Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Temmuz '14

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
52
 

Yaşasın Bugün Cumartesi!/ Yetkin olmak!

Yaşasın Bugün Cumartesi!/ Yetkin olmak!
 

Merhabalar;

Oldukça yoğun bir hafta geçirdik. Güzel ve kötü olaylar hepimizi etkiledi. Bugün uzun zamandır yazmayı tasarladığım bir konuya değineceğim ben. O da yetkin olmak ile ilgili.

Bence yetkin olmak çooook çok önemli bir mevzudur. Eğer bir konuda yetkin değilseniz etkin olamazsınız mesela!

Ben emekli olana kadar kendimi fazlaca yetkin hissedemediğimi düşündüğüm halde, yetkin olmaya çabaladığım mesleğim resim öğretmenliğinde etkin olmaya çalıştım. Yetkinliğimden ziyade bu çabam takdir edilmese öğretmenliğimi sevemezdim.

Resim öğretmenliği; ülkemizde layıkıyla yerine getirilemeyen bir meslek bana göre..O yüzden yetkin olmak çok zor!

Ders saati, atölye eksikliği ve maddiyat yüzünden öğrencilerden verim almak güçleşiyor. Bu ders aslında, sanatı sevemeyen bu topluma neler kazandırır, kimsenin haberi yok! Yıllarca resim derslerine giren “yetkin olmayan” kişiler yüzünden bu ders aşağılanmıştır. Oysa ki en basitinden el becerisine sahip olan bir çocuk için kendine güven duygusu bu derste aşılanır.

El becerisi ise her meslekte lüzumlu bir konudur. Misal iyi bir cerrah neden iyidir? Çünkü operasyon sırasında kılı kırk yarmanın ve attığı dikişe varana kadar özenli olmanın bilincinde ve özgüvenlidir. En basitinden ameliyat sonrası vücudumuzda çarpık dikiş izleri istemeyiz. İşte bu yüzden bazı doktorların kapısında sıralar varken, diğerleri sinek avlar.

Sebebi o özgüvendir. Özgüveni sağlam kişiler mesleklerinde yetkin ve etkindir. Diğerleri için hayat çekilmezdir. Belki de çok olağanüstü işler yapabilecekken özgüveni olmadığı için mesleğinde yetkin olamaz ve başarısızlık böyle başlar.

Birkaç yıl önce Finlandiya gezisi yaptığımda, oradaki eğitim sistemini inceleme fırsatını yakalamıştım. Eğitimde dünya birincisi sayılan bu ülke el becerilerine çok fazla önem veriyor. Her gün ilk dört saatleri resim yapmak ve el becerilerini kuvvetlendirecek faaliyetle geçiyor. Akademik eğitim ise öğrencileri bunaltmadan ve sistemli ama daha az veriliyor. Hiç biri yarış atı gibi hızlı ve kuru ezbere dayalı bir eğitimden geçmiyor.  Bolca deney ve teknolojik kaynaklarla desteklenen eğitimlerinde ezber değil, anlamak var! Dolayısı ile kimse öğrendiğini bizdeki gibi bir sene sonra unutmuyor.

Bizde üniversite mezunu birine lisede öğretilen tarih, matematik bilgilerini sorsak, utana sıkıla “yaa biz bunları çok önceden öğrendik, şimdi nerden hatırlayım” der ve zaten hatırlamaz da!

Bu yüzden bizim eğitim sistemimiz özgüven eksikliği ile dopdolu bireyler yetiştiren ve yetkinliği olmayan bir sistemdir.

Bu yüzden dünyada “etkin” ülkeler arasına giremedik.

Şimdi alakasız olacak ama bana soruyorlar “millet bu Tayyip’te ne buluyor?” diye.. Kısaca özetleyim, onun  “van münit” diyerek İsrail’e kafa tuttuğunu zannediyorlar ve güven eksikliklerini doldurmaya çabalayan, ezik durmayan, höt zöt bir başbakanları olduğu için ona taparlar bile..

Çünkü hiç birinde, komşularına bile “van münit, bi daaa da sana gelmem” deme cesaretini sağlayacak özgüven yok! Ama bunu yapan bir başbakanları var. Oysa kendine güvenen bir halk olsaydık.  “ne oluyor bize?” diye sorma cesaretini her türlü gösterirdik.

Zengin parasını, aydın mertebesini, yazar köşesini, memur her türlü kısıtlı imkanını, halk yığınları ise kömür ve makarnasını kaybetmekten korktuğu ve sanata bu derece uzak ve yoz kaldığımız için karanlıklarda kalışımız değişmez ise, (güdümlü ama ezik gözükmeyen) başbakan olur size BAŞKAN!

Bugün İsrail dünyaya meydan okuyarak Filistin halkının canına okuyor. Kimseden çıt yok! Nerde Müslüman ülkeler, niye kimse, başbakanımız da dahil “HÖT” diyemiyor?

Çünkü özgüven yok! Kendi ülkelerinde bile hiç biri yetkin değil aslında.

İşte bu yüzden hiçbir Müslüman ülkesi Atatürk cumhuriyetinin etkinliğinde değil. Çünkü sanata ve eğitilmeye karşılar. Maşallah bizim etkinliğimiz 1938’den sonra sekteye uğratıldığı halde yine de iyi direniyoruz. Ve bu da sonlandırılmak üzere..  O yüzden DİREN TÜRKİYE! Sonuna kadar diren.

“Ne mutlu Türk’üm diyene!” diyerek bize özgüven aşılamaya çalışan atama saygıyla, mutlu ve umutlu hafta sonlarınız olsun! Sevgiler benim güzel ve herkesi kucaklayan çok değerli halkım.

Berrin Aksu

NOT: Yazıyı yayınlayacak olursanız yarın yayınlar mısınız? Sevgiler :)

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 168
Toplam yorum
: 262
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 474
Kayıt tarihi
: 18.12.10
 
 

Üniversite mezunuyum. Dekoratörüm. Yazmayı çok seviyorum. 200 kadar şiirim var. Sinema ve tiyatro..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster