Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Mayıs '20

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
58
 

Yaşasın bugün cumartesi

 
 
Bugün hiç içimden yazmak gelmiyordu. Bir başlayım, bakalım gerisi gelecek mi? Hafta sonu ev hapsi mi sıkıntılı yoksa yazmak mı sıkıntılı şu anda bilemiyorum. Dün bazı siyasi gelişmeler beni Oz cadısının erime sahnesini internette bulmaya itti. O sahneyi bulamadım ama anlatayım. Kötü cadının yok olurken "eriyorum" diye attığı çığlık gibi yaşadığımız bazı gelişmeler. Umarım ekonomistlerin dediği olur ve kapitalizm eriyerek son bulur. Sorun ülke çapında değil, dünya çapında değişmeli. Ben şahsen Tunceli Belediye Başkanı Fatih Mehmet Maçoğlu gibi kominist ve gerçekten halkını düşünen yöneticilere ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum. Kominist değiller ama başta Eskişehir sonra İstanbul ve Ankara Belediye Başkanları çalışmaları ile göğsümü kabartıyor. İstanbul'u çok seviyorum. Başkanımız Ekrem İmamoğlu'na güveniyorum. Bu saydığım insanların en önemli özelliği bana göre sakin yaradılışta ve asık yüzlü olmamalarıdır. Bağırıp çağırmadan, kimseyi azarlamadan işlerini yapıyorlar. Günler ne gösterir bilinmez ama umarım sakinlikleri daim olur. Serinkanlı ve pozitif olabilmek bu günlerde çok zor. Hepimizin bazen çileden çıktığı anlar olabiliyor. İşte bunları elinde sihirli bir değnek gibi sonlandırmak çok zor olabilir. Tüm yönetim kadrolarına olağanüstü güç, sonsuz iyi niyet ve yüreklerine sevgi diliyorum. Sağlık çalışanlarına şükranlarımızı unutmayalım. Biz evde otururken onlar yüksek bir gayretle çalışıyorlar. Bu arada evde oturmak bizi çileden çıkarmadan virüs canlısından biran önce kurtulabilmeyi çok istiyorum.
Judy Garland'ın unutulmaz filmi Oz Büyücüsü'ndeki unutulmaz son replik "Ev gibisi yok" gerçekten ama bu yaşadıklarımız biraz fazla oldu. Yazının başına koyduğum sahne ünlü ayakkabılarını vurma sahnesini içeriyor.
Film iyi ve kötünün çatışmasını tatlı bir dille anlatıyor. Tabii yönetmen ve oyuncular dışında tüm ekibin üzerine düşen görevi ustalıkla ve samimice yerine getirmesi sayesinde film unutulmaz oluyor. Tüm dileğim bu; iyi ve doğru olan, samimi ve içten olan kazansın. Çünkü bazen doğrular yanlış, yanlışlar doğru çıkabilir. Aydınlık bakış açısı odur ki; sadece doğru ve iyi olandan yana olur. Yoksa particilik yapmak gözlerdeki perdeyi kaldırmaz. Herkes sevgiden yana olursa negatif hiç bir şey kalmaz. Demir bile su gibi erir, tıpkı filmdeki cadının eriyip yok olması gibi kötü olan yok olabilir. Sihir ve büyü yok. Onun yerine sevgi ve umut dolu bekleyiş var. Zaman herşeyin ilacıdır. Sadece sevin ve sevildiğinize inanın. Başka da sözüm yok.
Mutlu hafta sonları.
Berrin Aksu
 
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 171
Toplam yorum
: 264
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 494
Kayıt tarihi
: 18.12.10
 
 

Üniversite mezunuyum. Dekoratörüm. Yazmayı çok seviyorum. 200 kadar şiirim var. Sinema ve tiyatro..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster