Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

aygoz Özlem Eryoldaş

http://blog.milliyet.com.tr/aygoz1

11 Mayıs '07

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
1222
 

Yaşlı gözler!

Yaşlı gözler!
 

Yeni doğan güne merhaba derken gecenin karanlığını yüreğinden silemiyordu.

Pişmanlıklarla dolu saatler. Yalan bakan gözlerinde bir an olsun bir gerçek görebilme umuduyla bakakaldı aynaya. Sis var gibiydi yüreğinde. Kaldırırsa o sisi tüm çıplaklığıyla ortaya çıkacaktı gerçekler. Bundan mı korkuyordu acaba?

Oysa yıllar önce tanıdığı kişi bu olamaz diye düşünüyordu. O sımsıcak bakan gözler !

Evet kırışmıştı göz kenarları, dolmuştu gamzeleri ama aynı gözlerdi. Işığı eksikti sadece.

Yılların verdiği yorgunlukla omuzları çökmüştü. O bakımlı elleri çizgilerle dolmuştu.

Elinden hiç düşürmediği sigarası yoktu artık.. Ama sanki varmış gibi parmaklarının arası aralık duruyordu. Şık elbiselerinden geriye kalan bir şal! Üşüyen sırtında duruyordu. Asilliğinden hiç bir şey kaybetmemişti. Ağır ağır konuşurken suçlu aramıyordu. Hep kendini suçluyordu.

"Benim hatam" diyordu. Binbir güçlükle yetiştirdiği çocuklarını düşünürken usunda. "Onlar değil ben istedim buraya getirmelerini" diyordu. Dürüst olduğunu anlatabilmek için çeşitli mimikler yapıyordu kırışmış yüzünde. Resim albümünü çıkardı şalının altından. Sayfaları çevirirken elleri titriyordu. Ama gözleri gülümsüyordu adeta. Çocukluk resimlerinde o yaşların coşkusunda, gençlik resimlerinde aşık olmuş havasıyla bakıyordu resimlere. Kendi yaşantısını yaşıyordu an be an .

Dudaklarının arasından belli belirsiz bir şarkı çıkıyordu. Rüzgara karışıp giden cılız bir ses.

Hüzünleniyordu albümün sonuna yaklaştıkça. Son resimde hiddetleniyor ve ani bir hareketle kapatıyordu. Etrafı kırışmış gözleri, kan çanağına dönmüştü. Ağlamak değildi amacı. Ağlamak yakışmazdı bu asalate! Hep dik durmuştu yaşadıkları karşısında.

Sonra albümün içerisinden siyah beyaz bir resim düştü.

Özenle aldı yerden. Sesini çıkartmadan dakikalarca baktı. Bahriyeli bir subayın resmiydi. Okşadı resmi usulca. Daldı gitti yine uzaklara. "Çok zaman oldu o gideli. beni çok severdi ben de onu. ama götüremedi beni gittiği yere. Dönmedi de bir daha. Oysa beni çok severdi."

Usulca resimi aldı. Sakladı yine şalının altına.

"Benim hatam" diyordu cılız sesiyle. "Ben istedim beni buraya getirmelerini".. Yalan bakıyordu gözleri bu cümleyi söylerken. Ama ağlamıyordu "asaletine yakışmaz" diye!..

Ayrıntıda gezinmek bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ne getirip ne götüreceği belli olmaz. Anı yaşayıp giderken... Geriye dönüp bakanlar ise kimler acaba?

Müyesser Saka 
 14.05.2007 8:06
Cevap :
kimler ?.. çok teşekkür ederim..Sevgiler..  14.05.2007 13:35
 

çocukların peşinde koşturmak..vs.dertlerim bitse de,kendimi bi huzurevine atsam,diyorum,sevgili asya.Tek yaşamaya alışmış bir insan,çocuklarıyla birliklikte yaşayabilir mi acaba belirli bir yaştan sonra.Orada akranlarınla birlikte..paylaşarak..hatta eğlenerek..hatta kimbilir..belli mi olur aşkın yaşı başı:))Artık,parkinsondan mı titreriz,aşktan mı ? Orasını tanrı bilir:)) Sevgiler asyacım.

Neşe İleri 
 12.05.2007 1:32
Cevap :
ikinci bahar diyorsunuz:))..ama insan istem dışı böyle bir olayla karşılaşınca kırılabiliyor belkide..Çok teşekkür ederim..Sevgiler...  12.05.2007 17:46
 

Yaşadıklarımızda hata aramak hata olur gibi geliyor. Bazen bizim dışımızda gelişenlerin içinde öylesine yürüyoruz hem de farkına vara vara, engel olmaya gücümüz varken ama engel olamadan. Yine de çok üzüldüm, Allah kimseye evinden uzakta kalmak zorunda bırakmasın. Yüreğinize sağlık

kevser şekercioğlu akın 
 12.05.2007 1:01
Cevap :
insanın sevdiklerinden ayrı kalması zor olan belkide..ortam ne olursa olsun..Çok teşekkür ederim..Sevgiler ..  12.05.2007 17:46
 

Yaşam öğretmeye devam ediyor. Bazen düşünüyorum da Özlem Hanım; hem ders alıp hem ders veriyoruz. Keşke diyorum Tanrı bu yanlışları yapmamıza izin vermesede, acılarla eğitmese bizleri. Sonra bir daha düşünüyorum ve bir musibet bin nasihatten iyidir lafı geliyor aklıma. Sonra hem dersi veren ruhlara hemde alanlara tekrar üzülüyorum. Sonuçta iki tarafta acı çekiyor. Kısacası galiba hepimizin öyle veya böyle bir yerleri acıyor galiba. Tıpkı güneşin bir yerde doğarken, başka yerlerde batışı gibi. Herşeye rağmen annelerimizi üzmeyelim. Teşekkürler bu duygu sağanağı için Özlem Hanım.

Metin Özkaya 
 12.05.2007 0:10
Cevap :
Acılarla, hatalarla yoğurulmaya alışmışız belkide..Kimbilir..Anneler gününü beklerken böyle de bir anne olduğu geliverdi aklıma..Bekleyen..teşekkür ederim..  12.05.2007 0:16
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 185
Toplam yorum
: 1201
Toplam mesaj
: 81
Ort. okunma sayısı
: 1409
Kayıt tarihi
: 10.03.07
 
 

Yazabilmenin özgürlüğüyle... İstanbul'un bir bahar sabahında dünyaya gelmişim. Keşfetmek, anlayabilm..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster