Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Kasım '06

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
2535
 

Yaşlılar neden bu kadar zordur?

Yaşlılar neden bu kadar zordur?
 

Yaşlı insanları ne kadar anlamaya çalışssamda beceremiyorum. Tam anladım zannettiğimde bakıyorum ki daha yolu yarılamamışım bile. Ya da onlar çok sık değişiyor. Hiç bir şeyden memnun olmuyorlar. Hep karamsar geçiriyorlar günlerini. Sebeb yaşlanmış olmak, ölüme yaklaşmış olmak falan olmamalı. Ya da yalnız kalmışlık. Yalnız olmadıklarını asla kabul etmek istemezler. Gençken iyiydi de yaşlanınca mı kötü hayat? Hayatı sağlıklı bir şekilde sürdürülebiliyorsa neden bu memnuniyetsizlik?

Yaşlanınca anlarsın diyenleri duyar gibiyim. Ama yine de yaşlanınca hiç bir şeyden memnun olmamayı anlayamıyacağım. Özellikle eşi ölmüş tek başına yaşayanları. Deneyimli, görmüş geçirmiş olmaları her konuda yorum yapma, fikir yürütme hakkı veriyor zaten onlara. İyi de herşeyin hep kötüsünü düşünmek neyin nesi? Hem yalnız kalmak isterler hem sizi yanınızda isterler. Kendi düzenlerini bozmak istemez, sizin düzeninizi bozmak için uğraşırlar. Bayramdan bayrama hatırlıyorsunuz beni diye sitem ederler. Telefon edersiniz aradığınıza arayacağınıza pişman olursunuz. İhtiyacı olan şeyleri maddi manevi gücünüz el verdikçe karşılamaya çalışır hiçbir şeylerini eksik etmezsiniz, yaptıklarınızı bir kalemde silip beni düşündüğünüz mü var ki diye sitemle karşılaşırsınız. Çocuğunuzu götürürsünüz el öptürmeye, çocuk kazayla öpmese azıcık soğuk dursa, çocuğu ona karşı sevgisiz bırakmakla suçlanır, reddedilirsiniz. Hastalansa yanınıza getirmek istersiniz, o kendi evinde bakılmak ister. İşinizi gücünüzü bırakıp onun yanında kalamayacağınızı anlamak istemez, kabullenmez. Gelinini ya da damadını çocuğunu çalıyormuş gözüyle görür, paylaşmak duygusu onu hep üzmüştür. El kızı - el oğlu onu hiç bir zaman anlamaz, istemez zanneder. Her şey onun stediği gibi yapılsın, olsun ister. Fikirlerinin eskimiş olduğunu bilse de herkesin onun dediği şekilde yaşamasını ister. Torunlarının büyütülme şeklinin yanlış olduğunu düşünürler hep. Onların zamanındaki hiçbir şey şimdiki zamandaki gibi dejenere değildir. Varsa yoksa onun çocukluğu, gençliği, onun zamanındaki her şey daha güzeldir.

Sitem etmek yaşlıların en büyük silahıdır. Çocuklarını her suçlamaları, onlarda ne kadar derin yaralar açar bilmezler. Hem sitem edip küserler hem de ilgilenilmemekten şikayet ederler. Bence çocuklarını dünyaya getirmiş olmanın verdiği o yüksek duygular söyletip yaptırıyor bütün bunları yaşlılara. Sonra kendileri de pişman oluyor ama kırılan kırılmış oluyor. Evlat bile bir yere kadar dayanabiliyorsa anne-baba kaprisine el kızını-el oğlunu düşünün bir de. Koca insanlar niye kırılırmış demeyin. Onlarda anne-baba artık. Kendi anne-babalarını az çok anlar durumdalar. Çocuklarından ne bekleyip ne beklemeyeceklerini biliyorlardır artık. Çocuk muamelesi görmek hoşlarına gitmez artık. Yaşlılar ağızlarından çıkanları da duymaz oluyorlar bir süre sonra. Evlat yine de sabır çekip vicdan azabı duymamak için hoş görüp ilgileniyor büyüğüyle.

Zor şu yaşlıları memnun etmek zor. Ne yapsak ne etsek yine elde var sıfır. Yarın bir çiçek alıp gitseniz değişecek bir şey bulur musunuz bilmem? Dün gülücükler dağıtan insan bugün sizi kapıdan içeri almayabilir. Ders olsun bize bunlar, örnek olsun ki bizden sonrakiler bizim için zor insandı yorumunu yapmasınlar.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

başa gelmeden o ruh halini bilemek imkansızdır...kırılgan, alıngan, ve çok duygusal oluyorlar... hayatın sonu zor dostum.çok zor...güllük gülistanlık hayatın son kareleri çok puslu...)) sevgilerimle...

Metin TOPÇU 
 02.09.2008 10:57
Cevap :
Elbette bizler de yaşlanacağız. Kimbilir bizim için neler diyecekler:) sevgiler  19.09.2008 14:39
 

Yaşlılar bizi eleştirince bende bu tabiri onlar için kullanma hakkını buluyorum."Ülkemizin buruşuk derili vatandaşları".Tarih yazarı Heredot ta yaşlıların gençleri beğenmemesinden, zamanın devamlı kötüye gittiğinden bahsetmiş.Sanırım yaşlıların bir kısmının derdi her an biletlerinin kesilme korkusu olsa gerek.Amerika da bir ark. dedesi benimkiler dışında hayatımda gördüğüm en iyi dedeydi(Benjamin 87 olabilir).2. Dünya S.da Normandiya ya yaklaşan 4.taşıyıcıdan ölmeden kalan tek kişiymiş,9 kurşun izi var.Bir gün ofisime geldi,ona serserice laflar attım bana kızsın ve belki bilgece bir söz etsin diye.Hey moruk, Normandiya da bizim gibi serseriler için değermiydi gibisinden.Tek cümleyle olgunluğunu gösterdi."Sevgili oğlum, biz o gün orada siz dilediğiniz şeyleri dilediğiniz gibi söyleyesiniz diye çarpıştık".Hamiş bu da Benjamin 2 tek atınca söyledikleri(God damn,savaşta tüfeğim harika patlıyordu,şimdi Vegas kızlarına sadece sakızlık yapabiliyor,eşi öleli çok oldu da)

Cihan Sarsılmaz 
 21.02.2007 4:32
Cevap :
Aslında konu yaşlıları beğenmemek değil. Yaşlıların genç iken asla yapmam dedikleri şeyleri yaşlanınca yapmaları. Tabiki sebep sıralamak gerekirse dolu sebep çıkacaktır. Ama ben sebep kabul edemiyorum, çünkü daha gencim. Genç iken sahip olunan fikirlerin yaşlanınca neden değiştiğini sanırım yaşlanınca anlayabileceğiz..  21.02.2007 15:26
 

Yaşlılık psikolojisi çoğumuzun düşündüğü gibi sitemlerle dolu bir dönem değildir aslında. Tabi ki sitem vardır fakat depresif hastalıklar gençlerde daha çok görülürken yaşlılar duygularını daha iyi kontrol edebilmektedir. Yıpratan yıllar bir anlamda onları bu konuda ustalaştırmıştır. Sitem etmek de birazcık hakları sanırım. Kemikler güçsüzleşiyor, algılama alanı daralıyor, hafıza, vs derken akıp gidiyor hayat. Yaşlılığın tadı bir başka diye düşünüyorum. Huzur evinde yaşlı bir teyze şöyle demişti "İnsanların çocuklarına katlanması torunlar ile ödüllendiriliyor". Torunun tadı da başkadır sanırım. Elinize sağlık, güzel bir yazı olmuş.

Hasan ARSLAN 
 01.12.2006 11:32
Cevap :
Ya bu yaşlıların bazıları torunu ödül olarak değil de ceza, eziyet olark görüyorsa? Siz hangi tedavi yolunu önerirsiniz pskolog bey? sevgiler, iyi çalışmalar  01.12.2006 16:24
 

Küsmeyin, darilmayin alinmayin. Onun perspektifinden görmeye calisin.Teori ve pratik cok farklidir. Kisisel gelisim yada psikolojik egitim almak yeterli gelmez cogu kez. Ben Psikolog tanirim, aile ici, cocuk egitimi hakkinda ögüt verir, kendisinin cocuguyla olan problemine cözüm bulamaz. Yüzlerce kitabi yutsanizda ögrendiklerinizi, düsüncelerinizi uygulamak zaman alacaktir. irade, ego ve bencilligin sinirlarini belirlemek gerekir. Yaslanma, kompleksi, ölüm korkusu vardir bir cogunun icinde. Hala ise yariyor, hala sayiliyor seviliyor olmalarini, hissettirecek söz ve davranislarda cimrilik yapilmadan onlari dinlemesini bilmek gerekir. Güleryüz ve sevecenliginizi, herseye ragmen samimi bir sekilde hissettirmekte yarar vardir. Sevgiler...

mine objektif 
 29.11.2006 18:59
Cevap :
Tam haklısınız diye mesaj yazacaktım ki bir olay gelişti bu konuda. Maalesef haklısınız diyemiycem şimdi. Güleryüz sevecenlik ve diğerleri bazılarında asla işe yaramıyor. Yine de teşekkürler  29.11.2006 23:19
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 144
Toplam yorum
: 713
Toplam mesaj
: 146
Ort. okunma sayısı
: 2863
Kayıt tarihi
: 30.10.06
 
 

İzmir Cumhuriyeti'nde yaşıyorum... Sarmaşık Sanat Atölyesi'nde ebru sanatı ile uğraşıyorum. En es..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster