Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Carolina Isolabella Özgün

http://blog.milliyet.com.tr/carolinaozgun

16 Ocak '07

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
Okunma Sayısı
625
 

Yaşlanan zamana

Yaşlanan zamana
 

Her şeyin bir sonu vardır değil mi?

Başladığı gibi biter, hatta bittiği gibi de başlar...

Sanki bu da öyle bir döngüdür gider…

Tıpkı hayat gibi…

Masal gibi….

Sevda gibi…

Arayış gibi…

İlkler ve ilk zamanlar en değerli anlardır, sebepler yaratılır, süsler donanır, giz merak uyandırır, arayış sorgulattırır, ilgi çiçek açtırır…

Sonra yavaşça alışılmaya başlanır, zaman tanımayı getirir, başa çıkmayı, anlamayı ve kabullenmeyi. İşte az da olsa dönüşüm gerçekleşmektedir. Önceleri çok ilginç olan, zamanla sıradanlaşmaya başlar, olağan olur, tanınır ve durağanlaşır. Daha da zaman aşımına uğradığında artık her köşesi bilindiğinde, anlaşıldığında ve istenen noktaya geldiğinde de sonlara gelinir…

İnsanın bu bitmez döngüsü hayattaki her alanda böyle sürer gider. O halde asıl arayış nedir, asıl istenen, beklenen ve hep bir kapalı kapı ardında kalan? Aşk, iş, para, pul, itibar, akıl, kültür yaşa dur. Peki ya sonra, dahası nedir? Nerdedir? Nasıldır ve kimdendir?

Her yaşanan bir olay, her yaşanan bir tecrübe, her yaşanan bir olgunluk getirir ve sonrasında çalınmış masumiyet, kör olmuş saflık, darbe almış iyi niyet ama yorulmamış sevgi işler.

Yüklenen anlamlar, gösterilen özenler, ilgi besleten sebepler bir bir uzaklaşır, kendini zamanın değişimine ve dönüşümüne bırakır. O halde belki de her şey bir doygunluk noktası için, doygunluğu tatıp başka bir evrede var olabilmek için. Sonsuz veya sınırsız sessizliğin sakinliğinde var olabilmek için, ya da yoklukta tekrar var edebilme için.

Öyle ya da böyle, zaman olan yerde devinim var, eskimek var, değişmek var, dönüşmek var. Onun olmayı sürdürdüğü yerde gelişim var ve aynı zamanda bir itilim var. Var da var, dur durak olmadan hep var, tüketim var, üretim var ve atılım var. Yap, oluştur ve at… Yarat, geliştir ve unut… Sev, besle ve yok et… Kaç kere ve kaç kere daha…Kaç sefer ve kaç sefer daha…

Ey zaman durduğun anlarda kal, tekrar başladığında beni de yanın al, bir o bir bu derken say, an be an sadece davran…Yine bana değdiğinde bırak ve beni de sal…Ya tam al ve bırak, ya sal ve özgür bırak... Her dönüş bir hayal daha bana, her gerçek bir sanal daha aslıma, her aslıma dönüşüm yeni bir yaratım ruhuma…Usanmadın, bıkmadın sonlarıma…

15 Ocak 07

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Her son yeni bir başlangıç değil midir hayatta, önemli olan sizin de daha önce bloglarınızda okuduğum ve uygulamaya çalıştığım an'ı yaşamak değil midir önemli ve anlamlı olan. Geçmiş ve gelecek an'da iken önemini, itibarını yitirirken aslolan an'ı doyasıya yaşamak ve çevremize içimizdeki ışığı yansıtmak değil midir. Her zaman zevkle okuduğum ve anlamını kavramak için en az 2 kez tekrarladığım yazılarınız için teşekkürler... saygı ve sevgiyle

drgayemm 
 16.01.2007 14:10
Cevap :
Sevgili Dost, Ne kadar da zarifsiniz, an'ı hatılatırken... Doğru onda kalındığında her şey tek ve bir oluyor... Zamana girince ise bu yazımdaki gibi, değişiyor ve farklılaşıyor... Bana verdiğiniz sevgi ve değer için de teşekkür ederim... Sevgimle:))  16.01.2007 14:35
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 144
Toplam yorum
: 375
Toplam mesaj
: 51
Ort. okunma sayısı
: 634
Kayıt tarihi
: 21.09.06
 
 

İstanbul'da yaşayan bir levantenim, yeni özler, sözler, gözler tanımayı, farklı bakış açılarını p..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster