Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Temmuz '09

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
1384
 

Yastık sohbeti

Yastık sohbeti
 

Yastık Sohbeti filminin afişi


Dün gece yâr hanesinde
Yastığım bir taş idi
Altım çamur, üstüm yağmur
Yine gönlüm hoş idi

Türküleri çok severim. Ama yukarıda sözlerinin bir bölümünü yazdığım türküyü bambaşka severim. Sevdiğinin yanındaysa insan, ne başının üstünde bir çatı arar, ne de yumuşacık bir yastık. Yastığı taştan bile olsa, gönlü hoş olur, sevdiğinin evinde.

Geceleri uyku girmez gözüme
Zalım yastık diken oldu yüzüme
Uyma dedim uydun eller sözüne

Diye yakınır bazen ozan, giden sevgilinin ardından. Zalim olan yastık değildir oysa, vefasız sevgilidir. Gece olup da baş yastığa konunca, bu gidiş gelir akla, uyku kaçar, yumuşacık yastık diken gibi batar, kahrından uyuyamayan insanın yüzüne.

Eskiden gelinlerin çeyizi günler önceden serilir, dosta düşmana gösterilirdi. Köylerde hâlâ devam eder bu gelenek. Kanaviçe işlenmiş kar beyazı yastık kılıfları olur çeyizlerde. Patiskalara ilkbahar gelir, bir kız gelin gideceğinde. O beyaz patiskanın üstüne bahar çiçekleri, yeşil yapraklar serpiştirilir renkli ipliklerle.

Bu kanaviçe işli kılıfların geçirildiği yastıklar da farklıydı eskiden. O zamanki yastıklar şimdikilerin iki katı uzunluktaydı çünkü. Bunun için ' Bir yastıkta kocamak ' diye bir deyim vardı. Yastıklar ikiye bölününce, ortak yaşamlar da ikiye bölündü, insanlar yalnızlaştı sanki. Herkes ayrı bir yastığı kapıp, kendi yalnızlığına sarılıyor artık. Uzunca bir yastık, iki kaptanlı bir gemi gibi insanları sıkıyor olmalı ki, tedavülden kaldırıldı yıllar önce.

Günlük yaşamımızın vazgeçilmezlerinden olan bu tür eşyaların farkına bile varmayız aslında. Ancak ortadan kaybolduklarında, ya da yenileriyle yer değiştirdiklerinde farkına varır, bize ait bir parçamızı kaybetmişçesine üzülürüz.

Yastığım benim için böyle bir anlam ifade eder işte. Evimdeki her şeyin değişmesine alışabilirim, ama yastığımın asla!!! Yaramaz bir çocuk gibi huysuzlanır, uyuyamam farklı bir yastıkta. Bir otelin kalitesini yastığının beni rahatsız etmemesiyle ölçerim. Öylesine bir takıntı işte benimki. Hayatta en imrendiğim şeylerden biri, dağda, kırda, bayırda, caminin bahçesinde, daha da ilginci şehrin ana arterlerinin yanındaki çimenlerin üstünde mışıl mışıl uyuyan insanlardır. İmrenmek bir yana, hasetle bakıyorum bu kolayca, gürültüye aldırmadan uyuyan insanlara. Bu da itirafım olsun!!!

Çocukken Rock Hudson ile Doris Day'in çok şirin bir komedilerini seyretmiştim sinemada. Yastık Sohbeti idi filmin adı. Gördüğüm en hoş filmlerden biriydi doğrusu. O çocuk yaştayken sevginin tanımının ancak böyle bir şey olabileceğini düşünmüştüm; Yastık sohbeti. Birbirini seven iki insanın sessizlikte mırıl mırıl konuşması gibi bir şey...

Bilerek mi yanına almadın giderken
başının yastıkta
bıraktığı çukuru

Der ya, sevgili Sunay Akın bir şiirinde. Duygulu bir insan için öylesine anlamlıdır ki, o yastıkta bırakılan çukur. Siz hiç bir bebeğin yastığını kokladınız mı? Bebeğin başının yastıkta bıraktığı çukura, yüreğinizdeki en masum sevgiyle baktınız mı? İçiniz yaşama sevinciyle dolar aniden, bunları yaptığınızda.

Ve bazı günler uykusu kaçar insanın, balkona çıkar, yıldızsız gökyüzünün karanlığına bakar ve yabancı bir şarkının sözlerini mırıldanır sessizce;

Darkness darkness, be my pillow!!!

Karanlıktan yastığı olmasını ister insan hüzünlenince. Gecenin lacivert satenine sarılıp uyuyası gelir, bulutları koklayarak.

Bazen sevdiklerimizin kokusudur yastık; sarıldığımızda huzurlu bir uykuya teslim oluveririz, sevdiğimizin kollarındaymışçasına.

Bazen ağlama duvarımızdır; gözyaşlarımızla ıslanıp, ağladığımızı herkesten saklayan.

En çok da sırdaşımızdır yastık; günün bütün kederini, sevincini, hayallerimizi, rüyalarımızı bizimle paylaşan...


Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 261
Toplam yorum
: 2348
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2129
Kayıt tarihi
: 23.07.07
 
 

1954 Antalya doğumlu ve Antalyalı'yım. Ülkemin ve özellikle bu şehrin sevdalısıyım. Sanatın pek çok ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster