Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Nisan '09

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
385
 

Yaşım ile konumlanacaksın: 40 + 1

Yaşım ile konumlanacaksın:  40 + 1
 

Daha önceki yıllarda yaptığım gibi geçen yıl da tam bugünü düşünmüştüm. Yaşamın akıcılığı içerisinde benim için açıkça belirgin olan bu anın konumunda, dünyanın uzaydaki yeri kendi sayacımın başlangıcı oluyor. Dünya, o konuma ulaştığında sayaç bir atıyor. Bugün Dünya’nın, benim için daha önce 40 kere yaptığı o eylemi, güneşin etrafında üşenmeden dönerek bir kez daha yaptığını biliyorum; üstelik yetmezmiş gibi kendi etrafında da 365 kez dönmüştür. Farkındasınız sanırım.

Bugün 40+1 oldum (1). Bu sonuca katkı sağlayan tüm fenomenlere sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum ve gelecek yılda da aynısı yapacaklarını umuyorum. Şu anın zamanında dünya, benim için belirlenmiş o konumu usulca geçti bile ve tüm parıltısıyla güneşin etrafında dönmeye devam ediyor. 40+2’ye doğru yol alıyor.

"Gençsin ve yaşam uzun, harcayacak vaktin var bugün,
Ve bir gün bakmışsın, on yılı bırakmışsın ardında
Kimse söylemez sana koşacağın zamanı, başlama işaretini kaçırmışsın
Ve koşarsın koşarsın güneşi yakalamak için ama güneş batmakta
Ve dolanmakta sana tekrar görünmek için
Güneş aynı güneş aslında ama sen daha yaşlısın artık
Nefesin daha az ve bir gün daha yakınsın ölüme” (2)

Yaşlanma olgusunu, yaşamın bir gereği ve gerçeği olarak görüyorum ve onu düşünürken kırılgan bir sevinç de yaşıyorum. Neyi hissetmem ve nasıl düşünmem gerektiğine tam karar veremiyorum. Bir an, kıvamı koyu, yağlı, yapışkan bir sıvının ıslak ve kaygan ürpertisini hissediyorum, bir an sonra ılık bir meltemin kahkaha dolu sıcaklığı ile gülümsüyorum. Sıkışmış bir durumda gözlerimi kısarken, aniden kendimi zengin bir sofranın asil bir konuğuymuş gibi hissedebiliyorum. Ne de olsa 41 yıl yaşamışım.

Kaygılanmayın! Her varlığın kendi varoluş olgusunda yaşanan bir süre gelişimin diyalektik sonucudur bu sonuç. Sonradan gelenlerin, gelecek olanların ve yeni yetişenlerin alması gerektiği konumlarına yer açmak gerekiyor. Doğanın, yaşamın ve tüm var oluşların kendi yaşamını sürdürmesi adına, yaşamın kendi akıcılığı içerisinde var olan ortak bir tavrın etkisi uygulanıyor.

Yaşamda konumlanacak her varlık, bir anda kendi gözlerini açıyor olurken, başka birileri kendi konumlarında kendi gözlerini kısmak veya kapatmak zorunda kalıyor. Sonuçta, ilk anda bizlere sunulan ve bize özel olan o parıltılı konumumuzu, bizden sonra gelenlere de sunmak zorundayız. Var olan ile yok olan arasındaki dengenin eşiği, yok olacak olanın bırakacağı zenginlik ve uygarlık ile yükselebilecektir.

İnsan uygarlığına baktığımda tüm olumsuzluklara karşın bu sürecin evrimsel bir çevrimle gerçekleştiğine inanıyorum. Her yaş artışı bu çevrime etki eden bir katkının yaşanmış sonucu olacaktır.


-
Görsel : The Ship, 1943, Salvador Dali
(1) : 09.04.1968
(2) : Time, The Dark Side of The Moon, 1975, Pink Floyd
"You're young and life is long and there is time to kill today
And then one day you find, ten years have got behind you
No one told you when to run, you missed the starting gun
And you run and you run to catch up with the sun, but it's sinking
And racing around to come up behind you again
The sun is the same in the relative way, but you're older
Shorter of breath and one day closer to death"

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 136
Toplam yorum
: 414
Toplam mesaj
: 97
Ort. okunma sayısı
: 1467
Kayıt tarihi
: 16.02.07
 
 

Yaşam ışığını 1968 yılında Bafra’da gördü. İnşaat Mühendisi ve aynı sektörde yazılım geliştiren bir ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster