Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Eylül '08

 
Kategori
Kuş Gözlem
Okunma Sayısı
5886
 

Yaşamın kıyısındaki Şirin kumru...

Yaşamın kıyısındaki Şirin kumru...
 

Şirin'in yaşama döndüğü ilk anlar...


Hayvanlar yaşamımdaki vazgeçilmezlerimdir. Tür, cins ayırt etmeksizin taparcasına severim kerataları… Bahar geldiğinde camımın önüne beş altı saksı çiçeği alıp koydum. Camı açtığımda onları görmek hoşuma gidiyor. Çiçek açma aşamalarına geldiklerinde tomurcuk oluşmasını, açmasını izlemek büyük keyif veriyor, bazen konuşurum da onlarla. Beni duyduklarına ve sevindiklerine inanıyorum kendimce. Bazıları çiçek açmıyor, sadece yeşil yaprak olan cinsten. Çok ender zamanlarda unutsam da her gün sulamaya gayret ediyorum, gözüm gibi bakıyorum, onlar da canlı nihayetinde ancak ben su verirsem yaşayacaklar.

Gel zaman git zaman çiçekleri gözlemlediğimde etrafta saksıdan dökülmüş yapraklar, toprak parçaları görüyorum. Çiçekler her geçen gün bozularak bitiş aşamasına yaklaşıyorlar. İlk zaman anlamasam da sonradan bunu kuşların yaptığına hükmediyorum. Ve bir tatil günü evde temizlikle uğraşırken gözüm cama ve çiçeklere takıldığında bir kumrunun çiçeği didiklediğini görüyorum. Kumrular çift gezerler ya diğeri de elektrik telinin üzerinde duruyor. Hemen kovuyorum mikrop diye sesleniyorum ne istiyorsun benim çiçeğimden. Daha sonraki evde olduğum günlerde çiçeğin üzerine oturduğunu görüyorum, yine kovuyorum ama bakıyorum ki çiçekten hayır yok artık. Birkaç kökü kalmış sağlam olarak. Sağ kalan tüm çiçekleri merdivendeki camların kenarlarına koydum.

Çiçeklerimi mahvettiği için kumrulara biraz kızgınlık oluşmuştu. Merdiven camındaki çiçeklerimi de suluyordum genellikle işe gitmeden önce bazen de akşamları… Yine bir sabah çiçek sulayacağım sardunya saksısında bir kumrunun oturduğunu gördüm o ara yengemle de laflıyorduk. Ona söylüyorum yahu bu kumrulardan nedir çektiğimiz çiçeklerin yerini değiştirdik burayı da bulup gelmiş oturmuş saksıya diye söylenirken yengem aman sakın elleme altında yavrusu var demez mi… O sardunya saksısına günler öncesinden yuva yapmış, çöpler taşımış ve yumurta çıkarmış bir tane. Üzerinde oturmuş günlerce, sonra yavru çıkmış benim haberim yoktu bu olaydan.

O anki şaşkınlığımı anlatamam, anında içim sevgiyle doldu. Annelerin güzeli diye konuşmaya başladım. Sen yavrunu mu ısıtıyorsun diyerek ona sevgi sözcükleri söylemeye başladım. Hemen inip fotoğraf makinemi aldım, camı sessizce açtım fotoğrafını çektim. Hareketlerimden huysuzlanarak uçtu. Altında gizlediği minicik yavruyu görünce bu kez yine seslendim yengeme. Eyvah anne kumru uçtu ne olacak şimdi bu yavru dediğimde, yengem merak etme gelir arada gidip geliyor dedi. Zaten yengem saksının yanına bir kap içinde su koymuş, saksının kenarına bulgur ve ekmek parçası koymuş ki anne yiyecek arama zahmetinde bulunmasın, yesin diye.

Yazımın burasında iki saat ara verdim. Bu kısımdan sonra başka bir enstantaneye geçecektim, niyetim oydu. Fakat hayatımın şoku diyebileceğim bir olay yaşadım ve kumru konusuna devam etmek zorunda kaldım. Bu gün günlerden Pazar ve ben saat 11.00 gibi yazımı yazmaya başladım. 12.00 gibi de buraya kadar gelmiştim. Bir anda bir şey dürttü beni gidip bakayım anne orada mı, yavrunun üzerinde mi yatıyor? Dün geceden beri yağmur dinmedi hiç ve epeyce de soğumuştu hava, saksının olduğu bölge de boğaz rüzgarı aldığından çok soğuktu. Hem de annenin bir tane fotoğrafını çekebilmiştim, orada ise çekerim diye düşünerek çıktım merdivenleri. Büyüksün Allahım ne göreyim yavru nalları dikmiş vaziyette ölü gibi yatıyor ve anne yok ortada. Hani soğuktan korunmak ve karnını örtmek için büzüşür ya öyle değil. Sırılsıklam, soğuktan donmuş ve kendini salmış, gözleri kapalı kesinlikle öbür dünyaya gitmek üzere olduğu belliydi. Hemen elime aldım, öldü diyerek başladım ağlamaya, hiç can belirtisi yoktu, merdivenlerden inerken bahçede bir yere gömeyim diye düşünürken bir anda ağzını hafifçe araladığını gördüm. Hemen eve girerek zayıf bir ihtimal de olsa canlı olabilir diye düşünerek fön makinesini çalıştırdım. Baktım ki sıcak hava değdikçe vücuduna canlanma belirtileri gösteriyor, gözyaşlarım sevince dönüştü. Oğluma seslendim gel bak diye, ikimizin sevinç nidaları arasında hareketlendi, kanatlarını kurutmak amacıyla açmaya başladı. Allahım şükürler olsun diye dualar ettim. İyice kuruduktan sonra baktım kapalı olan gözleri de açıldı. Demek ki soğuktan donmak üzereyken kurtarmıştım minik yavruyu.

Tamam iyi oldu kurtardık sevinçliyiz de şimdiden sonra ne yapacağım, pilavı ufalayıp koydum, ancak gagasının içine koyduğum zaman yiyebildi. Köftelik bulgur koydum yemedi. Ekmek ıslattım koydum yemedi. Sanırım yemesini bilmiyor çünkü anne kendi çiğnedikten sonra gagasının içine bırakır ya yiyecekleri. Ne yapacağımı şaşırmıştım. Yağmur da dinmişti alt kısmına bir naylon üzerine pamuk koyarak aldığım saksıya koydum. Annesinin beslemesi lazım diye düşündüm. Sonra gözlemledim anne gelecek mi diye, şayet anne gelmezse alıp evde beslemeye çalışacağım… Birkaç saat sürekli gidip gelip baktım anneden eser yok, Özlem’le (beenmaya) Kadıköy’de buluşacağımız için eve aldım Şirin’i (adını Şirin koydum, öyle şirin ki) Akşam eve dönmeden önce kuşçuya gittim, Allahtan açıktı, durumu anlattım, iki çeşit toz mama aldım. Kuru olarak koyun yemezse biraz sulandırın gagasından içeri sokun dedi. Kuru olarak yemedi Şirine, hafif sulandırıp bulamaç yaparak besledim.

Bugün küçük bir kutuya koyduğum Şirin’i gazeteye getirdim. Çünkü çok az yiyordu ve ancak ben yedirirsem yiyordu. Bütün gün aç kalamazdı. Bir ara baktım kutudan çıkıp masamın üzerinde gezindi, hatta kenarına gelip uçtu. Sevinç çığlıkları attım.. Ölmek üzereyken bulup tekrar yaşama döndürdüğüm, iyice uçmayı öğrenince salacağım, ilk cik sesini biraz önce duyduğum bu minik Şirin kuştan nasıl ayrılacağımı düşünerek şimdiden hüzünleniyorum…

Sevgilerimle…

NOT: İlk fotoğraftaki anne kumru, ondan sonrakiler yaklaşık bir hafta önce çekilen Şirin'in fotoları, turuncu havlu üzerindeki pozlar pazar günü fön makinasıyla kuruttuğum yani hayata döndüğü anlar, son üç poz ise bugün gazetede çektiğim pozları Şirin'in...:)) İyice tüylenmiş palazlanmış hali...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

merhaba arkadaslar bugün üzülerek belirtiyorum,penceremde yuva yapan anne kumru 2 yavrusunu terkedip gitti,5 günlük yavrular malesef bana kaldı,malesef diyorum zira yavru nasıl bakılır beslenir bilmiyorum bana yardım ederseniz sevinirim,yanlıs bir sey yapıp kaybetmekten korkuyorum,çok şirinler.bana destek olmak isteyenler arayıp bilgi vermek isterseniz lütfen 05362678277 den yada meil adresimden yazarak bilgilendirin lütfen. saygılarımla.

yakup oz 
 28.08.2009 23:22
Cevap :
Yorumunuzu şimdi gördüm ve çok endişelendim. Üç gündür ne yaptınız bilmiyorum ama toz şeklinde kuş yemleri var. şayet onu yiyemezlerse biraz sulandırıp şırıngaya koyup ağızlarına enjekte etmelisiniz. Benim kumrum biraz daha büyüktü sanırım, umarım şu anda hayattadırlar. Kuş yemi satan yerlere de sorabilirsiniz. Asla yapmayacağınız tek şey Belediyelere ait olan hayvan bakımevi vs yerlere güvenmemenizdir... Sevgiler...  31.08.2009 23:13
 

Dunya uzererindeki tum yasiyan canlilarla ozel bir iletisim kuruldugu tezi dogru tipki sizin konusmaniza cevap aldiginiz gibi.Hatta cicekler ile dogru tonda konusuldugunda daha iyi cicek acabildikleri tezide mevcut.Simdilik soru olmasina karsin bir iletisim var aramizda. Duyarliliginiz konusunda ise sizi tebrik etmekten baska bir sey yapilmaz. Saglik ve saygiyla

Newyorker 
 05.10.2008 18:27
Cevap :
Teşekkür ediyorum sevgili Newyorker güzel yorumunuz için. Ayrıca geçmiş bayramınızı da kutluyorum, acele apar topar çıktığım tatilden henüz döndüm ve Şirin kumrucuk ile ilgili devam detayları yazacağım... Güzel Türkiye'mden selam ve sevgilerimle...:))  05.10.2008 22:17
 

bir canlıya yeniden can vermek, ne güzel bir duygudur. Yüreğinize sağlık, sevgilerimle...

narçiçeği 
 01.10.2008 23:09
Cevap :
Çok teşekkür ediyorum sevgili nar çiçeği... Şirin kumrucuk ile ilgili devamında yaşadığım olayları yazacağım... Sevgilerimle...:))  05.10.2008 22:19
 

Benim balkonumda o kumrular koloni oluşturdular. En çok sevdikleri de ne biliyor musunuz? Haşlanmış yumurta. Eminim şirin haşlanmış yumurta yerse çok daha çabuk palazlanır. Sevgiler...

MARTILAR ÖZGÜRDÜR 
 27.09.2008 20:41
Cevap :
sizi seviyorum demek geldi içimden... şirini b.çekmece kanatlı hayvanlar rehabilitasyon merkezine bıraktım.nedenini blogda yazacağım.suanda nese evrim ve cansın erolla antalya kekovadayız.sıze mutlu bayramlar diliyorum.. sevgilerimle...  28.09.2008 10:53
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 203
Toplam yorum
: 2287
Toplam mesaj
: 423
Ort. okunma sayısı
: 1950
Kayıt tarihi
: 23.10.06
 
 

İnsanların yapmaktan mutlu oldukları hobileri vardır. Benim de en severek yaptığım, hayatımda yen..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster