Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Ağustos '13

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
189
 

Yaşamın devamı

Yaşamın devamı
 

Schopenhauer’un insanın birine değil de bir başkasına aşık olmasının sebepleriyle ilgili görüşleri tamamen yaşamın devamı için gereken şartların yerine gelmesi için gereken yaşamsal içgüdüye dayanıyor. İnsanın aşık olacağı kişiyi seçmesini içgüdüleri yönlendiriyor.  Bu görüşe hak vermemek imkânsız. Şöyle bir etrafımıza baktığımızda, aslında tamamen ayrı dünyaların insanı olup da büyük bir aşkla bir araya gelen, farklılıkların ağırlığına dayanamayıp ayrılan kişilerin sayısı hiç de az değildir.

Schopenhauer’a  göre aşk  duygusunu açığa çıkaran şey  insanların bir araya gelmelerini sağlayan şey en mükemmel çocuğu dünyaya getirme içgüdüsüdür. Kişilerin özgür seçimlerinin geçerli olduğu evliliklerden oluşan neslin göz kamaştırıcı bir parlaklığa sahiptir.

İnsanlar aşık olduklarında farkında olmasalar da o kişiyle birlikte olduğunda doğacak çocuklarını düşünüyor sadece. Kendisinin eksikliklerini tamamlayacak kişilere aşık oluyorlar. Kısa boylu kadın uzun boylu erkeğe, koca burunlu adam, düğme gibi küçük burunlu bir kadına, kel  bir adam, gür saçlı kadına aşık oluyor.

Aşık olma konusunda yaratılışla ilgili içgüdüler en büyük etken. İnsanların kendine has kokusu da bu seçimleri etkiliyor. İnsanlar içgüdülerinden uzaklaşıp akıllıca hareket ettiklerinde aslında daha iyi anlaşıp mutlu olacakları insanları bulacaklar ama o zaman da doğacak çocukların vay haline.

Yaşamsal içgüdünün öngörüsü de zamanımızda giderek bulanıyor. Bir insanın gerçek kokusunu algılamak artık imkânsız. Kullanılan şampuanlar,  sabunlar, parfümler, yumuşatıcılar, deterjan kokuları insanın kendine özgü kokusunu algılama olanağını yok ediyor.

Evli bir karı kocanın bir birine çok zıt olduğunu düşündüğümüzde çocuklarına baktığımızda, çocuklarının zekâ, dış görünüş veya başka açılardan  mükemmellikleri onların seçimlerini etkileyen şeyin ne olduğunu söylüyor.

Birine aşık olduğunuzda sizi reddettiğinde aslında ona teşekkür etmelisiniz. Belki de doğacak çocuğunuz hilkat garibesi olacaktı onunla evlenseydiniz.

Schopenhauer  ömrü boyunca kendini reddeden kadınlara aşık olmuş ve aşk acısı çekmiş. Bu acılarla baş edebilmek için olayı evrensel bir hale sokarak kendince bir çözüm yolu bulmuştur  belki de. Sanatı ve felsefeyi de oluşturan bireysel acılardan yola çıkarak tüm insanlığa hitap edecek çözümler bulunabilmesidir.

Ailenizin size uygun gördüğü kişi ile birbirinize çok uygun olabilirsiniz. Çünkü onlar yaşamın seçiciliğini değil, sizi en mutlu edecek kişiyi seçeceklerdir.

Akraba evlilikleri aslında çok iyi niyetli bir düşünceye dayanır. Bir kere aileyi yıllardan beri tanırsınız. Onlardan gelecek tehlikelere hazırlıklısınızdır. Yabancı biri gibi çok fazla risk taşımaz. Beklenmeyen durumlar ortaya çıktığında da herkes tanıdık olduğu için sorunları çözmek daha kolay olur. Benzer çevre de benzer değer yargılarına sahip insanların uzlaşması daha kolay olacaktır. Ama  benzerliğin bir handikapı vardır. Güçlü yönleri benzeyen insanların zayıf yönleri de birbirine benzeyeceği için ortaya çıkan sorunlardır.

Schopenhauer’ın bilge bir kişiydi. Bilgelikte her insana nasip olan bir şey değil. Bu yüzden söylediklerini göz ardı etmemek gerekir.

Tamamen içgüdülerinize güvenerek aşık olduğunuz kişi, ile evlenirseniz, doğa sizi mükemmel çocuklarla ödüllendirecektir. Ama size hiç uygun olmayan tamamen zıddınız biriyle de bir ömür geçirecek olabilirsiniz.

Mantığınızı kullanıp, kendinize uygun birini seçerseniz o zaman da çocuklarınız çok kısa boylu, zekâca kıt, çocuklarınız olabilir ama ömür boyu mutlu bir beraberliğiniz olabilir.

 

 

  

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Schoppenhauer benim öyle aman aman çok beğendiğim bir filozof değildir ama aşk ile içgüdeler arasında ilişki kurmasında son derece haklı olduğunu düşünüyorum. İçgüdüler sadece insan yaşamının değil tüm yaşamın belirleyici etkenidir. Onların belirleyeciliği olmasaydı eminim ki yaşam başlamazdı. İçgüdüler bizi belli bir şeyler yapmaya daha doğrusu ihtiyaçları karşılamaya sevk eder, ancak o yapmamış gerekenleri yaparken bir takım seçimler ve tercihlerde de bulunuruz. Bu nedenle de bir şey yaparken önemli olan onu yapmaktan çok doğru ve rasyonel bir şekilde yapmaktır. Aşk da öyle bir şeydir. İnsanı bulutlarda uçurabilir de yerin dibine de sokabilir de. Bu nedenle de sanırım akılcı bir tercihe dayalı sevgi, körü körüne aşktan çok daha değerlidir. Kısacası her zaman, ne yaparsak yapalım önce çok çok düşünmek gerekir. Güzel blog sevgi ve selamlar, ha ve de iyi bayramlar

Matilla 
 07.08.2013 19:45
Cevap :
Değerli yorumunuz için teşekkürler.   14.08.2013 12:18
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 72
Toplam yorum
: 166
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 3731
Kayıt tarihi
: 20.09.09
 
 

Evli bir çocuk annesiyim. Eğitim alanında çalışıyorum. Felsefe, sosyoloji, edebiyat alannda atöly..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster