Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Temmuz '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
632
 

Yaşamı ertelemek

Yaşamı ertelemek
 

Sonlar yürek sızlatır, acıtır…Bir hayatın sona ermesi, bir çiçeğin solup ölmesi, ideallerin gerçeğe ulaşamaması, yolların bitişi, beklemelerin, güzel bir şarkının bitmesi, tamamlanamayan sohbetler…

Erteleyerek tüketiyoruz yaşamı. Şimdi yoğunum sonra yaparım, bu gün yorgunum haftaya giderim, acelesi yok yarın söylerim... Yarın olacak mı acaba diye düşünmeyiz bile? Yarınımız olacak mı? Yarın olduğunda şansımız olacak mı ?

Kendimizi tanıyıp anladığımız günden itibaren erteleyerek yaşamaya başlarız düşüncelerimizi, isteklerimizi. Okul bitsin de öyle, işlerimi yoluna koyunca, evlenince belki, çocuklar büyüdüğünde ya da emekli olunca... Sonra sonra sonra... Bu günü yaşamamacasına...

Etrafımızı çepeçevre kuşatmış duvarlar arasında toplumsal normlar ve statülerimizin dayattığını yaşarız. Onlar söyler nasıl olması ne yapılması gerektiğini. Bir yılanın derisinden sıyrılması gibi çıkarıp atıveremeyiz üstümüze yapışan rolleri… Ya sonra?

Çarkın dişlileri arasında rutinleşmiş dönerken birden duruverir çark, yarı yolda bırakır bizi hayat… Nerede kaldı istekler, idealler, yaşanmamışlıklar, yüreğimizdeki kocaman boşluklar nasıl dolacak artık? Hani tatile çıkacaktık, hani resim yapmayı öğrenecektik, spora başlayacaktık bu bahar, uzun zamandır görüşemediğimiz çocukluk arkadaşlarımızı arayıp bulacaktık hani, çok sevdiğimiz o kitabı yeniden okuyacaktık, hani çocuğumuzla, eşimizle, sevgilimizle, anne babamızla, dostlarımızla daha fazla ilgilenecek daha çok zaman ayıracaktık onlara ….

Yitirilmiş ümitler, gerçekleşmemiş idealler, yaşanamamış mutluluklar ve söylenememiş sözler… Sonların var olduğunu unutarak yaşanan ertelenmiş hayatlar…

İsyan ettiğimizde rutinlere, karşımıza dikilir görünmez bekçiler… Bencillikle sorumsuzlukla suçlarlar, vicdan hesaplaşması yaşatırlar bize. Her şeyin bir sırası var, şimdi zamanı mı, yakışır mı, sorumluluklarını unutma, boş işler bunlar(!!... )

Yarın olmayabilir, gelecek hafta, gelecek yıl, hatta bir saat sonra… Geriye dönüp baktığımızda ''keşke'' lerimiz çoğunlukta olmamalı. Ne yaşanması ne söylenmesi gerekiyorsa, görünmez bekçilerimize inat acele etmeli, hemen gerçekleştirmeye başlamalı…Çünkü hayat yaşanmamışlıkların bedelini ödemeyecek bize...

Şimdi…En yakınınızda sevdiğiniz kim varsa hemen söyleyin onu sevdiğinizi. Çıkarın sandıktan hiç dokunulmamış planlarınızı, ideallerinizi , düşlerinizi...Sevgiyle.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Hele de bizler gibi her gün yaşamla ölüm arasında gidip gelen bir meslekte olanlar sanırım bu yokluğu ve ne kadar da kolay yok olunduğunu daha iyi algılıyoruz. Sanki bize tanınan zaman sonsuzmuşçasına bir rehavet ve umursamazlık içerisinde geçiriyoruz ömrümüzü. 3 ay önce bir arkadaşımı kaybetmiştim. Yapmayı istediği o kadar çok şeyi yapamadan göçüp gitti... Biz de peşinden "keşke" lerle başlayan anlamsız cümleler kurduk. Çok geçti... Paylaşmak istedim. Sevgilerimle...

Yeşim Özdemir 
 14.08.2007 13:52
Cevap :
Sizi çok iyi anlıyorum ve katılıyorum.Ben de benzer şekilde bir arkadaşımı kaybettim ve aynı duyguları yakından yaşadım.Sabırlar dilerim.Paylaşmanız beni mutlu etti.En içten sevgilerimle...  15.08.2007 1:15
 

hani bir söz vardır ya "Yaptığımız şeyler için pişmanlık zamanla geçer, ne var ki, yapmadığımız şeylere pişmanlığın çaresi yoktur." diye bunu bilsek de sanki görünmez el zapteder bizi ve yine erteleriz bazı şeyleri. Ne kadar söz versek de kendimize, o sözü ilk bozan kendimiz oluruz hep. Galiba ertelemek alışkanlık yapıyor bir süre sonra. Sevgiler

Cem BARIŞ 
 31.07.2007 16:24
Cevap :
Ertelemeler alışkanlık yapıyor, alışkanlıklar da ertelemeleri beraberinde getiriyor haklısınız..Ne mutlu bizlere ki bu kısırdöngüyü irdeleyebilme, farkındalığımızı zaman zaman da belirlenmiş sınırların dışına taşıyabilme potansiyeline sahibiz..Teşekkür ederim yorumunuza.Sevgi ve saygılarımla...  01.08.2007 11:34
 

Ve bir de bakıyorsunuz ki hayat dönencesinde keşkeler birikmiş ayyuka çıkmış.Keşke dememek için günü yaşamak dileğiyle sevgi ve saygıyla

Meral Yağcıoğlu 
 27.07.2007 14:27
 

Boş işler demişsin ya... ben kullanırım bu lafı bazen... kaçışım..sığınışımdır... haklısın sen...

yeşilsoğan 
 26.07.2007 14:21
Cevap :
Meriç nehri ve kavaklar..Boş işler işte cicom:) Sağlıcakla...  26.07.2007 16:39
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 9
Toplam yorum
: 63
Toplam mesaj
: 7
Ort. okunma sayısı
: 1090
Kayıt tarihi
: 29.06.07
 
 

Annemin anlattığına göre İstanbul'un, rüzgarı yosun kokusu taşıyan serin günlerinden birinde ve geçi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster