Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Ekim '07

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
401
 

Yaşlanıyoruz galiba

Yaşlanıyoruz galiba
 

Şimdi ne demek bu, gibi bir soru aklınıza gelebilir. Ben de çok fazla gevezelik etmeden açıklayayım. Evet yaşlanıyoruz galiba, hatta galiba değil kesinlikle yaşlanıyoruz. Bu yaşlanmayı bir fiziki değişme ya da cildimizin kırışması v.b. gibi algılamayın sakın. Bugün takvime takıldı gözüm. Doğduğum zaman ki yılı hayalettim birden. Ne de çok geçmiş üzerinden. Düşününce şöyle bir geriye bakıp neler var içerisinde o yılların neler. Zaman dediğimiz şey o kadar hızlı ilerliyo ki ben inanın arkasından yetişemiyorum. Bilmiyorum siz yetişebiliyo musunuz.?Yaşlanıyoruz evet. Oturup saate baktığımız da sadece bir dakika ya da bir saniye geçtikten sonra onu geri getirebilme imkanını kaybediyoruz. Geçen o vakit ise bizim saate bakarak geçen zaman dilimi saate bakarak geçirdiğimiz oluyor. İşte hayatta böyle akıp gidiyor. Biz sadece seyrediyoruz. Dışardan seyrediyoruz. Zaman akıp gidiyor biz seyrederken. Bir tren misali bindiğimiz istasyondan hareket edip de başka bir istasyonda durakladığında şöyle dönüp geriye bakarız. Nerden başladık nereye geldik diye. Gittiğimiz bir istasyon olduğu belli çünkü bir tren meçhulden gelip meçhule doğru gitmez. Son durakta inmeden yolculuğumuzun içini doldurmalıyız. Manzaranın keyfine vararak bazen, bazen yol arkadaşlarımızla muhabbetle bazen kendi iç sesimizi dinleyerek bazen Yaradana ibadetle hayatın içini doldurmalıyız. Bizi neşelendiren bir müzik parçasını dinlerken aldığımız keyfi hayatı dinleyerekte almalıyız. Gittiğimiz istasyona elimiz boş varmayalım. Geriye dönüp baktığımız da içi boş keyifsiz sevgisiz ya da hatırlamak istemediğimiz şeylerle karşılaşmayalım. Yaşadığımız her şey bizim bir parçamız olsun.Hatalardan ders çıkarmalı doğruluklara doğru ilerlemeliyiz.Her geçen saniye biraz daha yaşlandığımız şu dünya da geçen her anın değerini bilelim ve boş boş geçirmeyelim. İnanın ki kimse getiremedi geçen zamanı geriye. Yaptığımız şeylerden pişmanlık duymadan bir daha düşünelim. Ben bugüne kadar hep yapamadıklarımdansa yaptıklarımdan dolayı pişman olmayı yeğlerim felsefesiyle yaşıyordum. Ama anladım ki artık değiştirmenin vakti gelmiş. Evet yaptığım şeyin doğru olduğuna inanıyorsam yaparım ama ortadaysam yapmamayı yeğlerim. Geçen her saniyenin ve verdiğim her kararın beni nasıl etkileyeceğini düşünürüm. Arkadaşlarlar vardığımız istasyonda geldiğimiz yeri sevmek orda çoşkuyla karşılanmak istiyorsak yolculukta geçen her zamanın kıymetini bilelim. İş işten geçince çok üzülmeden hem de hemen şimdi. Sağlıcakla kalın.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İlk önce MB ailesine HOŞGELDİNİZ çok önemli bir konuya değinmişsiniz, bende 30 yaşıma girdim ama bir türlü kabul edemiyorum 30 olduğumu, 2' ler bitti 3' ler başladı hayır olamaz ben 30 yaşıma alışıncaya kadar 40 olucam :)) aslında her yaşın ayrı bir güzelliği var yaşadığımız her anın kıymetini bilmeliyiz her an her saniye başımıza ne gelecek bilemiyoruz. SEVGİLERİMLE....

Mavi Ruh 
 05.10.2007 16:46
Cevap :
Hoşbulduk yazımı okuyup yorum yazdığınız için teşekkür ederim.Sizde ilk yorum yazanım olarak unutmayacağım.Evet hepimiz öyleyiz tüketiyoruz zamanı.Tüketim toplumunun en büyük özelliklerinden biri de zamanı gereksiz savurganlıklarla heba etmektir.Sonra çok üzülücez galiba.Saygılarımla.  08.10.2007 23:49
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 3
Toplam yorum
: 2
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 836
Kayıt tarihi
: 03.08.07
 
 

Merhaba üniversite öğrencisiyim. Az kaldı biticek inşallah 1 yıl sonra. Diğer şeyler de sıradan şeyl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster