Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Mayıs '12

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
113
 

Yaşandı bitti saygısızca (Futbol)

Yaşandı bitti saygısızca (Futbol)
 

Hakeden mi kazandı? Kim kazandı?


 Cumartesi günü tüm Türkiye nefesleri tutmuş Kadıköy’deki şampiyonluk maçına kilitlenmişti. Galatasaray’ı şampiyon olduğu için, Fenerbahçe’yi ise yaşadığı tüm olumsuzluklara rağmen şampiyonluğu sonuna kadar kovaladığı için tebrik etmek istiyorum.

 Şike soruşturması başladığından bu yana Türkiye’de maç değil başka şeyler konuşuldu hep. Bu final maçı da böyle oldu. Aslına bakarsanız son maçta şampiyonun belli olacağı bu tür bir maç olması dolayısı ile az rastlanır türden bir final karşılaşmasıydı. Ancak maç sonunda futbol, takımlar, taktikler, maçın analizi yerine futbol terörü ve şike konuşuldu her yerde. Maç esnasında çok olumsuz diyebileceğimiz türden gelişmeler yaşanmadı. Bu kadar tansiyonu yüksek bir maç yine de güzel bitti. Futbolcular ortamı fazla germediler.

Fakat maç sonu olaylar yine üzücü bir şekilde yaşandı. Maçın bilançosu ağır denilecek türdendi. 2 ölü, 56 gözaltı, 28 polis yaralı, çok sayıda işyerinde maddi hasar ve daha birçoğu…

 Bu olayları çıkaranlar maalesef kültürsüzlük örneği gösterenlerdir. Futbolda bu zamana kadar her şeyi gördüğümüzü zannettik ama yanılmışız. Polis otosunu yakan taraftarı henüz görmemiştim onu da gördüm ne yazık ki.

 Öte yandan Galatasaray’ın şampiyonluk kupasını almasında yaşanan kriz ayrı bir fiyaskoydu. Bu federasyon şike soruşturmasında açıkladığı kararla birilerinin güdümünde ezildiğini bir bakıma deklare etmiş gibi olmuştu. Kupa krizinde bu olayı iyice gün yüzüne çıkarmış oldu. Federasyonun birilerinin maşası olarak görevini yapmaya geldiği apaçık.

Gelişmiş ülkelerde kim kazanırsa kazansın, bu türden hazımsızlık olayları olmuyor. Yenilen rakibini alkışlıyor, yenen ise teselli ediyor. Televizyonlarda izliyoruz hep beraber. Her yerde holiganlar kültürsüz, işsiz güçsüz, gelecek endişesi taşımayan kişilerden oluşuyor. İngiltere’de Almanya’da, Fransa’da… Elbette Türkiye’de de… Hangi takımdan olursa olsun, maalesef bu ya da buna benzeri olumsuzluklar yaşanıyor. Daha yakın zamanda Basketbol finalinde Fenerbahçe şampiyon oldu Galatasaray’ın sahasında. Yine kupa krizi yaşanmıştı.

 Bu tür olaylar bir toplumun kişilik yansıması oluyor. Emre Belözoğlu’nun Zokora’ya ırkçı söylemleri ile Türkiye tam 3 hafta bu olaya kilitlenmişti. Bu olay yaşandığında “Hepimiz Emre miyiz?” diye başlık atıp bir köşe yazısı yazmayı düşünmüştüm, kısmet olmadı. Biz Emre’yi namazında niyazında bir insan olarak biliyoruz. Peki, bu yaptığı yaşantısına uyuyor mu? Elbette hayır. Maalesef Türkiye böyle. Yaptıklarımız sözlerimizle aynı değil. Muhafazakârlıkta mangalda kül bırakmayanlar, konu hovardalık olunca en önde gitmiyorlar mı? Milliyetçilikte mangalda kül bırakmayanlar yaşantılarında en kapitalist davrananlar olmuyor mu? Atatürkçülükte ya da komünistliği savunmada mangalda kül bırakmayanlarda da aynı hastalıkları taşıdıklarını görüyoruz, yaşıyoruz. Ne demiş Mevlana: Ya olduğun gibi görün, ya da göründüğün gibi ol.

 Halkın çoğunun Müslüman olduğu bir ülkede yaşıyoruz. Müslüman toplumun futbolda, siyasette, ticarette, eğitimde, ailede kendisine yakışanı yapması dileği ile…

 “Sadece Midelerin ve Şehvetin Konuştuğu, Yalanın Saltanat Sürebildiği Bir Sahada Ahlak ve Faziletin Lafı mı Olur.”

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 12
Toplam yorum
: 21
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 380
Kayıt tarihi
: 22.09.11
 
 

Merhaba. Adnan Menderes Üniversitesi'nde Öğretim Elemanıyım. Siyaset, spor, tarih ve bilim konula..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster