Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Ağustos '13

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
487
 

Yaşanmış öykü 4.bölüm (Zulüm)

Yaşanmış öykü 4.bölüm (Zulüm)
 

İKİ YIL ARA İLE 7 ÇOCUK (GÖRSEL NETTEN ALINTI)


Edibe’nin görkemli düğününün ardından,  zor günler başlar. Kayın valide Zemine Paşa (Eskiden, Erzurum’da Zengin tanınmış ailelerin hanımlarına Paşa diye hitap edilirmiş) Edibe’nin, Şefik’e kaçmasını, onlara gelin olmasını hazmedemez,  eziyet üstüne eziyet eder. Evde çalışan temizlikçilere işlerin en ağırlarını, geline bırakmalarını tembihler. Kalabalık ailenin tüm çamaşırlarını önüne yığarlar. Eskiden çamaşır makinaları yok, leğenin başına geçen Edibe küçücük elleri ile dağ gibi yığılmış çamaşırları yıkar. Ev de yiyecek dolu ambarları kilitler, zaman zaman onu aç bırakır. Zemine Paşa ve kızının Hamam sefaları da ayrı bir seremoni. Anne kız fayton ile hamama giderler, onlara özel soyunma odası ayrılmış, gelin hanım ve yanına verdikleri görevli bayanla birlikte yürüyerek arkalarından hamam giderler. Hamamda Zemine Paşa ve kızını tellaklar yıkar, Edibe ise bir kenarda kendi yıkanır. Çıkınca Kayınvalide ve görümcesi faytona kurulur, zavallı gelin ise titreyerek soğukta yürüyerek eve gelir. Aradan aylar geçer, aile çocuk bekler, ama gelinde hiçbir iz yok. Kayın valide söylenir: “Anam bu kısırı başımıza çıkardı, yok ben buna katlanamam, oğlum zürriyetsiz mi kalacak. Yarından tezi yok gidip kız arayacağım.” Edibe bunları işittikçe kocasına sarılır, ağlar, ağlar. Kayın Valide Edibe’ye kuma getirmeye kararlı, nerede bir kız varsa gidip bakar, ama kocası Akif Ağa şiddetle karşı çıkar. “ Hele bir bekle, kız daha küçük, bu yaptığın zulümdür, zulüm.” Aradan birkaç ay geçer, edibe yine Kayınvalidesinin arkasından yürüyerek hamama gider. Hamamda, görümcesi karnını görünce hamile olduğunu anlar ve “Ana bu kız hamile bak karnına.” Edibe’yi hemen yanlarına alıp soru yağmuruna tutarlar, neticede 4 aylık hamile olduğunu anlayınca: Hemen tellaklar çağrılır, beline kadar örgülü saçlar çözülür, yıkanır, taranır, kraliçeler gibi ihtimam gösterilir, giydirilip birlikte faytona bindirilerek eve getirilir. Edibe o saate kadar hamile olduğunun farkında bile değildir. Artık evin hanımı olmuştur, elini sıcak sudan soğuk suya sokturmazlar, yemekler önüne gelir. Evin tüm işleri hizmetliler tarafından yapılır. 9.ayın sonunda bir kız çocuğu doğurunca evde kıyamet kopar, kayınvalide: “Yok anam yok bu uğursuz bize oğlan çocuk vermeyecek.” Diye söylenir ve loğusa geline eziyet eder, yoklama için gönderilen yemekleri yedirmez. İki yıl sonra Edibe yine hamile kalır, yine kıymetlenir, ihtimam gösterilir, iş yaptırılmaz. Tam yedinci ayda sancısı tutar, ayakta iken bebek gelmeye başlar, altına kocaman bir leğen koyulur, komşularının da yardımı ile minicik bir kız çocuğu doğurur. Kayın validesi bağırır: “ Allah seni kahretsin evi kancıkla dolduracak, hem de kedi eniği gibi bir kız doğurdu.” Zavallı Edibe perişan olmuştur, ne lohusalığını, nede anneliğini layığı ile yaşayamaz. Günleri, sıkıntı ve üzüntü içinde geçer, sütü kesilir. Bu arada en büyük destekçisi canından çok sevdiği ve ona delicesine âşık olan kocasıdır. Edibe işkence ile geçen 2 yılsonunda bir oğlan çocuk doğurur. Akif Ağa’nın konağında bayram vardır, kurbanlar kesilir, davullar çalınır, fakirler doyurulur, giydirilir. Her iki yılda bir oğlan çocuğu doğuran Edibe 5 erkek ve 2 kız annesidir. Artık evin hanımı olmuş, söz sahibidir. Bu arada görümcesi evlenir, Ankara’ya yerleşir. Çocuğu olmadığı için İlk doğan kızı görümceye verilir, Edibe ağlasa da yapacağı bir şey yoktur, evlat hasreti ile yanıp tutuşur.

Devam edecek  

NAHİDE ÇELEBİ                                                                                                                                                     

Birgül YILMAZ bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kıymetli Öğretmenimiz Nahide Çelebi: Hoca hanım öykü güzel anlatımınızla devam ediyor. Edibe'nin kızlarından birinin adı Yeter olmalıydı yük gittikçe ağırlaşıyor.Henüz yere düşmemiş kar misali tertemiz doğu vatandaşlarım ne güzel yaşarlar.Yokluğun,çaresizliğin gözü kör olsun.Onları huzursuz edenler Allah'tan bulsun.Selam ve saygılar sunuyorum.Sağlık ve mutluluk diliyorum.

Mehmet Burakgazi 
 23.08.2013 7:39
Cevap :
Sayın Burakgazi! Sağ olunuz.Keşke yeter koysalardı kızın ismini, ama olmamış, sonradan 5 oğlan çocuk sıralanmış. Bence kızı oğlanı hiç mühim değil ,önemli olan vatanına Milletine ve ailesine hayırlı evlatlar yetiştirmek. Nice erkek evlatlar tanıyorum, ailesine evlendikten sonra yabancı oluyorlar, ama kız evlatların yüzde 90. aileye daha düşkün oluyor.Allah hayırlı evlat versin.Teşekkürler, selam ve saygılar.NAHİDE ÇELEBİ  23.08.2013 10:58
 

Gerçekten zulüm devamını merakla bekliyorum hocam..sevgilerimle.

Tülay EKER 
 22.08.2013 17:46
Cevap :
Can Kardeşim Tülay Hanım, değerli yorumunuza çok teşekkür ederim inşallah devamını yazacağım.Selam ve sevgilerimle öptüm sizi.NAHİDE ÇELEBİ  23.08.2013 11:08
 

Merakla bir sonraki bölümü bekliyorum. Anlatımınız çok güzel ve sade bir dille yazıyorsunuz. Edibe'nin ne zaman yüzü gülecek, mutlu olacak! Selamlar, saygılar.

Birgül YILMAZ 
 22.08.2013 10:19
Cevap :
Sevgili Birgül Kardeş, beğeniniz mutlu etti beni, teşekkür ederim.İnşallah fırsat buldukça yaşanmış olan bu öyküyü yazacağım.Selam ve sevgilerle öptüm sizi.NAHİDE ÇELEBİ  23.08.2013 11:13
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1856
Toplam yorum
: 11310
Toplam mesaj
: 162
Ort. okunma sayısı
: 1029
Kayıt tarihi
: 25.11.08
 
 

Erzurum doğumlu, Ankara'da yaşıyor. D.T.C.F mezunu, emekli lise öğretmeni, evli, 2 çocuklu. "İsya..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster