Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Temmuz '11

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
444
 

Yaşlı Kadının Öyküsü

Yaşlı Kadının Öyküsü
 

Dün Çeşme’ye gittim. Durmuş, denizi izlerken, dalmışım, yanıma yaşlı bir kadın geldi. Sanki daha önceden tanıyormuşum gibi, ‘nasılsın?’ dedi. Şaşırdım, ‘iyiyim, siz nasılsınız?’ dedim. Cevap vermedi…

Gel otur dedi yanıma. Kıramadım, oturdum. Sanki yüzümde düşüncelerim yazıyormuş gibi konuşmaya başladı. Onu ben mi çağırmıştım farkında olmadan? Kimdi? Neden konuşuyordu benimle uzun uzun? Sonra benim yaşımdayken yaşadıklarını anlattı bana. Öyle ardı arkası kesilmeyecekmiş gibi anlattı.

Öyle acı bir çocukluk, başkaları için yaşanmış bir gençlik ve ümidini yitirmiş bir yaşlılık… Neden? diye hiç sormuyordu, sormayacaktı da. Kabullenilmiş bir yaşamın derin çizgileriydi üzerinde yürümeye çalıştığı. ‘Üzülme’ dedi, ‘Senin adına üzüldüm… Yaşadıklarından sorumlu olmuyor insanlar çoğu zaman, bunu da kimse anlamıyor. Ama sen yine de ümidini kaybetme, daha çok gençsin. Elimizden geleni yapmak gerek, sonrası mutlaka gelir.’

Düşündüm, demek o kadar belli oluyordu yüzümden. Bunu anlayanlar var mıydı başka? Vardı belki de ve mutsuz olduğumu düşünüyorlardı. Ama mutsuz değildim ben, sadece yorulmuştum biraz. Denemekten yorulmuştum…

Dört kardeşlermiş, üç kız bir erkek. Annesi o beş yaşındayken ölmüş, kendinden küçük kız kardeşi ve o hatırlamıyorlar annelerini. ‘İçimde hep bir şeyler eksik kaldı’ dedi, ‘Kimseler olamıyor onun gibi demek ki…’ Babaları bir daha evlenmemiş. Tutunmuşlar birbirlerine, öyle sıkı tutunmuşlar ki, kardeşlerin hiçbiri de evlenmemiş. Arkadaşlarından bahsetti sonra, hiçbir karşılık beklemeden yetiştirdiği bakıp büyüttüğü komşu çocuklarından. Onların hayatlarından. Yaşayamadığı hayatını onlarda yaşamıştı ve yaşıyordu hala. Olmayan çocukları oluyordu, onu da bakıp büyütüyordu sonra…

Mutsuz muydu? Bilmiyorum. Öylece yaşıyordu. Ümidini kaybedince mutlu olur muydu insan? Ya da hayal kurmayı bıraktığında kendisi ile ilgili? Mucizeleri beklemek yorar mıydı onu? Her defasında yenileceğini bile bile mücadele etmek? Denemek ???... Zaman tek gerçeğimizse neden sevmiyordu kendini? Kendinden başka her şeyi onca çok sevip, kollarken, neden kendini hep en sona bırakıyordu? Erdem için mi? Anlayamıyordum…

O öteledikçe, zaman da, hayat da öteliyordu onu… ‘Herkesin bir hikâyesi var yaşayacağı.’ dedi. ‘Ne yazıldıysa o, ötesi yok…’ Seçimlerini yapmanın, karar vermenin, uzlaşmanın adını bile etmiyordu… Kimseye dayamıyordu kendini, taşıtmıyordu, suçlamıyordu, yargılamıyordu, yadırgamıyordu, yalan söylemiyordu…

Ondan öylece durup dinledim onu, saygı duydum ‘ben buyum’ diyen, içten duruşuna. Güveniyordu, güveneceğini söylüyordu insanlara, ona yalan söyleyene kadar, pişman olana kadar…

Çok acıdı içim, gözlerim doldu, denize döndüm tekrar yüzümü. ‘Karanlık oldu’ dedim, ‘Ben gideyim artık, sizi de bekleyen vardır benim gibi…’ ‘ Ben buralardayım bu yaz’ dedi. ‘Yine karşılaşırız…’ ‘Görüşemezsek hoşçakal…’ diyerek hızla uzaklaştım, sonra tutamadım kendimi, ağladım, ağladım, ağladım…
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Güzel bir yazı okudum sayenizde. Teşekkürler. Öyle değilmidir , hep kendi dertlerimizi dünyanın en büyük derdi sanırız. Oysa, herkesin bir hikayesi vardır hep. hiçbiri birbirine benzemez. Her hikaye binbir dert taşır omuzlarında. Yaşlılardan öğrenecek ne kadar çok şeyimiz var "hayat" hakkında değil mi? Sevgi ve saygılarımla.

ışık kaplan 
 21.07.2011 9:49
 

Kendisi için değil de başkaları için yaşamak, yüksek iyiniyet ve özverinin sonucudur. Hayallerinin olmadığı konusuna gelince; hayaller, yaşam sofrasının baharatlarıdır. Hayaller olmazsa, yaşam çok "yavan" olmaz mı? Yine de *çok yazık!* demekten kendimi alamadım...

Yurdagül Alkan 
 19.07.2011 12:38
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 29
Toplam yorum
: 9
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 338
Kayıt tarihi
: 28.11.06
 
 

Öğrendiklerimiz unuttuklarımızdır bazen ve biz unuttuklarımızı hatırlamak istemeyiz… Bu blogda ne..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster