Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Aralık '13

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
529
 

Yaşasın kör oldum!

Yaşasın kör oldum!
 

Her yer karanlık, tek desteğim elimdeki baston. Yani aslında körüm. Görme engellilerin çok merak ettiğim ve dahil olmaktan inanılmaz korktuğum dünyasına “Karanlıkta diyalog” ile girdim.

Elime bastonu verdiler. Karanlığa doğru yürüdüğümde heyecanlı ve endişeliydim.

Görme engelli rehberimizin yanına duvarları sıkı sıkı tutarak ulaşabildim ancak.

Rehberimiz Yusuf’un yanına geldiğimde rahatladım, hatta kısa bir süre sonra görmediğimi bile unuttum, duvarları ellemeyi bırakarak sırf bastonumun yardımıyla yürüyebildim.

Gerçek hayatın bir kopyasının oluşturduğu gezide, sinemaya gittik, tramvaya, kayığa bindik. Parkta gezdik, deniz kenarında oturduk, trafikte karşıdan karşıya geçtik, markete gittik ve en sonunda kapkaranlık bir kafede kahvelerimizi içtik.

Kapkaranlık bir kafe!

Bu heyecanlı gezi bana görme engellilerin bizden çok daha derin bir dünyalarının olduğunu gösterdi. Sadece kelimelerle yapılan diyaloğun çok daha iyi bir iletişim imkanı sağladığını deneyimledim.

Tek veri karşındakinin ağzından çıkan kelimeler olduğu için ön yargısız tamamen fikre yönelik bir diyalog imkanı doğuyor. Etrafta hiçbir şeyi görmediğiniz için dikkatiniz dağılmıyor. Görme engelliler için, tek veri sözcükler olduğu için karşındakini mecburen çok çok iyi dinliyorlar. Bundan dolayı birbirleriyle, bizden çok daha iyi anlaşabiliyorlar. Mimiksiz, kıyafetsiz, saçsız, gözsüz, makyajsız tamamen salt beynin olduğu bir diyalog. Aslında sanal dünyadaki arkadaşlığın neden cazip olduğunu da daha iyi kavradım sanırım. Sanal dünyada hiç görmeden, sadece kelimeleriyle bir insanı tanıyorsun. Görüntü devreye girdiği an kelimelerin gücü zayıflıyor… İlişki de görüntüye göre ya devam ediyor ya da genellikle bitiyor…

Meyvelerı elleyerek, koklayarak seçtim, parkta çiçeklerin kokularının yanısıra dokularını hissettim, dinlediğim müzik her zamankinden daha çok etkiledi beni, Yeni Cami'nin duvarındaki şekilleri ilk kez farkettim...

Şahane bir muhabbet eşliğinde sıcak kahvemi hiç dökmeden içebildim, kapkaranlık kafede... Görme engelli oldukları için çok üzüldüğüm insanların ne kadar renkli bir hayatı olduğunu öğrendim.

 

Görme engelliler için gezmek, sanat, sosyal medya nedir?

Rehberimiz Yusuf 10 yaşındayken geçirdiği kaza sonucu görme engelli olmuş. Yusuf’a onların dünyasından merak ettiklerimi sordum… 

Sizin için seyahat etmek nedir?

Bizim için, uçak, otobüs, tren hepsi farklı bir deneyim oluyor. Hayatı ellerimiz ve kulaklarımızla algılıyoruz. Seyahatte de değişik sesler duymak farklı bir ortama girmek bizi de mutlu ediyor. Ben çoğu zaman gören bir arkadaşımla gidiyorum o bana anlatıyor, “Şurada deniz var, şurası orman vs…” gibi. Bara içmeye de gidiyorum. O ortamın sesi de çok hoş geliyor. İçkimi içiyorum.

Denizde nasıl yüzüyorsunuz?

Bir arkadaşımın eşliğinde denizde yüzebiliyorum. Tek başına yüzmem. Yönümü kaybetme olasılığım yüksek olduğundan tehlikeli.

Hangi sanatsal etkinliğe gidiyorsunuz?

Sergiye, müzeye hiç gitmiyorum çünkü eserler cam vitrinlerin ardında ya da ellemek yasak. Biz ellerimizle görebiliyoruz. Bugüne kadar İstanbul’da bizim rahat rahat elleyebileceğimiz hiçbir sergi olmadı. Mesela Anish Kapoor’un eserleri dünyanın her yerinde ellenebiliyor. Bizde yasaktı. Ondan dolayı ona bile gidemedim. Müzik benim için çok önemli. Ruhumu dinlendirmek için bol bol müzik dinerim. Sinema ise Boğaziçi üniversitesinde bir dernek var görme engelliler için seçtikleri filmlere anlatım ekliyorlar. Mesela film devam ederken müzik giriyor o sırada adam evden çıkıyor arabasına biniyor ama müzik olduğu için bunları biz duyamıyoruz ve birisi film esnasında bize o sahneleri anlatıyor. Tamamen körlerin anlayabileceği bir film henüz Türkiye’de çekilmedi. Ama dünyada örnekleri var.

Bazen de arkadaşımla gidiyorum sinemaya o anlatıyor film devam ederken.

Yeni insanlarla nasıl tanışıyorsunuz?

Çalıştığım işyerinde arkadaşlarım var. Bir de derneğimiz var. Oradan arkadaşlarım var. Normal birine göre yeni birileriyle tanışmam oldukça güç.

Sosyal medyayı takip ediyor musunuz?

Twitter, Facebook’ta varım. iphone’nun sesli okuma programı sayesinde her şeyi okuyabiliyorum. Önceden çok zordu gazete okumak mail yazıp okumak. Bir program vardı çok pahalıydı crack versiyonlarını bilgisayara yükleyip gazeteleri okuyorduk. Ama sık sık bozuluyordu yaptırması epey zaman alıyordu. iphone sayesinde artık her şeyi takip edebiliyoruz.

Biz daha çok fotoğraflara bakmaya giriyoruz. Facebook sizin için ne?

Ben yazıları okuyorum. Çektiğim fotoğrafları paylaşıyorum. Bir seferinde herkesin görme engelli olduğu bir geziye gitmiştim. Bir kişi vardı görme engelli olmayan. Onun yönlendirmesiyle fotoğraf çektim. Herkese diyormuş bu fotoğrafları kör çekti inanmıyorlarmış. Arkadaşlarımın beğendiği fotoğrafların bazılarını espri olsun diye ben de beğeniyorum.  Çektiğim fotoğrafları görmesem de fotoğraf çekmeyi seviyorum.

Otobüste durakları nasıl biliyorsunuz?

Artık çoğu otobüste sesli uyarı sistemi var. Bazen yanlış söyleyebiliyor o kayıt. Ama ben gittiğim istikameti ezbere bildiğim için durağa geldiğimi de tahmin edebiliyorum.

Sık sık birbirimize çarptık, sizde insanlara çarpıyor musunuz yolda yürürken?

Evet çarpıyoruz. Bizi en çok zorlayan şey kaldırımın ortasında durarak konuşan insanlar. Keşke kaldırım ortası yerine kenarında dursalar, biz de çarpmasak.

Görme engelliye nasıl yardımcı olabiliriz?

Yol sorduğumuz kişinin koluna girmemiz gerekiyor. O bizim kolumuza girmemeli. O kişi bizden bir adım önce yürümeli. Bir adım önde yürüyünce bize basamakları söylemesine bile gerek yok. Bastonla biz 1 adım geriden geldiğimiz için anlayabiliriz.

Karanlıkta insanın yaratıcılığının arttığını gördüm, çok derin bir dünyanız varmış. Hangi işleri yapıyorsunuz?

Aslında yaratıcılık gerektiren işlerde çok başarılı olabiliriz ama maalesef bizi kullanmıyorlar. Genelde telefonlara bakma işi veriliyor maalesef. Bu kafede görme engelli arkadaşımız çalışıyor. Kimsenin yardımı olmadan bir kafeyi yönetebiliriz ama maalesef böyle bir kafe yok. Galata’da bir lokanta var. Paraların kaç lira olduğunu özel bir cetvelimiz var ondan ölçerek anlayabiliyoruz. Yani aslında, kasada durmak dahil birçok işte çalışabiliriz.

NEVİN DONAT

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 55
Toplam yorum
: 47
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 1222
Kayıt tarihi
: 24.11.11
 
 

Gazeteci ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster