Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Mayıs '11

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
335
 

Yaşasın 1 Mayıs

12 Eylül darbesinden sonra sessiz geçen yılların ardından, hatırladığım kadarıyla 1987, 1988’de İstanbul Taksim meydanında 1 Mayıs kutlamaları yapılmaya çalışıldı. Bu yıllarda 1 Mayıs alanı olarak kabul edilen Taksim Meydanı emekçilere kapalıydı. 

Sözünü ettiğim yıllarda ben de Taksim Meydanı’na çıkarak 1 Mayıs’ı kutlamaya çalıştım. Ancak, o zamanki konjonktür ve güçler dengesi uygun değildi. Güvenlik güçlerinin engellemesi sonucu Taksim Meydanı’na çıkamadım arkadaşlarımla birlikte. 

1989 1 Mayıs’ını gözaltında geçirdim. 

24 Nisan’dı. Okuldan arkadaşlarla birlikte, okulun bulunduğu mahallede 1 Mayıs’a katılım çalışmaları yapıyorduk. Gözaltına alındık iki arkadaş. Mahalle karakolunda yediğimiz ilk dayaktan sonra “Gayrettepe” dediğimiz işkence merkezine götürüldük. 10 gün kaldık Gayrettepe’de. Şimdi gülümseyerek hatırlıyorum ama o on gün boyunca bilinen bütün işkenceler uygulandı 19-20 yaşında olan ben ve arkadaşıma. 

Utanmadan ve sıkılmadan… 

On günlük gözaltıdan sonra kendimizi Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin savcı ve hakimlerinin karşısında bulduk. İşkence altında zorla imzalattırılan ifadelere dayanarak tutuklandık. 40 günlük tutukluluktan sonra ilk mahkemede tahliye olduk, ikinci mahkemede ise beraat ettik. 

2011 1 Mayıs’ından geriye bakınca, güvenlik güçlerinin 1 Mayıs kutlamalarına katılan işçi ve emekçilere müsamahalı davranmasına inanmak güç geliyor. Ama tarihe dikkat edince, 1989 yılı, 1990^dan sonra bir bir çöken sosyalist sistemlerin halen yaşadığı yıllardı. Yani sosyalizm, “sistem” için tehlike olmaya devam ediyordu. 1 Mayıs’ta emekçilerin uyanışı ve sisteme karşı örgütlenmesinin mihenk taşı olan bir gün olduğu için, güvenlik güçleri göz açtırmıyordu. 

Sosyalist sistem, 1990’larda çözülmeye başlayınca, 1 Mayıs kutlamaları giderek serbestleşmeye başladı. Ancak yine de1 Mayıs’ın tamamen serbestleşmesini görmek için epey beklememiz gerekecekti. Nihayet 2010 1 Mayıs’ında yapılan kitlesel kutlamalar, bu yıl yapılan kutlamaların önünü açtı. 

Başta Taksim Meydanı’ndaki kutlamalar olmak üzere tüm yurtta hiç bir olay olmaksızın gerçekleşti 1 Mayıs kutlamaları. Demek ki 1 Mayıs, Taksim’de kutlanılınca kıyamet kopmuyormuş. 

Emekçiler, ülkenin her köşesinde 1 Mayıs’ın anlamı ve önemine uygun bir şekilde kutlamaları gerçekleştirdiler. 

Ama 1 Mayıs kutlamalarına katılan işçi-emekçi sayısı halen 1980 öncesindeki kutlamalara katılan işçi-emekçi sayılarına ulaşmış değil. Üstelik 2011 yılındaki nüfusumuzla 1980 öncesi nüfusumuz arasında yarı yarıya fark olmasına rağmen. Bunun önemli bir nedeninin, ülkede yıllardır 1 Mayıs kutlamalarını emekçilere yasaklayan zihniyetin etkili olduğunu söyleyebiliriz. Ancak bunun yanında, “solsuzlaşan” bir ülke, örgütsüzleşen emekçiler, sendikalarından kopan ve yabancılaşan işçiler, geleceğine güvenle bakamayan insanlar ve gelecek tahayyülü dumura uğratılmış bir halkla karşı karşıyayız. 

Örgütlenmenin önündeki engeller ve seçim kanunlarındaki anti-demokratik uygulamalar sürmeye ve bu halk 12 Eylül Anayasasıyla yönetilmeye devam edildiği sürece de 

1 Mayıs kutlamalarını şanına yakışır bir şekilde, yasaksız, engelsiz ve görkemli olarak kutlamamız söz konusu olmayacak. 

İşçi ve emekçilerin 1 Mayıs birlik, mücadele ve dayanışma gününü kutluyorum. 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 159
Toplam yorum
: 69
Toplam mesaj
: 16
Ort. okunma sayısı
: 869
Kayıt tarihi
: 04.01.08
 
 

Gaziantep' te öğretmen olarak görev yapmaktayım. Son olarak Eğitim Yönetimi, Teftişi, Planlaması ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster