Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Şubat '15

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
643
 

Yaşar Kemal’in Türkçemize ve Kürtler'e mirası…

Yaşar Kemal’in Türkçemize ve Kürtler'e mirası…
 

"O güzel insanlar o güzel atlara binip gittiler."

Asıl adı, Kemal Sadık Göğçeli olan Yaşar Kemal, Türkçe yazan Kürt yazarlarımızdandı…

Osmaniye’nin Avşar nüfusunun yoğun olduğu bir bölgede, Hemitiye köyünde doğmuştur…

Bu köye Van’dan geldikleri, benim de okuduğum ve Yaşar Kemal’in yarı yaşamöyküsü niteliğinde olan Yağmurcuk Kuşu, Kale Kapısı, Kanın Sesi kitaplarından da anlaşılmaktadır…

Yaşar Kemal’in kitaplarını okumaya 14 yaşında başladım… İlerleyen süreç içinde de çoğu kitaplarını beğeni ile okudum… İçlerinde en beğendiğim kitabı “Binboğalar Efsanesi’dir”…Binboğalar efsanesi benim çocukluğumun geçtiği bölgeye ve topluluğa ait olduğu için kitapta bir ölçüde kendimi bulmuştum… Zaten Yaşar Kemal’de bu kitabı için en gerçekçi romanım demişti…

Yaşar Kemal,  Avşar ağıtlarını derlemekle, çeşitli röportajlarla başladığı yazarlık yaşamında, kırkın üzerinde dile çevrilmiş eserleriyle Türk Edebiyatının, Türk Dilinin en önemli yazarı olmuştur… Türk dilinin gerçek bir ustasıydı. Destanımsı, hikâyeci anlatımı folklorik bir tarzla okuyanlarını büyülüyor, okuyucusunu romanının içine katıyordu… Yaşar Kemal halk kültürünün bir ürünüydü, tüm gücünü de bundan alıyordu… Tüm bu özellikleriyle Nobel Edebiyat ödülünü, Orhan Pamuk’tan daha çok hak ediyordu…

Yaşar Kemal kendisini,”Kürt kökenli, Türk yazarıyım” diye tanımlardı… Yaşar Kemal, Türk Diline katkısıyla, Türkçemizi bir edebiyat dili haline getirmiştir.

Türkçemize bu kadar önemli katkı sağlayan yazarımızı, Kürtler açısından nasıl değerlendirmeliyiz… İşte burada biraz durup düşünmemiz gerekiyor…

Yarı yaşam öyküsü niteliğinden olan romanları Yağmurcuk Kuşu, Kale kapısı, Kanın sesi kitapları 1914 -1915 yılları arasında Van’dan Çukurova'ya bir göçün –kaçışın- öyküsü niteliğindedir… Bu kitaplarında Yaşar Kemal; Ermeni, Yezidi kıyımlarına önemli ölçüde yer vermektedir… Romanın kahramanı Salman da bu kıyımlardan kurtulan bir Yezidi’nin(Ezidi) çocuğudur… Yaşar Kemal’in bu romanlarından öğrendiğimize göre Van ve bu bölgeye yakın yerlerde dokuz Ermeni - Ezidi öldürenlerin cennete gideceğine dair bir inancı yerine getirmek isteyen Kürtler’in, Ermenileri- Ezidileri katlettikleri hatta romanda da geçtiği gibi sayıyı tamamlamak için bir Ermeni’nin peşi sıra Çukurova’ya kadar geldikleri de görülmektedir…

Yaşar Kemal’in bu tespitleri, Kürt siyasetçi Ahmet Türk'ün “Dedelerimizin elinde Ermeni ve Yezidi kanı var” sözleriyle de örtüşmektedir…

Tüm bunlar; Ermeni sorunlarını, Yezidi sorunlarını Kürtler’in üzerine yamamış gibi duruyor. Bu, ilerde Kürtler açısından sıkıntı yaratacağa benziyor...

Bu yönüyle baktığımız zaman, Kürt kökenli Türk yazarı Yaşar Kemal, Türkçemize çok güzel bir miras bırakırken, Kürtler açısından da sıkıntılı bir miras bırakmış oluyor...

Yine de tüm bunlara, bir romanın içinde yaşanmış olağan şeyler gözüyle bakmalıyız… Türkçemiz Yaşar Kemal ile daha güzelleşmiş, okuma isteğimiz Yaşar Kemal sayesinde daha çok artmıştır…

O her şeyden önce barış ve özgürlükten yana sevgi dolu bir insandı…

"O güzel insanlar o güzel atlara binip gittiler."

Onu çok özleyeceğiz…

 

 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Milliyet.com.tr sitesinden 178 kez görüntülenmiştir

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1379
Toplam yorum
: 1901
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1020
Kayıt tarihi
: 04.11.06
 
 

Emekli öğretmenim ve  emeklemeye devam ediyorum.  Emeklilik yaşamın sonu değil, yaşama yeni amaçl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster