Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Temmuz '12

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
797
 

Yaşlısına, emeklisine, emekçisine saygı duymayan toplum parazitleri...

Yaşlısına, emeklisine, emekçisine saygı duymayan toplum parazitleri...
 

aceminin cımbıldağı olmaktansa,deneyimli olgun kişi olmayı yeğlerim :))


Bankamatikte emekli görünen; ama aktif yaşamı yeğleyen, halen fiziksel anlamda emekli olmamış bir  TC vatandaşı olarak, ülkemizdeki emeklilerin içinde bulundukları maddi ve manevi duruma, azıcık değinmek istiyorum.

Ülkemizdeki emekliler, halkı ve devleti tarafından  terkedilmiş bir insan gibi addedilerek horlanmaktadırlar.

Ankara-Karanfil'de, bir köşede ud çalarak şarkı söyleyip dilenen yaşlı emeklinin önünden geçerken bir an durup yanındaki tipsiz oğlana sırnaşarak  '' Yahu bu adam sabunluk kardeşim !.. '' diyen çirkin ve sarkık göbeği açık olan kız kurusuna , bir şeyler söylemek istedim... Söyleyemedim..

Söyleyemedim, çünkü, algılamasından kuşku duydum...

Çirkefe paçamı kaptırmaktan korktum...

* * * * *

İzmirde, arka cebinden son model telefonu sarkan bazı gençlerin, görünmeyen taraflarındaki  maddi ve manevi fukaralıklarına acıdım...

İstanbul'da asgari ücretle yaşamaya çalışanların sayısını duyduğumda ürktüm...

Diğer kentlerimizde de aynı yozluk sürüyor...

40 günlük molalarla  gezdiğim üç büyük kentte tanık olduğum en ilginç görüntülerden biri de  özellikle genç kızlar arasında obezitenin çok yaygın olduğu ve aşırı kilolarını taşırken zorlanan 20 yaşındaki genç kızların  içindeki durum, en az emekliler kadar düşündürücüydü...

Oysa ki bizim, Ankara'daki çocukluğumuzda iki şişman vardı..

Birisi sinema  oyuncusu, dünya tatlısı, Necdet Tosun...

Diğeri de Gençlik Parkındaki dondurmacı Şişman 'dı...

O günlerde hazır gıda olmadığından, spora yakınlık da olduğundan  insanlar çıta gibiydi..

Şimdiki obez gençlere bakınca düşündüm... Bunların çoğunun emeklilerini bile görmeden göçecekleri bir vakıaydı..

* * * * *

Bu ülkede emekli  kime denir ?..

Sadece belli miktarda iş gününü dolduranlar mı emekli adını alır ?..

Bilinçli ve yaşama tutkun bir emekli ne ister ?..

Tabi ki önce, sağlıklı yaşam ister...

Kendisine yetecek kadar bir maişetinin olmasını temenni eder...

Emeklinin yeni dostluklar edinmesine de gerek yoktur...

Geçmişte biriktirdiği dostların özetini çıkarıp küsuratı atması bile O'na yeterlidir.

Çocuklarını yetiştirmenin, torun-torba sahibi olmanın lezzeti de cabası...

Günde 7500 adım atacak becerisi de varsa ne alâ!..

* * * * *

Bilinçli ve aydın bir emekli daha ne ister ?..

Mümkün oldukça çokça  seyahat etmek ve yeni yerler tanımak ister...

Dünyanın en uygar uluslarının emekli vatandaşları, bu şansa sahiptir.

Emekli -engelli vatandaşlarına özel araçlar tahsis edip gezdiren Japonlara hayranım ...

Ülkemizde ise bu durum, hiç de iç açıcı seviyede değildir.

Yıllarını çalışma yaşamına adamış, ülkesi için elini taşın altına sokmuş ve emekli olmuş milyonlarca insanımızın, bugün zor şartlar altında yaşamaya çalıştıkları bir gerçektir.

İş kazaları ve değişik nedenlerle sakat kalmış olan emeklilerimizin durumu daha da vahimdir.

Bir de empati yoksunu, ' şişkin egolu cahil sapkınların ', bu insanlarımızı hor görmeleri, toplumun eğitim sorunu olarak cerahatli bir çıban başı gibi karşımıza çıkmaktadır.

Birikimlerini yazarak paylaşmak isteyen emekli aydınların da aktif olduğu blog sitelerinde,sinek gibi yapışık gezen, ' Yapıcı olmaktan ziyade, yıkıcı olmayı yeğleyen ' bazı paraziter yazı karalayıcılarının, kınadıkları halde bir türlü terk-i diyar edemedikleri blog sitelerini, memur sitesi olarak küçümsemeleri ne kadar zavalı olduklarının resmidir. Bunların emekliliklerinin geldikleri de bilinen vakıadır:))

Bunlar,' 'Toplum parazitleridir.''...Kene gibidirler...Kafalarını koparsanız da popolarıyla kan emerler..

Bu dengesiz tiplere destekleyici yorum yazan emeklilere de şaşırmamak elde değildir.

* * * * *

Evet !..

Şurası unutulmamalıdır ki ülkemiz, ne yazıkı ki 40-45 yaşlarında emekli olmuş ''Genç emekliler Cennetidir .''

Bunun acısını, gelecekte emekli olmayı tasarlayan şimdiki emekçiler çekmektedir... Velhasıl 'Mezarda emeklilik ' gündemdedir..

Uygar ülkelerde üretken insanların, alimlerin, bilginlerin, sanatçıların emekli ünvanıyla anıldıklarına rastlanmaz... Bizde ise, her köşe başında emekli cemiyetlerinden, emekliler kıraathanelerinden geçilmez...

İnsanlarını en verimli çağlarında emekli olmaya zorlayıp bir de horlayarak,onların yaratıcılıklarını körelten bir başka ulus var mıdır ?..

Bu nedenle, belimiz düzelebilir mi ?..

Uygar ülkelerde paşasına Audi hediye edip ayrıca üstüne  özel korumalı villalar tahsis eden ;ancak hava kuvvetlerinde 52 yaşında donanımsız jetleri uçuran  bir  devlet daha var mıdır ?..

Doğruyu söyleyenlerin, sürekli  dokuz köyden kovulduğu, hatta içeri tıkıldığı ülke neresidir.

Çağdaş ülkelerde yaşlı ve birikimli ünlüler, halkla birlikte golf ve piknik sahalarında spordadırlar.

Kore ve japonya 95 yaşındaki bilim adamlarının dimdik ayakta üretim yaptığı ülkelerdir.

Emeklisini yaşamdan koparan bir ülkede, huzur ve barış tesis edilemez ?..

Çünkü orada emeğe saygı yoktur.... Bu nedenle orada adalet yoktur... Adaletin olmadığı ülkede, gelir dağılımı eşitsizdir...

Zenginlerin çok azınlıkta olduğu; yoksulların ezici çoğunlukta olduğu memalikte, ''Biri yer, diğeri bakar :kıyamet de işte ondan kopar !..''

Gençken bilgi fidanını ekemeyenlerin, yaşlandıklarında gölgesinde serinleyecek ağaçları olamayacaktır.

Bu söz, ülkeler için de geçerlidir.

Ülkesindeki emekçilere, emekli yaşlılarına saygı duymayanlar da ilerde saygı beklememelidir.

27 yaşında sünepe ve ruhsuz  bir ihtiyar olmaktansa, 70 yaşında sağlıklı ve üretken  bir delikanlı olmayı yeğlerim.

Burcin AKYOL bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

emekliler önce rahat yaşayacak şekilde ücret almalı..Sonra hstane kuruklarında beklemeden mayene ve tedavi olmalı.Emekliler zamanında kurumlarına çok büyük hizmetler yaptığı için unutulmamalı ,yetkililerce ziyaret edilmeli.Metro dolmuş ve EGO otobüslerinde ayakta yolculuk yapmamalı.Sonra da sosyal faaliyet ve eğitimlere alınmalı.Emekliler tecrübeli,konularında uzman olduğu için kurumdaki yenielemanlara konferanslar vermeli.Saygıyı hak eden emekliler arkasında devleti görmek ister...mka

Atalay atalay 
 01.04.2013 19:51
Cevap :
Atalay Bey,bu dediklerinizin tamamının tersi yapılıyor:)Böylece Âkil bir insan ordusu yetişiyor..teşekkürler...saygılar...  03.04.2013 19:03
 

Siyasi otorite emeklilerin bir an önce ölmelerini istiyor Mesut hocam. Ama emeklilere saygı duymayan gençler, onların deneyimlerinden yararlanmış olsa, bu ülke herhalde çok daha iyi durumda olurdu. Yazınız ibretlik bir yazı olmuş. Kaleminize sağlık. Saygılar, selamlar....

Erol Özışık 
 11.07.2012 12:37
Cevap :
Erol Bey,bizler bu ülkenin en şen,sağlıklı günlerinde çocukluk yaşadık...Obez olma şansızlığımız olmadı...Annemizin diktiği organik sebze ve meyvelerle büyüdük. Evimizde pişen tavuğun,mis gibi kokusu tüm mahalleyi sarardı..O yüzden'' Komşuda pişer,bize de düşer '' derdik..Komşu komşunun külüne muhtaçtı ve komşu akrabadan öte bir sevgi kişisiydi...Anarşi içinde boğuşarak üniversiteler okuduk...Binlerce öğrenci yetiştirip alnımızın akıyla emekliliğin tadını çıkarıyoruz.Şimdiki, nesil,çok zavallı durumda...bencil,ruhsuz,çıkarcı,yaşlıya ''Sabun yapılacak mahluk gözüyle '' bakıyor.yaşlı,hasta,ana-babasını kendi evinde barındırmak yerine ne idüğü belli olmayan kişilerin ellerinde yurtlarda,bakım mevlerinde ölüme terkediyor.Tabi asil ve edebli aiile çocukları istisnadır.Gocunanlaradır sözümüz... bunlar suçludur :)Toplumun yüz karalarıdır.Bunlar,TOKİ cinayetini ört bas edenlerdir...Ülkemizin güvenliğini mahvedip,dışarda -içerde itibarımızı rezil edenlerdir.Pentagoncudur bunlar.Saygılarımla :)  11.07.2012 14:52
 

Her şeye hazırlıksız yakalanıyoruz... Zamanında geleceğini düşünmeden hayata dair, kendine dair birikim yapmamış, yapamamış insanları çoğunlukla... Zaten insanın değersiz olduğu bir toplumda yaşıyoruz...

Arzu Elif 
 10.07.2012 14:37
Cevap :
Hukukun guguk olduğu...İnsanın kedi kadar değerinin olmadığı bir toplumda yaşamayı istemeyen bizler,STK lara ve partilere üye olup elimizi taşın altına koyup düşüncelerimizi siyasi ve tüzel ifade etmekten kaçınmadığımız zaman bu ülke düze çıkar...Elif Hanım,teşekkürler...saygılar..  10.07.2012 15:50
 

Adaletin olmadığı yerde her türlü olumsuzluk kaçınılmazdır Hocam. Emeklilerin içinde bulunduğu durumu çok güzel ifade etmişsiniz. Çok değerlerimizi yitirdik ne yazık ki bu ortamda.Geçen gün bankaya gittim, kalabalık ortam. Bir ara boşalan bir koltuğa oturdum.Sonrasında bir bey geldi,60-65 yaşlarında.Ayağının biri alçıda, bir kolu ise askıda ve koltuk değneği kullanıyor.Yer veren olacak mı diye bekledim bir müddet, baktım; galiba en gençleri benim diye düşündüm ve ben yerimi verdim bu beye. Oysa yaşça benden küçük kaç genç vardı oturan. Yaşlı ve emeklilerimize ve engellilerimize önem vermeliyiz.Sizin de emekliliğinize daha çok yıllar olduğunu biliyorum...maaşallah...:)Selamlar, mutlu kalın...

Ayşegül HAYVAR 
 10.07.2012 13:51
Cevap :
O gençleri bu hale getiren,bozuk düzenin müsebbipleri ve kötü yönetimler tarih karşısında sorumludurlar...Gençler,büyüğe saygı yerine çıkarları olan kişilere eğilip bükülmeyi şiar edindiler...Oraya silahli bir polis gelseydi...Ya da sivri burunlu ayakkabı giyen -gerdanı kolyeli bir maganda karşısında -esas duruşa geçerlerdi...Yaşlıları kesip sabun yapmayı düşünen eski gestapo anlayışı bu ülkedeki sünepelerin de hedefi haline geliyor.Emeklilerin enerjileri ve birikimleri karşısında eriyip bittiklerinin de farkında değiller.Teşekkürler...saygılarımla..  10.07.2012 15:57
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1522
Toplam yorum
: 9157
Toplam mesaj
: 558
Ort. okunma sayısı
: 1597
Kayıt tarihi
: 23.06.07
 
 

İnsan yontmakla geçti ömr-ü baharı... Güzel ve canlı heykeller yaptı... Kimisinin içi çabuk boşal..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster