Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Şubat '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
502
 

Yaşamı yorumlayanlar

''Günü yorumlayanlar'' diye bir köşe var milliyet blogda. Günü yorumlasak ne olacak ki? Hiçbirşey değişmiyor. Hasan Pulur'un, Ece Temelkuran'ın, Çetin Altan'ın bugün yazdıklarını okudunuz mu? Yıllarca en iyisi olmak için çabaladığımızı sanıyoruz, oysaki en kötüsü olmak için uğraşmışız farkında olmadan.Bir ülkede hiç mi iyi birşeyler olmaz? Olamaz mı? Her gün sıkıntı, kötü gidişat yazılır mı? Maalesef bu ülkede yazılıyor.

Dün akşam, kardeşim rahatsızlandığı için acile götürdüm. Tam sıra bize gelmiş muayene olacakken, kapıda bir feryat figan koptu. Üç genç(tahmini 18-20 yaşlarında) bıçakla yaralanmış birini getirdiler. Elleri bileklerine kadar kan içindeydi. Göğsünden bıçaklanan genci acilen ameliyata aldılar. O kadar çok etkilendim ki, uzun bir süre kendime gelemedim. Çünkü bu gerçek bir olaydı.Sedyede yatan etli, kanlı, canlı, nefes almaya çalışan bir bedendi. Televizyonda izleyip ''ah vah''edip, sonrada yine bildiğimizi okuduğumuz olaylara benzemiyordu.

İlginçtir ben ve kardeşimden başka etkilenen de olmadı. Yüzlerine teker teker baktığım insanlar, bağrışma seslerine koşan sonra da birşey olmamış gibi muayene olmak için geri dönen insanlardı ve bu yüzlerde; korku yok, endişe yok, üzüntü yok, şaşırma yok, yok, yok, yok..... Bu duyarsızlık, benmerkezcilik nasıl bir duygudur? İllaki kendi canı yanınca mı insanoğlu isyan eder? Her yerde böyle midir? Yoksa biz gerçekten insan olduğumuzu mu unuttuk?

Yakında seçimler varmış. Babam akşam nufus cüzdanımı isteyip bir kaç form doldurdu. Ben oyumu neden ve kim için kullanayım? Benim hakkımı arayacak, huzurlu ve güvenli bir ortamda yaşamamı sağlayacak kimse yok ki, bende oyumu ona atayım. Ülkemi kötü yönetme, beni mağdur etme, sağlığımla ve geleceğimle oynama hakkını neden oy kullanarak parti adı altında toplanmış olan insanlara vereyim?

Benim, ailemin, ülkemin geleceğini düşünen, sağlımı ihmal atmeyen, yaşadığım konutta güvenli oturma teminatı veren, kapkaça, tecavüzlere, hortumculara, ali-diboculara, gaspa, katile dur diyen, adaleti sağlayan, haklıyı haksızı ayıran kim varsa çıksın karşıma, oyum hiç düşünmeden onundur.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhaba,anladığım kadarıyla oldukça gençsiniz,ne güzel! Artık sıradan şeyler söylememk lazım biliyorum. Ama "biz gençken:)",dah aumutlu,daha mutluyduk. Size bir soru soracağım,(siz de anne ve babanıza da sorabilirsiniz,öyle değil mi diye),o zamanlarda,bu kadar lüks,cep telefonları,bilgisayarlar,internet,çeşitli giysiler,yiyecekler,bu kadar bolluk var mıydı? Ne değişti de şimdi insanlar,böyle umutsuz ve mutsuz. Peki böyle olarak,ne elde edebiliriz,geleceğe nasıl umutla bakabiliriz,o zaman yaşamanın anlamı ne? Ne yapmalıyız? Somurtup oturmakla,daha doğrusu oturmakla elimize ne geçer? Ne yapsak ki? Bir şeyler yapabilir miyiz acaba? Sağlıcakla kalın...

DİNOZOR 
 24.02.2007 10:07
Cevap :
Çünkü mutlu olmak için elimizdekilerle oyalanmamıza izin vermiyorlar.Hergün yeni birşey çıkıyor ve bu albenili dünya içinde ne yapacağımızı bizde bilmiyoruz.İnanın sizler daha şanslıydınız.Sevgiyle kalın.  26.02.2007 8:37
 

Fikirlerinize katılıyorum ve inanın şuan seçim olsa kime oy verirdim diye kara kara düşünüyorum. "Adam" olarak nitelendirebileceğim kimseyi göremeyince de hayal kırıklılığına uğruyorum. Cennet gibi bir ülkede yaşıyoruz ama cennez bile bu kadar vurdumduymazlıkla pes eder! İsmail Cem'i arıyorum şimdilerde. Türkiye o aydın zihniyetin değerini bilemedi. Sevgiler...

Hasan ARSLAN 
 24.02.2007 9:03
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 265
Toplam yorum
: 1206
Toplam mesaj
: 135
Ort. okunma sayısı
: 616
Kayıt tarihi
: 15.01.07
 
 

1974 İstanbul doğumluyum. Yüksekokul mezunuyum. Bursa'da yaşıyorum. Her zaman yazıp defterler, aj..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster