Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Kasım '17

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
151
 

Yaşlı Ceviz Ağacı

Yaşlı Ceviz Ağacı
 

Kaman İlçesinde Viran Bir Bahçedeki Ceviz Ağacı


Kaç yaşında bilmiyorum ama, yaşlı ve beli bükülmüş bu ceviz ağacının mutlaka bir hayat hikayesi olmalı. Belki merak edeceksiniz, bu yaşlı ceviz ağacı kimin bahçesinde diye? Bence kimin bahçesinde olduğundan daha çok bakımsızlıktan ve ilgisizlikten beli bükülmüş bu yaşlı ceviz ağacına sormak gerekir, "Bu kadar erken, sen bu hale nasıl geldin?" diye.

 

İşte tüm canlı varlıklar, bu ceviz ağacı gibidir. Eğer onlara karşı ilgisiz, sevgisiz ve kayıtsız olursanız onlar da böyle erkenden yaşlanır ve çöker giderler. Fotoğraf karesinin üzerine çift tıklayarak fotoğrafı orijinal çözünürlüğüne getirirseniz bu yaşlı ceviz ağacını daha yakından inceleme ve tanıma fırsatı bulursunuz.

 

Cevizin Kaman için ne demek ve nasıl kıymetli bir meyve olduğuna ve ceviz ağaçlarının korunması ile ilgili yasaya değinmeden, sadece bu ağacın hikayesini dinlemek için fotoğraf karesini okumaya başlayalım. Bu arada rahmetli Cem Karaca'nın bir de ceviz ağacı ile ilgili "Ben Bir Ceviz Ağacıyım Gülhane Parkında" isimli bu güzel şarkısını hatırlatmadan geçmek istemiyorum. Bu şarkıyı hiç dinlememiş olup, merak edenlere öneririm, mutlaka en azından bir kere dinlesinler.

 

Ben de bir zamanlar sizin gibi genç ve her sene dolu dolu meyve veren bir ceviz ağacıydım. Sahibim aşılarımı yaptırır, kuruyan dallarımı keser ve beni sulardı. Ben de hayat bulduğum bu yerin dört bir tarafına ceviz dolu dallarımı uzatırdım. Geceleri yıldızların ve ayın ışığı altında uyumayı, bahar yağmurları ile yıkanmayı ve rüzgarla sohbet etmeyi çok severdim. Baharla birlikte diğer ağaçlar gibi ben de uyanmakla birlikte dallarımdaki tomurcuklarımı patlatır, yaprağa ve ardından da çiçeklere dururdum. Eğer soğuk alıp üşütmezsem, sahibim de aşılarımı yaptırırsa o sene o kadar çok cevizim olurdu ki, ben de sahibim de çok mutlu olurduk.

 

Yıllarca ben de sahibim de çok mutlu ve güzel günler yaşadık. Günler haftaları, haftalar ayları, ve aylar yılları kovaladı durdu. Ne zaman ki sahibim öldü, onun yokluğuna dayanamadığım gibi; evin diğer aile fertleri bana ne ilgi, ne sevgi ve ne de şefkat gösterdiler. Sahibimi kaybetmemin üzüntüsünden ve bakımsızlıktan gövdem ve dallarım kurudu, belim çöktü. Her ne kadar bahar aylarında, ben de diğer ağaçlar gibi uyansam, dallarımda yapraklarım ve çiçeklerim açsa da hiç bir şey eskisi gibi olmuyordu. Bakımsızlıktan ve ilgisizlikten dolayı gövdem ve dallarım kuruyor meyveye duran tek tük cevizlerim de kurtlanarak çürüyordu.

 

Artık tamamen kökümden kesilerek, sobalarda ya da fırınlarda odun olarak yakılacağım kaçınılmaz sonu beklemekten başka yapacak bir şey kalmamıştı. Bir gün bu acı sonun kapıma dayanacağını bilmenin verdiği keder ve üzüntünün bir an önce son bulmasını istiyordum.

 

Acaba bizler de dar-ı bekada tekrar hayat bulacak mıyız diye merak edip dururken, beklenen o gün geldi ve çattı. Benimle birlikte diğer tek tük çalı ve ağaçları da kestiler ve odun olmak üzere birine verdiler. Artık ben de diğer ölen canlılar gibi ölümün acısını tattıktan sonra, hesap günü tekrar hayat bulmak üzere berzah alemine doğru yola çıkarıldığımı görünce ne kadar sevindiğimi anlatamam. Çünkü, yaşamım boyunca birlikte olduğum her şeyle benim de bir hukukum vardı. Dehr-i alemde uğradığım haksızlıklar sonucu, mağduriyetimin giderilmesi adına; haklarımın iade edileceğini bilmek kadar, beni mutlu eden daha güzel ne olabilirdi ki?

 

Recep Altun, 13.11.2017, Ankara

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Nasıl yani ceviz ağacı da mı öbür tarafta hesaba çekilecek?

Kerim Korkut 
 30.12.2017 20:35
Cevap :
Merhabalar Kerim Korkut, Hoş Geldiniz. Blog sayfama yapmış olduğunuz ziyarete ve değerli yorumunuza çok teşekkür ederim. Aslında neden olmasın. O da bir canlı ve bir hukuku var. Ama ben orada ahiret hayatına olan inancımızı vurgulamak ve kimsenin yaptığı haksızlık ve kötülüklerin asla yanına kar kalmayacağını hatırlatmak için öylesine bir kurgu yapmıştım. Selam ve dualarımla birlikte mutlu yıllar dilerim.  31.12.2017 19:21
 

İlgi, bilgi, sevgi, merhamet ve saygıya her canın çok ihtiyacı var. Bir ağacın öyküsü kurgusu ve duygusuyla ne güzeldi emeğinize sağlık dilerim. Ve yine dilerim hepimize ruhsal ve fiziksel yoksunluktan uzak tüketebilmek nasibolsun nefesimizi, saygılarımla esenlikler diliyorum

Cemile Torun 
 05.12.2017 23:30
Cevap :
Merhabalar Cemile Torun, Hoş Geldiniz. Blog sayfama yapmış olduğunuz ziyarete ve değerli yorumunuza çok teşekkür ederim. Dilek ve temennilerinize iştirak etmekle birlikte ayrıca teşekkür ederim. Selam ve dualarımla.   07.12.2017 18:46
 

Ne kadar hüzünlü:( Doğaya saygımız yok ki, ancak dikmeyi bilelim beton kuleleri. Nice zeytin ağaçları da katledildi bilinçsiz insansılarca! Gücümüz yetmiyor hepsini korumaya. Diyorum ki hangi ana-baba sardı sizin gibi belayı başımıza:( Sabır ve selametle dostum.

Ata Kemal Şahin 
 14.11.2017 11:33
Cevap :
Merhabalar Atabey, Hoş Geldiniz. Blog sayfama yapmış olduğunuz ziyarete ve değerli yorumunuza çok teşekkür ederim. Yeşili ve her türlüsünü çok severim. Hangi ülkede olursa olsun, orman yangınlarını duyunca ne kadar üzüldüğümü anlatamam. 5 dakikada yanıp kül olan bir ağacın büyümesi için yıllara ihtiyaç duyuluyor. Ben de Şair Mehmet Emin Yurdakul'un dediği gibi: "Ey hemşehri, sakın kesme! Yaş ağaca balta vuran el onmaz; Bu kütükler 'Nice yıldır, hiç birine kervan gelmez, kuş konmaz'" demek istiyorum. Selam ve dualarımla.  15.11.2017 16:19
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 111
Toplam yorum
: 472
Toplam mesaj
: 29
Ort. okunma sayısı
: 437
Kayıt tarihi
: 12.01.12
 
 

Lise mezunu, bir kamu kurumu emeklisiyim. Her konuda okumayı, yazmayı, araştırma yapmayı seviyoru..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster