Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Şubat '18

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
141
 

Yaşın Giderek Anlamını Yitirdiği Bir Dönemdeyiz.

Yaşın Giderek Anlamını Yitirdiği Bir Dönemdeyiz.
 

Bu yazıyı hazırlarken kendimi çok mutlu hissettim.

Bir gün öncesine göre kendimi daha genç hatta hayata yeni atanmış gibi hissettim.

Evet kırkımı biraz geçmiştim geçmesine ama hayat, özellikle iş hayatı benim için yeni başlıyor. Önümüzde üretip zevkle çalışacağımız en az 30 yıl uzanıyor.

Dünya Sağlık Örgütü'nün 2017 yılı sonunda açıkladığı yaş dilimi listesi'ne göre,

0-17 yaş arası: ERGEN
18-65 yaş arası: GENÇ
66-79 yaş arası: ORTA YAŞ
80-99 yaş arası: YAŞLI

Ömürlerimiz artık daha uzun, aile kurmak, çocuk doğurmak için acele etmiyoruz, emekli olmuyoruz. Bundan da önemlisi, kendimizi daha sağlıklı, fit ve enerjik hissetme hali de, her geçen gün yaşla olan bağını koparıyor.

Hissettiğiniz kadar gençsiniz, yüreğinizde gençsiniz ...

Bazı Sosyloglar bu yeni düzeni, flat-age society (Yassı toplum)  Yaşın hükmünü yitirdiği bir toplum olarak tanımlanıyor.

Bende artık gençlik takıntısını bir taraf bırakıp, bu yeni yaşsızlık akımını araştırmaya ve açıkçası, öğrenmeye çalışıyorum...

Uzayan hayatlar için yeni bir model öneriyoruz. Bu kez gençler daha çok geziyor, yaşlılar daha çok çalışıyor. Herkes her yaşta okula gidiyor. Üretiyor, seyahat ediyor. Stanford Üniversitesi Uzun Yaşam Merkezi'nin kurucu direktörü Profesör Laura Carstensen, Uzayan ömürle beraber değişen yeni yaşam şeklini, "Voga" dergisine verdiği röportajında anlatmış.  "Bir tiyatro oyunu düşünün, 60 dakikaya göre yazılmış siz de oynuyorsunuz. Sonra diyorlar ki, sürenizi yarım saat uzattık, artık 90 dakika oynayacaksınız. Ne yaparsınız? Metinde hiçbir değişiklik yapmadan oynayıp, son yarım saat seyirciyle karşılıklı bakışmazsınız, değil mi? Oyuncu yeniden yazar, en azından elden geçirir, belki bölümleri kendi içinde uzatır, derinleştirirsiniz. Ancak bu şekilde ortaya yeniden anlamlı bir oyun çıkarırsınız."

Hayatı bir tiyatro oyununa benzetiyor. Bu konuda onlarca makale yazan, profesör, son on yıldır araştırmalarını,ve uzayan insanoğlu ömrü ve bunun sonuçları üzerinde yoğunlaşıyor.

Profesör Carsensen'a göre, mezuniyet, iş hayatına atılma, evlilik, çocuk yetiştirme, kariyer yapma, emeklilik gibi dönüm noktalarının yeniden düzenlememiz gerektiğinin belirtiyor. "Çünkü şimdiki sistem iki büyük hantikapı var; Birincisi, gençlik öğrencilikle, yetişkin hayatlarımız çalışmakla, çocuk yetiştirmekle geçiyor. Emeklilik hayatımız ise dinlenmekle geçiyor. Ve buda kuşaklar arasında büyük kopukluk yaratıyor. İkincisi, Öğrencilik bitip çalışmaya başladıktan emekli olana kadar geçen zamanda kendimizi çok yıparıyoruz. Emekli olunca bu yoğun tempoya bir anda veda ediyoruz. Ve fazlasıyla bir boşluğa düşüyoruz. "Peki ne yapmak gerekiyor?

Laura Carstensen, A Long Bright Future (Uzun Parlak Bir Gelecek) adlı kitabında, "Şu an sürdürülen sistem, bundan yüz sene öncesi için uygundu. Öğrenciliği bitiriyor, hemen işe başlıyor, nefes almadan ailemize bakıyoruz. Ve emekliliği görmeden hayata veda ediyorduk, çünkü ortalama ömür 50 yıldı. Bugün çalışma hayatının yükünü 25-45 yaş aralığından alıp bütün ömre, özellikle daha ileri yaşlara dağıtmalıyız çünkü yeteri kadar vaktimiz var. Günümüzde, acele etmek şöyle dursun, hayatın hızına inat ağırdan almamızı öneriyor. mesela okuldan mezun olduktan sonra hemen işe atılmadan, part time çalışıp kendimizi tanımamız, daha çok ne istiyor-uza odaklanmamıza, seyahat etmemize ve süreyi uzatarak 40 lı yaşlara doğru daha konsantre olacağımızdan bahsediyor. "Doğrusu ilerleyen yaşlarda verimliliğin düştüğü varsayımı, toplumun ön yargısından başka bir şey değil. Kendini güncelleyen ve sağlığı el veren herkes yetmiş yaşına kadar rahatlıkla çalışabilir. Hatta düşünülenin aksine yaşla gelen avantajlar da var.

Hangi, ülkede yaşadığınız fark etmiyor. Ortalama ömür her 5 yılda en az 1 yıl uzuyor. Bu durumda da size “kendinize iyi bakmanız” dışında bir seçenek kalmıyor. Çünkü kendinize iyi de baksanız, kötü de baksanız ömrünüz eskisinden uzun olacak, “orta yaş” ve “yaşlılık” döneminde geçirdiğiniz süre uzayacak.

Bu kesin!

Peki siz o dönemde “nasıl biri olacaksınız?"

 

Tuanna Güzel bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 17
Toplam yorum
: 9
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 206
Kayıt tarihi
: 09.01.18
 
 

  Yönetici kadrosunda çalışıyorum.Kitap okumayı, film izlemeyi, yazı yazmayı seviyorum. bir erkek..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster