Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Ağustos '14

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
152
 

Yaşanmamış hayatın hayali

Yaşanmamış hayatın hayali
 

Hani bazen hayatı gerisin geriye almak, geç kaldığımız yetişemediğimiz veya düzeltilmesi için çaba harcamadığımız, şimdi pişmanlık duyarak yaşadığımız, geçmiş o anı geri almak isteriz ve o anı yeniden yaşamak için ömrümüzde ömür vermek isteriz ama tekrar geçen zaman geriye alınmaz ve şimdilerde yıkmış olduğumuz geçmiş anın pişmanlığı ile yaşarız.

Yaşamak için geç kalınan param parça olması için çaba sarf ettiğimiz o anı, o anıların izi yüreğimizi paramparça eder ya şimdilerde, o anın şimdi yüreğimiz paramparça edeceğini bilmeden yıkıp yok etmeden önce, anlayış ve sabırla özveri ile o güzel anın güzelliğini bozmamak için, az gayret sarf etmeden neden yıkar yok eder ve kaçarız?

Veda etmeden gitmenin, yıkıp geçmenin kıymet bilememenin değerini bilmeden yüreğimizdeki öfkenin kapısını neden hemen açarız?

Yok, etmek yok olmak, en derin izleri ile yaralar açmak ve sonunda pişmanlık ile kalakalmak. Koşar adımlar ile kendimizi uçurumun kenarına getirmek için acele eder, firar edercesine buralardan kaçamak yaptığımız hatayı yanlışlığı sonradan fark ederek-Eyvah- deriz.

Öylesine bir anın ve zamanın içinde kalırız ki ne unuta biliriz nede unutmanın yolunu buluruz! Gideceğiniz tüm kapıları kırmışızdır ve gidecek kapımız kalmamıştır!

Yarım kalmış yaşanmamış hayatın hayali gözümüz önümüzden gitmez ve hala o güzel günü yeniden güzel bir yaşantı ile yaşamanın hayaline sarılır, o ana kavuşmak için çareler ararız lakin bizim için oraya gidecek tren ve zaman çoktan geçmiş ve bir daha gerisin geriye dönecek tren ve zaman kalmamıştır artık.

Vadinin ucundaki o ana kavuşmanın vuslatını beklemek beyhude bekleme artık, yeni bir hayatın yolunu çiz ve yoluna hayatına devam et.

Bekleme artık gelmeyecek, dönmemek üzere tüm kapıları üstüne kilitledin hem de yüzlerce kapı ve kilit ile anahtarını uçurumlara attın yıllar önce.

Böyleyizdir her anı düşünmeden hoyratça harcarız, değer kıymet bilmeyiz sonunda da pişmanlık ile dönüşü olmayan yolun başında kala kalırız.

Suskunluğun suskun bakışları ile pişmanlığın yıllar sonra fayda vermeyen kapalı kapısında oturman fayda vermeyecek, yıkmadan önce veya yıktığın anda dönseydin pişmanlık ile bir çare bir yol kapısını çalacağın bir kapıyı açık bıraksaydın belki o zaman pişmanlığın faydası olurdu. Ama şimdi yıllar sonra çok zor olacak ama beyhude bekleme yol al yolu kapatma, yeni bir yol çiz kendine ve hayatına devam et.

 Mehmet Aluç

Şahbettin Uluat bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yaşam sürüp giderken karşılaştığımız yol ayrımları vardır. O anın sarhoşluğuyla, aptallığıyla, dik kafalılığıyla ya da uyanıklığıyla seçer gireriz yolların birine. Girip yanlış ederiz. Sonraki zamanlarda anlarız nerede, neyi, niçin yanlış yaptığımızı. Ya da yaşamın getirdiği yeni koşullar o günün doğrusunu bu günün yanlışı kılar. Döneriz. Aradaki süre, mesafe dönülebilecek kadar kısa ise döneriz. Uzun ve uzaksa dövünmekten ya da kaderimize razı olmaktan başka yapabileceğimiz hiç bir şey kalmaz. Bu konuyu gündeme getirdiğiniz için kutlarım. Çok insanın içindeki bir sızıya dokunmuş oldunuz. Güzel yazılarınızın sağlıkla devamı dileklerimle,

Şahbettin Uluat 
 22.08.2014 15:55
Cevap :
Teşekkürler ederim bu değerli yorumunuz ve ziyaretiniz için Şahbettin kardeşim selam ve dua ile..  23.08.2014 14:28
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 953
Toplam yorum
: 157
Toplam mesaj
: 10
Ort. okunma sayısı
: 173
Kayıt tarihi
: 04.06.13
 
 

Ben Mehmet Aluç 1962 Malatya Doğumlu. Ortaokul mezunuyum. Çocukluğumda okuma hevesim Tarkan ç..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster