Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Aralık '12

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
599
 

Yaşlandıkça gençleşebilmek

Yaşlandıkça gençleşebilmek
 

Gençlik bir hayat devresi değil, bir akıl halidir.

Yıllar cildi buruşturabilir, ancak heyecanların bitişiyle ruh buruşur.

İnsan,kendine olan  güveni kadar genç, kuşkusu kadar yaşlı,

Cesareti kadar genç, korkuları kadar yaşlı,

Umudu kadar kadar genç, bezginliği kadar yaşlıdır.

Hiç kimse fazla yaşamış olmakla yaşlanmaz.

İnsanları yaşlandıran, ideallerinin bitmesidir.

Kalbi sevdikçe, neşe duydukça, güzellikleri fark ettikçe, beyni yeni birşeyler keşfettikçe, herkes gençtir.

İnsanlar yaşadıkça yaşlandıklarını sanırlar, oysa yaşamadıkça yaşlanırlar.

İnsan, yaşlı olmaya karar verdiği gün yaşlanır.

 

W.E.Gladstone

 

Bu sözler  benim;

 

En büyük gücüm ölmeden ölmemeye olan inancımdır.

Asla pes etmem. Hayattan asla

 

Söylemimle  tamamiyle çakışıyor. Yaşamak ve yaşlanmak arasındaki temel fark hayattan zevk almak, dolu dolu yaşamak ve günü geldiğinde arkada iz bırakmak olmalı.

 

 

Kimya biliminin dehası Lavoisier' in asıl eğitimi hukuktu. Kendisi Paris Barosu''na kayıtlı bir avukattı. Bilimsel gözlem ve yorum üzerine yaptığı konuşmaları nedeniyle bütün dünyada ün kazanmıştı.

 

Kimya bilimini reddeden yobazları gösterip;

 

"Bu kelleler hiçbir şeye yaramaz" dediği için tutuklandı. Aynı gün yargılanıp, giyotinle ölüme mahkum edildi.

 

Lavoisier  matematikçi Lagrange' i çağırdı ve;

 

"kafam sepete düştüğünde gözlerime bak. Eğer iki kere göz kırparsam  insanın

kafası kesildikten sonra bir süre daha beyin düşünmeye devam etmektedir" dedi

 

Lavoisier' in kafası kesildi, sepete düştü ve gülerek iki kere göz kırptı.

 

Bunun üzerine matematikçi Lagrange şöyle dedi;

 

" Lavoisier' in son saniyedeki ispat arayışı, bilimselliğin yüzyıllar sürecek meşalesidir.

Ama o yobaz kafalar asırlarca karanlıkta sürünecekler, insanlığı da süründürecekler ’’

 

Doğruya, güzele olan inanç hiç eksilmeden devam etmeli.

 

Dolu dolu yaşamda bir olumsuz yan var.

 

Çok şey görüp bilirseniz bu seferde egolarınız fazlalaşıyor. Hele hele yaş ilerlemeye başlayınca egolar daha da artıyor.

 

Konumunuz ile durumunuz tam örtüşmüyor bu durum sizi mutsuz yapıyor.

 

Örneğin senelerin Bülent’i.

 

İstisna yetenek , süper ses ,karizma , tecrübe ancak gerek kendinden gerekse sektörden kaynaklı olumsuzluklar nedeniyle eskisi kadar popüler değil. Artık para kazanmak için jüri üyeliği yapıyor  gündemde yer alabilmek için abartılı ilişkiler veya etçilerin peşinde.

 Amaç belli ‘’ Ben daha ölmedim’’ diyebilmek.

Egolar yüksek.

Gerçekten güncelsen, gerçekten kaliteliysen ilerlemiş yaşına ve abartılı yaşamına rağmen ayakta kalmayı becerebilirsin.

Neticede antika olmak meziyet,  modası  geçmek ise hezimet olarak algılanabilir.

Ben tercihimi şair Celal Sahir’den yana kullanacağım.

 

 

Başımla gönlümü edemedim eş

 

Biri yüz yaşında biri yirmi beş

 

Başım dedi dinlen,gönlüm dedi koş

 

Başım dedi durul, gönlüm dedi çoş !

 

 

 

 

 

  

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Baş ile gönülü ortak noktalarda buluşturmalı desem? Başarılar dilerim.

Şennur Köseli 
 05.12.2012 12:50
Cevap :
İyi dilekleriniz için teşekkür ederim. Baş ile gönülü bir yerde buluşturmak sanat ister , emek ister.Başarabilene ne mutlu  10.12.2012 14:14
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 43
Toplam yorum
: 4
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 224
Kayıt tarihi
: 21.11.12
 
 

Mühendisim. Spor, müzik, yemek, yazmak özel zevklerimdir. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster