Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Eylül '16

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
414
 

Yaşar Kemal’e Mektup

Yaşar Kemal’e Mektup
 

Canımdan aziz bildiğim pek sevgili üstadım;
 
Elbette bu dünyaya çivi çakmaya gelmemiştiniz ve ileri yaşınızdan dolayı ölümü soğukkanlı bir duygu ile karşılamanızı normal buluyorum. Ama gelin görün ki siz Yaşar Kemal’siniz. Türk edebiyatını dünya edebiyatına tanıtan, çok az insanın bildiği Çukurova’mızı bile Fransız cumhurbaşkanına imrendirecek ölçüde insanlığın bilgisine sunan, iyiyi, ama sadece iyiyi ve güzeli anlatıp, kötülüklerden ve savaşlardan sakınmamızı ısrarla öğütleyen, hatırda kalmamış sözlerimizi tarihin derin belleğinden bulup çıkartan ve onlardan enfes destanlar, meseller, hikâyeler kuran siz, beni bağışlayın ama asla sıradan bir insan olmayacak kadar büyüksünüz. Bu sebeple ölüm haberinizi nasıl kanayan bir ruh hali ile karşıladığımı asla anlatamam. O an ki psikolojim gereği sanki babamı kaybetmişim gibi dumura uğramış, saatlerce kendime gelemeyip, sizin için gözyaşı akıtmıştım. Yaşınız kaç olursa olsun, bu ülkede ve dünyada sizin gibi cesur, kararlı ve inatçı insanlara ihtiyaç var. Ol bu sebeptendir ki sizin ömrünüzün on yıl daha uzun olmasını beklerdim, ama görülen o ki siz de bizi ardınızda bırakıp, o güzelim atınıza atlayarak uzaklara, çok uzaklara gittiniz.
 
Sizi hiç yakından görmedim, ama yakından görmek için bir fırsat kolladığım gün olmuştu; Türkan Saylan Kültür Merkezi'nde adınıza bir ödül takdim edilecekti. Orada toplanan konuklarla birlikte ben de sizi heyecan içinde bekleyip, gözlerimi ana kapıdan bir an olsun ayırmadım. Etkinlik saati başlamış, yarılamış ve hatta sonuna yaklaşmış dahi olsa ben hep sizin o iri, güçlü bedeninizin kapıda apansız görünüp, davudi sesinizle bize selam vereceğiniz o mühim anı bekleyip durdum. Lakin o günlerde rahatsızdınız ve çok istemenize karşın aramızda olamayıp, bunun yerinde güvenilir bir dostunuz aracılığı ile selamlarınızı ve muhabbetlerinizi bize gönderdiniz. Bu vaziyetin orada toplanan insanlarda nasıl bir duygu yarattığını bilemem, ama bende derin bir kırgınlık yarattığı muhakkaktı. İlk kez kahramanımı böylesine yakından görme şansımı, talihsiz hastalığınızın engeli sonucu geri tepmiştim. Oysa o gün aramızda olsaydınız, size sıkıca sarılmak ve nasır bağlamış namuslu ellerinizi öpmek isterdim. Bu, belki de bana hayatım boyunca bir teselli olabilirdi. Sağlık olsun diyelim, kısmet değilmiş diyelim…
 
Belki sizi hiç yakından görememiştim, ama kitaplarınızla büyümüş ve onların büyülü dünyasında kendime fevkalade bir yer edinmiştim. Nasıl da büyülüyordunuz beni, sözcükleriniz adeta başımı döndürüyordu. Sizi, sizin dilinizle, yani kendi dilimizle okumanın nasıl büyük bir ayrıcalık olduğunu anlatamam. Sırf bu yüzden bu topraklarda doğmanın, Türkçe bilmenin ne muazzam bir şans olduğunu nasıl izah edebilirim ki?
Kitaplarınız arasında en çok ‘İnce Memed’ isimli romanınızı sevmiştim. Öylesine tutku ile bağlanmıştım ki İnce Memed’e, sanki onunla birlikte dağlara çıkıyor, onunla birlikte soygunlara katılıyor ve onunla birlikte mazlumun hakkını arıyordum. Yüreğim onun cesareti ile gücüne güç katıyordu. Ümitli sözleri adeta ruhumu besliyordu. Ben de inanıyordum artık; İnce Memed’ler zorba Abdi ağalara galip gelecek, dünya namussuzların elinde heba olmayacak, onurlu insanların bilge ışığı ile aydınlanacaktı. Bu ümidi siz bana verdiniz. Yazdığınız romanlar bunu başardı. Safımı belli etmeme yardımcı oldu. Ben de sizden, yazdığınız o mühim karakterlerden biri oldum. Tıpkı sizin gibi aksi sorular soruyor, kötü olan, çirkin olan, haksız olan ne varsa şikâyet ediyorum. Savaş tamtamları çalsa bile, inatla barışı çağırıyorum. Gücün ve iktidarın demir yumruğu önünde değil, oğlunu aylardır arayan yüreği yaslı bir ananın önünde eğilip, saygımı yalnızca onun namuslu ruhuna atfediyorum. Evet, sizinle hiç karşılaşmadık, ama eserleriniz aracılığı ile sizi en az sizin kadar iyi tanıyorum. Ve sizi bilmek, inanın beni size daha fazla bağlıyor.
Biricik ustam, umut dolu üstadım;
 
Şöyle diyordunuz ya, ‘‘ Gözleri kocaman çocuklar için değer, mücadeleye değer. Bir hayat pahasına da olsa değer. ’’ İşte, sizi hiç tanımayan bir insan bile sırf şu sözünüzü okuyarak, aslında bir bakıma hayat hikâyenizi okumuş gibi olur. Siz de tıpkı sizden önce yitip giden o güzel insanlar gibi kabuğunuza sığınmayıp, insanca ve onurluca bir hayatın peşinden koşarak, safınızı hep mazlumdan ve mağdurdan yana kullandınız. Şayet dönemin egemenlerinin gölgesi altına sığınsaydınız, usta yapıtlarınız sayesinde hiç olmadığı kadar rahat bir hayat sürdürebilir, ultra milyarder olabilir ve dünyanın her yerinden bolca ödüller alabilirdiniz. Ama o zaman da Yaşar Kemal olamazdınız. Siz, size en çok yakışan kararı verip, bir zorbanın gölgesi altında yaşamaktansa, onun kurşunları önünde namusluca ölmeyi tercih ettiniz. Yoksulluk, mahpusluk, yalnızlık ve sürgünle geçen onurlu gençlik çağınız, size maddi olanaklardan çok dünyada pek az yazarın sahip olabileceği müthiş kalabalıkta bir okur kitlesi kazandırdı. Siz başardınız üstadım. Siz ismi tarihin ak sayfalarından asla silinmeyecek ve milyonlarca insanın yüreğinde olmaya devam edecek bir insan olmayı başardınız. Bilirim, bundan rahatsız olursunuz, ama sizi, size anlatmak için ne kadar güzel sözcük bulsak azdır.
Bu mektubu artık hiç okuyamayacaksınız biliyorum, ama olsun. Aramızda olmasanız bile eserlerinizde yarattığınız ölümsüz kahramanlarınız hep yanımızda ve karanlığa karşı aydınlık savaşı vermek adına bize güç aşılamaya devam ediyor.
İyi ki gelip geçtiniz bu dünyadan ve siz ki bize, yalnızca bize aitsiniz. Türkçemizin büyük yazarısınız. Ne mutlu bize ki, sizi sizin dilinizden okuyan şanslı bir toplumuz…
 
24 Eylül 2016
İstanbul

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Üretici beyinlere yergide cömert övgüde cimri bir toplumuz biz, buna rağmen biri çıkıp haklı bir övgüde bulunduğunda çok mutlu oluyorum. Yaşar Kemal de benim saygı duyduğum, Nazım Hikmet Kültür Merkezinde Arif Damar adına düzenlenen doğum günü etkinliğinde kendisiyle beraber pek çok ustayı bir arada görebilmiş olmanın onurunu yaşayan biri olarak emeğinize sağlık diliyorum saygılarımla

Cemile Torun 
 25.09.2016 11:20
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 27
Toplam yorum
: 13
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 553
Kayıt tarihi
: 21.06.10
 
 

Edebiyat, edebiyat, edebiyat....  ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster