Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Şubat '07

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
2852
 

Yatılı ilköğretim bölge okulu gerçeği

Yatılı ilköğretim bölge okulları okulu bulunmayan ya da şu veya bu nedenle okulları kapalı olan yöre öğrencilerinin yatılı kalarak eğitimlerini sürdürdükleri okullardır. Bu okullar zorunluluktan doğmuşlardır. Çetin doğa koşulları nedeniyle taşımalı eğitimin yapılamaması, öğrenci sayısının okul açma limitinin altına düşmesi, güvenliğin tesis edilememesi gibi nedenler Tunceli’de çok sayıda Yibonun varlık nedeniydi. Hemen her ilçede bir veya iki adet Yibo vardı. Her yibonun ise kendine göre sorunları.

Terörün yoğun olduğu dönemlerde bu okullarda yeterli denetim yapılamamıştı. İle aktarılan önemli sayıda asker barınma gereksinimlerini bu okullarda gidermek zorunda kalmışlardı. Diğer taraftan okullar terörist gruplar tarafından hedef seçilmiş, pek çok okul yakılmış, öğretmenler öldürülmüştü. Okullar özellikle de Yibolar asimilasyon yapılan yerler olarak gösteriliyordu. Hedef durumunda bulunan her yiboya askerler yerleştirilmiş, güvenlik önlemleri sıkılaştırılmıştı. Geyiksuyu Yibo, Hozat Yibo, Nazimiye Yibo 1935’li yıllardan kalma kışla binalarında hizmet veriyordu. Yeni yapılan Yibolar dahi yatılı öğrencilerin ihtiyaçlarını tam olarak karşılamaktan uzaktı. Sanıyorum yönetsel boşluklar nedeniyle yeni geliştirilen projeler fark edilememiş, eski projeler rakamlar güncelleştirilerek kullanılmaya devam edilmişti. 1998’li yıllarda terörün hız kesmesiyle birlikte bu okullar ziyaret edildiğinde durumlarının sanılandan daha vahim olduğu görülmüştü. Benim de ilk işim Yiboları ziyaret etmek, tespitlerde bulunmak, kendimce çözümler üretmek oldu. 2000 yılının başlarında yapılması gereken çok şey olduğunu fark etttim bu okullarla ilgili olarak.

1. Fiziki alt yapıları son derece yetersizdi. Çoğunda kapalı spor salonu, resim, müzik atölyesi yoktu. Malzemeler eskimişti.

2. En çok soruşturma ve inceleme bu okullarda yapılıyordu. Özellikle Yibo yöneticileri hakkında bakanlık, valilik, milli eğitim müdürlüğü’ne ayrı ayrı hitap eden, aynı içerikte şikayet dilekçeleri geliyordu. Şikayet dilekçelerindeki isimlerin ve imzaların çoğu sahteydi. Bu aslında her yibo ve çevresinde bir denge kurulduğunun, bu dengelerin zaman zaman bozulduğunun yansımasıydı.

3. Yibo yöneticilerine yönelik sürekli olarak bir takım iddiaların ortaya atılması, soruşturmaların yapılması yibo yöneticiliğine talebi azaltıyordu. Yibo yöneticilerini görevde tutmakta zorlanıyorduk. Öğretmenler yibo’larda görev almak istemiyorlardı.

4. Benim Tunceli’de görev yaptığım süre içerisinde yibo’ların öğretmen ihtiyacını tam olarak karşılayabilme olanağımız olmadı. Eğitim çoğu zaman vekil ve asker öğretmenlerce sürdürülmek zorunda kalındı.

5. Uygulanan norm kadro yönetmeliği gereği öğrenci sayısı az olduğundan ve bu okullarda yeterince müzik, beden eğitimi, resim öğretmeni istihdam edilemedi ve rehber öğretmen verilemedi.

6. Pek çok nedenle bu okullardaki müdür, müdür yardımcısı ve öğretmenler istifa, nakil veya soruşturma sonucu getirilen teklif gereği yer değiştiriyorlardı. Uzun süre bu okullarda görev yapmış yönetici ve öğretmen sayısı çok azdı.

7. Geçmişte bu okullardan düzinelerce öğrencinin dağa gitmiş oldukları iddiaları ortalıkta dolanıyordu.

8. Yibolara ait binalarda güvenliği sağlamak amacıyla aynı zamanda askerler de kalıyordu. Gerçi yibolarda barınan askerlerin sayısı son zamanlarda bir hayli azalmıştı.

9. Yibolarda okuyan öğrenciler son derece gergindiler ve bazen tepkilerini kontrol edemiyorlardı. Bunda yeterince enerjilerini boşaltamamanın ve sevgi ihtiyaçlarının karşılanamamasının etkileri olabilirdi.

10. Veliler yoksullukları, köylerinde yeterli taşıt araçlarının bulunamaması ve bilinçsizlik gibi etkenlerle çocuklarını her hafta ziyaret edemiyorlardı. Adeta çocuklarının bütün yükünü ve sorumluluğunu devletin üzerine yıkmışlardı. Okul müdürlükleri de ödenekleri olmadığından çocukları ailelerinin yanına göndermekte güçlük çekiyorlardı.

11. İlçelerde de ticaret- siyaset-aşiret birliktelikleri vardı. Bu birliktelikler Yibo bütçelerinin harcanmasıyla çok yakından ilgiliydiler ve yönetsel istikrarsızlığın muhtemelen temel nedeni durumundaydılar.

12. Okula gelen üst yöneticilere brifing vermek, onları karşılamak çoğu zaman yatılı okulun kıdemli memurlarına hatta hizmetlilerine düşüyordu. Çünkü o kadar sık yönetsel boşluk oluşuyordu ki bütün bilgilere ancak memur veya kıdemli hizmetli vakıf olabiliyordu.

13. İlçelerde görev yapan kaymakamlar genellikle genç insanlardı. Ya Yibolarla hiç ilgilenmiyorlar ya da bazen Yibo Müdürü gibi hareket edebiliyorlardı. İlçelerde kadrolu ilçe milli eğitim müdürü hemen hemen hiç yoktu ve bu görevler genellikle vekaleten yürütülüyordu.

14. İl ve ilçe milli eğitim müdürlüğü yönetimlerinde sürekli kesintiler yaşanması yiboları da olumsuz etkiliyor, işlerin sürüncemede kalmasına yol açıyordu.

15. Onlarca yibo’su bulunan Tunceli’de bu okulların denetlenebilmesi için hiçbir zaman yeterince ilköğretim müfettişi istihdam edilemedi. İstihdam edilenler de ya sürgün ya da müfettiş adayıydılar.

16. Yedi, sekiz yaşındaki öğrenciler banyo yapma gibi ihtiyaçlarını gidermekte zorlanıyorlardı. Onlara yardımcı olabilecek bayan hizmetli sayımız son derece yetersizdi.

17. Yiboda görev almaya, sorumluluk üstlenmeye kimse yanaşmıyordu. Hemen tüm yöneticileri, öğretmenleri ve hizmetlileri bu yörenin insanıydılar. Kısaca homojen bir yapı oluşmuştu ve bu yapı kırılamıyordu. Oysa etkileşim için heterojen bir yapının kurulması zorunluluğu vardı.

Yiboları dolaşıp sorunları saptadıktan sonra ilde yetkim dahilinde ne gerekiyorsa yapmaya çalıştım.

İlköğretim müfettişleri öncelikle Yibolarda denetim ve rehberlik hizmeti vereceklerdi. Bunu kural haline getirmiştik. Karı-koca öğretmenleri bu okullara yönlendirdik. Bayan öğretmen sayısını artırdık. Asker öğretmen takviyesinde bulunarak norm kadroya göre verilmesi gereken öğretmen sayısının üzerine çıktık. Yönetim süreçlerindeki kesintiler Yibolara yaklaşımı da etkiliyordu. Başlattığınız anlayışın tam zıddı uygulamalar ortaya çakabiliyordu. Diğer taraftan bazı sorunların üstesinden gelmek il yönetiminin boyutunu aşıyordu. O nedenle çok sayıda Yibosu bulunan bir ilde milli eğitim müdürlüğü yapmış birisi olarak söyleyebilirim ki:

1. Yibo Müdürlüğü deneyim ve birikim gerektiren bir iştir. O nedenle özel bir statüye kavuşturulmalı, bir takım ek haklar sağlanmalı, bu haklar çerçevesinde rotasyon uygulayarak yurdun her yerinde makul bir süre görev yapmaları sağlanmalıdır.

2. Yibolar periyodik aralıklarla sürekli izlenmeli, sorun büyümeden gerekli önlemler alınmalıdır. Özellikle Tunceli gibi illerde ilköğretim müfettişi sayısı yeterli hale getirilmelidir.

3. Siyaset-ticaret ve aşiret birlikteliklerinin Yibo yönetimlerine müdahale etmesini önlemenin bir yolu mutlaka bulunmalıdır.

4. Yibo öğretmenliği cazip hale getirilmeli, bu okullardaki öğretmenlerin yaş ortalaması yükseltilmelidir. Bütün Yibolarda öğrenci sayısı ne olursa olsun resim, müzik, beden eğitimi öğretmenleri ile rehber öğretmen istihdamı zorunlu hale getirilmelidir. Bu amaçla yeter sayıda öğretmen ataması gerçekleştirilmelidir. Bayan hizmetli ve bayan öğretmen sayısının %50 olması zorunlu olmalıdır.

5. Bu okullar ayrışmanın değil kaynaşmanın, uluslaşmanın gerçekleşmesine hizmet etmelidir. O nedenle bu okullarda istihdam edilecek yönetici ve öğretmenler özenle seçilmeli, insani duyguları gelişmiş, bilimsel düşünen, cumhuriyetin temel değerlerine bağlı öğretmenler olmalıdır.

6. Tunceli gibi illerin en temel sorunu yetişmiş insan kaynağı sorunudur. İyi bir gelecek ve ekonomik imkanlar yaratarak bu bölgelerde yapıcı, yaratıcı, gelecekten beklentisi olan yöneticiler görevlendirilmeli, bu yöneticilerin bu yörede ne kadar süre görev yapacakları belirlenmeli, görev süresini başarıyla tamamlayanlar ödüllendirilmelidir. Deyim yerindeyse personel istihdamında milli bir politika izlenmeli, siyaset-ticaret-aşiret birlikteliklerinin milli politikayı sekteye uğratması önlenmelidir. İl, ilçe ve yibolar bazında yönetim süreçlerinin kesintiye uğramasının önüne geçilmelidir.

7. Yibo öğrencilerinin köylerine gidebilmesi veya ailelerinin çocuklarını ziyaret edebilmesi için okul bütçelerine taşıma amaçlı ödenek konulmalıdır.

8. Küçük öğrenciler için bakıcı annelik gibi kıstasları önceden belirlenmiş uygulamalara olanak sağlanmalıdır.

Kuşkusuz yukarıda sıraladığım şıklara yenileri de eklenebilir. Bu okullarla ilgili araştırmalar yapılırsa yeni bulgulara ulaşılabilir, bu bulgular ışığında daha akılcı çözüm önerilerini geliştirilebilir.

Sonuç olarak, Tunceli’de sorun parasal değildi. En önemli sorun yetişmiş insan kaynağı ile ilgiliydi. Yetişmiş insan kaynağının bölgeye yönlendirilememesi, orada görev yaparken arkasında durulamamasıydı. Elbette bu durumun Yibolara da yansıması, Akpazar Hasan Ali Yücel Yibo’daki gibi sonuçlar doğurması kaçınılmaz olacaktı.

Umarım ülkeyi yönetme sorumluluğunu üstlenenler ya da ülkeyi yönetmeye aday olanlar hiç değilse bu öneriler üzerinde düşünür, zenginleştirir, uygulanabilir hale getirir, uygulamaya koyarlar. Bize de bunu yapanları alkışlamak düşer.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 114
Toplam yorum
: 65
Toplam mesaj
: 7
Ort. okunma sayısı
: 845
Kayıt tarihi
: 29.12.06
 
 

Osmaniye Düziçi doğumluyum. Sınıf öğretmenliği, ilköğretim müfettişliği, il milli eğitim müdürlüğ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster