anının çok değerli olduğunu, yaşama daha bir sıkı sıkıya sarılmamı sağladığını, beni güçlü kıldığını, hayatın anlamını ve hayatımda en küçük anın bile basit şeylere üzülerek geçirmenin beni bir yere götürmeyeceğini öğrendim. Bu da ödediğim bedele değdi doğrusu.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 40
Toplam yorum
: 37
Toplam mesaj
: 11
Ort. okunma sayısı
: 1669
Kayıt tarihi
: 22.01.09
 
 

1986 Bolu Eğitim Yüksek Okulu Mezunuyum. Sınıf öğretmenliği yapıyorum. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster