Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Mayıs '20

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
13
 

Yaşasın bugün cumartesi

 
Yaşasın Bugün Cumartesi
Bugün, bayram ve bahar temizliğini bir araya getirdik. Bahar derken; Mayıs, Mart gibi oldu. Kapıdan baktırıyor. Sabah laylaylom sokağa çıkıyorsun, akşam hırkalarla pencereden bakıyorsun. Her neyse kimse gelecek değil ya, biz yine de evde sıkı bir temizlik yaptık. Artık pencereleri bir daha da silmem. Yine yağmur yağdı ve camlar yine battı. Biraz daha böyle dursun. Canımızı sokakta bulmadık. Annem ve kızkardeşimle evde ne varsa attık. Sildik temizledik. Önce dağıttık. Bir sürü cephe açıp, tek tek kapattık. Keşke daha az eşya olsa! Tam anlamıyla minimalist yaşam beni çok çekiyor.
Daha az eşya, daha az karışıklık çünkü! Çocukluğumdan beri, banyodaki ıslaklık ve genel olarak dağınıklık beni hasta eder. Küçücüktüm, 7, 8 yaşlarında hem de; ya kolları sıvar, annem güne gider gitmez bütün bir odayı baştan aşağı siler, temizler, düzenlerdim ya da hasta olup yatağa yatardım. Gerçekten ama çok rahatsız olurdum. Annem pazar günleri bizi ve çamaşırları yıkayarak ortalığı duman ederdi. Oraya buraya yıkananların havlularını kuruması için asardı. Misafir odamız, o gün pazardan gelen meyve sebzelerle dolar, yıkanan çamaşırlar çabuk kurusun diye o odaya asılırdı. Bir şey alıp çıkacaksam gözlerimi kapatıp el yordamı ile hızla alıp, çıkardım. Ertesi gün o oda tekrar düzenine kavuşurdu. Ama o bir günlük dağınıklık beni paçavraya çevirirdi. Ders yapmamak için mızmızlanırdım. Zaten ben ev ödevi sevmezdim. Bu yüzden, öğretmen kaç kere sıra dayağı çekti hatırlamıyorum. Kah küme başkanı olduğum için kümemle birlikte, kah sınıf başkanı olduğum için sıra dayağına dizilir, dayağımızı yiyip, ağlayarak otururduk. Ödev yapmazdım ama dersi çok iyi takip ederdim. Defterim çok temiz ve kenarları daima süslü olurdu. Onlara özenirdim. Ödev düşmanlığından boş, süslü ve tertemiz sayfalar..
Kısaca ben düzen hastasıyım. Kahvaltıya oturmadan önce yatağım toplanmış olur. Hiç unutmadığım şeydir. Toplamazsam ve evde dağınıklık görürsem, gider içine tekrar yatarım. Hastalık, manyaklık, ne derseniz artık. Bütün enerjim sıfırlanıyor. Ya da tam tersi ölümüne işe girişiyorum.
Bayram sonrası kızıma gidip, tüm eski eşyalarımı atacağım ve bundan sonra az ve daha seçkin eşya, giysilerim olacak. O gardıropta 3 yıldır bakıştığım ama giymediğim ne varsa evden çıkacak. Fazla kap kacak ta gidecek. Az öz ve değerli şeylerim olacak. Kendimize değer veriyorsak bunu yapmalıyız. Kapitalist düzenin bize yaptığı "onu al, bunu da al" sapkınlığı evde on binlerce liralık atılacak eşya birikmesine sebep oldu. Biz neden bu eşya kalabalığında boğuluyoruz. Eşya biriktireceğime para biriktiririm mesela. Daha çok gezerim. Ne çok gezilecek yer var. Örnek ben italya için ölürüm. Ama hiç gidemedim. Koy sırt çantana iki üç eşya, çık git Berrin. En güzeli bu!
Hele bir dünya iyileşsin sıra ona da gelir elbet.
Yarın oruç tutanların Ramazan bayramı ama bir şey milli olduysa elbette hep beraber kutlarız. Adet böyle!
Hepinize iyi bayramlar dilerim. Sevgilerimle
Berrin Aksu
 
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 172
Toplam yorum
: 263
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 475
Kayıt tarihi
: 18.12.10
 
 

Üniversite mezunuyum. Dekoratörüm. Yazmayı çok seviyorum. 200 kadar şiirim var. Sinema ve tiyatro..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster