Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Ekim '08

 
Kategori
Ekonomi - Finans
Okunma Sayısı
1137
 

Yatırımcı depresyona girmemeli...!!!

Yatırımcı depresyona girmemeli...!!!
 

En basit tanımı ile Yatırımcı Psikolojisi; yatırımcıların, yatırımlarına yön verirken sergiledikleri tutum ve davranışların bir bütünüdür... Hayatımızın her aşamasında çok farklı davranışlar ve tutumlar içerisinde bulunuruz... Bu nedenle psikoloji; bir davranış bütünü olarak her alanda ve yaşamın her döneminde var olan önemli bir bilim dalıdır...

Yatırımcılar da; yaşamın bir parçası olan ekonomik kararlarında bu psikoloji denilen farklı tutum ve davranışların etkileri altında davranırlar... Her kişinin olduğu gibi her yatırımcının da farklı bir psikolojik yapısı vardır... Psikolojik olgular diğer bir çok bilim dallarından farklı olarak, subjektif ve kişiye özel nitelikler taşırlar... Sadece bir insan olarak, farklı kişiliklerimiz olduğunu dikkate alarak, her yatırımcının da psikolojik yapısının çok farklı olabileceğine şüphe yoktur elbette...

Yatırım kararlarını alırken her bir yatırımcının farklı beklentileri vardır... Bazı yatırımcılar ellerinde ki paranın çok kısa bir süre içerisinde çok büyük meblağlara ulaşacağı beklentisi ile adım atarlar, yatırım dünyasına... !!! Ancak bir kısım yatırcımlar ise ayakları daha yere basan, daha gerçekçi, beklentilerini bir başka ifade ile hedeflerini daha küçük tutmak üzere yatırımlarına yön verirler...

Bazılarımız çok heyecanlı ve hareketli bir kişilik yapısına sahip iken, kimimiz ise oldukça soğukkanlı, oluşan gelişmelere karşı aniden panik olmayan, sağduyulu hareket edebilen insanlarız... Yine bir çoğumuzun duygusal, içe kapanık veya tutucu yönü ön plana çıkmaktadır...

Evet arkadaşlar...

Görüldüğü üzere, psikolojik denge aslında bizlerin RUH HALİ dediğimiz şeyden başka bir şey değildir... Ancak kişilik yapımız biraz daha genel durumumuzu ifade ederken, ruh halimiz daha çok değişkenlik göstermekte, günün belli saatlerine, örneğin endeksin iniş ve çıkış durumlarına, portföyümüzde bulunan hissenin kar da veya zarar da olma durumuna göre farklılık gösterip, çok daha sık değişebilmekte, çok daha kolay etkilenebilmektedir...

Bu kısa açıklamalardan sonra şöyle bir sonuca varmak mümkün olabilir... Yatırımcı Psikolojisi aslında insan psikolojisi ile izah edilebilecek, temelini sadece ve sadece insanların kişilik özellikleri ve davranış şekillerinden alabilen bir olgudur. İnsanların çok farklı alanlarda ki psikolojik yapıları, tutum ve davranışlarının hepsinde ortak bazı özellikler vardır... İşte bu ortak özellikler, kişilerin yatırım dünyalarında ki davranışlarında da etkilerini gösterirler...

PSİKOLOJİNİN YATIRIM KARARLARIMIZA ETKİLERİ...

Evet, dedik ki psikolojik yapımız hayatımızın her aşamasında davranışlarımızı kontrol ediyor, yine ruh halimiz ise yaşamın hızına ve gelişmelerine bağlı olarak çok daha değişken bir seyir izlemekte...

Biz öncelikle; doğuştan kişiliğimize yerleşmiş olan genel yapımızın üzerinde duralım... Sakin bir insansanız, kolay sinirlenmeyen, fevri davranışları olmayan, hayatın devamında her zaman her şeyin istediğiniz gitmeyebileceğini önceden kabullenmiş iseniz oldukça ciddi avantajlarınız var demektir... Özellikle tüm yaşamında olduğu gibi yatırım alanında ve konumuz borsa olduğu üzere borsa arenasında başarılı olma şansınız oldukça yüksek olabilir... Herhangi bir dostunuzdan hiç beklemediğiniz bir davranışa maruza kaldığınız zaman, hemen sinirlenip bir tokat atmak veya kapıyı çarpıp ortamı terk etmek yerine muhtemelen, sinirlenmeden ve sakince sorunun ne olduğunu, neden böyle davrandığını veya düşündüğünü anlamaya çalışır ve ona göre tepki verirsiniz... Anlık ve fevri bir tutum ile karar vermez, gerekirse kısa bir muhakeme süreci yaşar ve ona göre ne yapacağınıza, nasıl davranacağınıza karar verirsiniz...

Bununu dışında; panik, sinirli, heyecanlı, yerinde duramayan ve her an fikir değiştirebilecek kadar kararsız ve sabırsız bir kişiliğiniz var ise... Vay halinize...!!! Hem sizin halinize hem de yönettiğiniz portföyünüzün haline vay...!!! böylesi bir psikolojik yapıya sahip olan kişilerin hayatlarının her aşamasında, gerek özel yaşamlarında ve gerekse mesleki yaşamlarında başarı şansları maalesef oldukça az olacaktır... Son derece panik, kararsız ve heyecanlı bir doktor düşününüz... Bir ameliyat esnasında, hasta ölmek üzere ve bu hekim böylesi bir manzara karşısında ne yapacağını bilemeyecek kadar heyecanlanıyor, panik ile yapması gerekenleri yapamıyor ve hasta belki kurtulma şansı var iken maalesef sizlere ömür...!!! İşte borsa yatırımcısı da bir anlamda böylesi hayati denilebilecek kadar ciddi bir iş yapmaktadır... Kararsızlığa, panik davranışlara, heyecan ve dikkatsizliğe asla tolerans tanımayacak kadar gaddar bir yatırım sahasıdır... Böylesi tutumlar içerisinde bulunarak, belki az önce hastasının ölümüne sebebiyet veren hekimden daha şanslı olabildiğinizi düşünürsünüz... Ancak unutulmamalıdır ki ; çoğu zaman ekonomik yaşamların bitmesi, umutların tükenmesi yani tıbbi ifade ile fiilen yaşamanıza rağmen beyin ölümü ile komaya girmek de pek uzak ihtimal değildir...

Bu eğitimlerin amacı; öncelikle doğru yatırımcı olabilmeyi hedeflemektedir... Doğru yatırımcı aynı zamanda bilinçli yatırımcıdır... Fakat en önce davranışlarını kontrol edebilen, genel anlamda borsa yatırımcı modeline uymayan özellikleri bulunsa dahi bunları en aza indirerek, etkisinde kalmamayı başarabilen kişilerin başarılı olabileceklerine dikkat çekeceğiz... Zira psikolojik olarak kendimizi hazırlamadan daha doğrusu kendimizi tanımadan yola çıkmanın pek bir anlamı olmayacaktır... Davranışsal anlamda bir dizi hatalar sürekli tekrarlanacaksa, bu aşamayı atlayarak veya göz ardı ederek teknik-temel analiz vs gibi diğer detayları bilmenin pek bir anlamı olmayacaktır... Yine şunu özellikle belirtmek isterim ki; borsa yatırımlarında verilecek kararların matematiksel yönünün dışında YORUM hususu da çok önemli bir yer tutmaktadır...Yorum ise, sabit değerlerden ve kesin sonuçlardan uzak kişiden kişiye değişebilecek nitelikte ki izafi bir kavramı ortaya çıkarmaktadır... İşte bu nedenle borsa eğitimin diğer tüm aşamalarında da psikolojik olguların ciddi bir yeni bulunmaktadır... Bir grafiği yorumlar iken, her hangi bir derinlik penceresini incelerken genellikle objektif davranmaktan ziyade duygusal ve belli psikolojik yaklaşımlar, beklentiler ve hisler ile hareket ettiğimizi unutmamak gerekli...

Bu genel açıklamalarımız ile kısaca psikolojik olguların, her alanda olduğu kadar borsa gibi çok hızlı ve devinimi yüksek bir alanda da ne kadar önemli olduğunu vurguladıktan sonra ; artık bu konunun alt başlıklarına geçerek borsa işlemlerini yaparken daha çok ne tür psikolojik davranışlar sergiliyoruz, neler yapıyoruz veya yapmıyoruz, tipik gelişmelere karşı hangi tepkileri gösteriyoruz vs gibi dersimizi daha somut ve pratik bir zemine indirgemeye çalışalım...

KENDİNİZİ YETERİNCE TANIYOR MUSUNUZ...?

Borsa yatımcısı olmak isteyen bir kişinin, küçük veya büyük birikimlerini bu alanda değerlendirmeye karar verirken ilk sorusu ; BEN KİMİM...? olmalıdır... Ancak bugüne kadar neredeyse her borsaya adım atmak isteyen veya borsa da hali hazırda işlem yapmakta olan yatırımcıların sordukları ilk soru “ Ne almalıyım, elimde şu hisseden var sizce ne olur veya endeks şuraya gider mi...? “ şeklinde ki klasikleşmiş sorulardır... Bu soruların sorulması gereken zaman, trafikte sollama zamanlaması kadar önemlidir... Bu zamanlamayı doğru yapamadığınız da, hatalı sollamanın sonuçlarına katlanmak durumunda kalacağınıza şüphe yok...!!!

Çok beğendiğim bir söz vardır... “Piyasaların ne yapacağına değil, piyasaların yaptığına sizin ne tepki göstereceğiniz önemlidir...” O halde, öncelikle bu ilk soruyu yani “Ben Kimim...?" sorusunu kendimize sormak üzere adım atmalıyız bu ilginç dünyaya...

Bu soruya elbette herkesin vereceği yanıt çok farklı olacaktır... Ancak cevaplar çok farklı olsa da mutlaka sorulması gereken bir sorudur...

Zira kim olduğunuzu tanımak zorundasınız...!!! Aldığınız – sattığınız hisselerin, piyasaların gidişatının, hatta işlem yaptığınız aracı kurumlar veya takip ettiğiniz dergi, web sitesi veya yazarların sizi tanımak gibi bir mecburiyetleri söz konusu olamaz...!!! Mecburiyetleri olamayacağı gibi, böylesi bir şey söz konusu dahi olamaz... Aldığınız bir hissenin sizin beklentilerinizi hissederek buna göre bir seyir izlemesi nasıl imkansız ise, ilişki içerisinde bulunduğunuz ortamların da binlerce kişi arasından sizi tanıması, nasıl bir kişiliğe sahip olduğunuzu tespit ederek buna göre öneri ve yönlendirmelerde bulunmaları elbette mümkün olamayacaktır...

O zaman, öncelikle böylesi önemli bir konuda kendi işimizi kendimiz yapmalı, başkalarından medet ummamalı ve kendi kimliğimizi, kişilik yapımızı, tahammül gücümüzü ve sabır limitlerimizi tespit etmek üzere ilk adımı atmalıyız...

Para kazanabilmek amacı ile el attığınız saha BORSA... Ve borsa denince ilk akla gelmesi gerektiği üzere; fiyat hareketlerinden para kazanılan bir müessese... İşte bu işin sırrı aslında adında gizli ...Yani, fiyat hareketlerinden para kazanmak amacı ile yola çıkıldı ise, bu hareketlerin tek yönlü olamayacağını önceden kabul etmiş olmalısınız... Hiçbir şeyin hareketinin tek yönlü olması elbette düşünülemeyeceğine göre , borsa ortamında hisse fiyatlarının da aşağı ve yukarı hareketlerine hatta daha çok aşağı yönlü hareketlerine hazırlıklı olmak üzere yola çıkmalısınız... Hep yukarı yönlü hareketleri yani kazanç elde edilen işlemleri seçme becerinizin olamayacağını bilerek, zarar etme veya kazançtan çok zarar etme ihtimalinizin bulunacağına kendinizi her zaman hazır tutmalısınız...

Özetle; kendinizi hep kazanmak adına şartlandırmak üzere işlem yapmaya başlarsanız, 5.000 YTL nizin 4.000 bel ki de 3.000 YTL ye inmesi durumunu hiç hesap etmez iseniz, sizi ciddi bir depresyon bekliyor demektir...

Bu eğitimlere ilgi duyan kişiler ve profesyonel yatırımcılar olmadığınızı dikkate alarak, borsa yatırımcısı sıfatı ile ilk dönemleriniz de daha fazla hata yapacağınızı veya zaten yapmakta olduğunuz gerçeğinden hareketle; zarar etmeye daha çok hazırlıklı olmanız gerektiğini özellikle belirtmek isterim...

ZARAR EDERSEM NE OLUR...?

O halde “ Ben kimim...? “ sorusuna vereceğiniz heyecanlı, sakin , soğukkanlı vs gibi cevapların ardından ; bu sorunun devamı olarak “ Zarar edersem, ne olur...? “ sorusunu ekleyelim...

Evet... Zarar ederseniz, 5.000 YTL nizin 3.500 YTL ye düşmesi durumunda ne yaparsınız, nasıl bir ruh haline girer, ne tür davranışlar sergiler, neler hissedersiniz...?

Bu soruya da çok değişik yanıtlar verilecektir... “Ben zaten çok az bir para ile bu işe başlamıştım, hepsini kaybetsem bile üzülmem” diyebileceğiniz gibi “ Ben bu parayı 3 katına çıkarmak ve arabamı daha iyi bir model ile değiştirmek niyeti ile bu işe girdim, para da gitti, araba da gitti...” şeklinde sinirli bir yanıtta verebilirsiniz... Ve tabii kızacaksınız, suçlu arayacaksınız... Bu zararın sorumlularını bir bir tespit ederek, onlara yüklenecek , kimin yakasına yapışacak, kimine de küfürler edeceksiniz...

İşte başlıkta ki sorunun yanıtını önceden verirseniz, tedbirinizi de almış olursunuz... Ne sorumlu aramanız gerekir, ne de beklemediğiniz bir durum ile karşılaşmış olmazsanız...

Bu nokta da ortaya çıkan çok önemli bir ana kuralımız var...

RİSKİ SINIRLAMAK...

Aslında riski sınırlamak ifadesi içerisinde çok değişik sınırlamaları bulunmakta... Hayalleri sınırlamak, beklentileri sınırlamak, hedefleri sınırlamak gibi...

İster çok paranız ister az paranız bulunsun, eğer borsaya kumar değil yatırım aracı açısı ile bakıyorsanız mutlaka bu işi tam anlamı ile öğrenmeden “ tamamını kaybetseniz dahi üzülmeyeceğiniz “ bir miktar ile başlayarak acemilik döneminizi geçirmelisiniz... Eğer hali hazırda başlamış bulunuyor ve tüm birikiminiz ile borsa da işlem yapıyorsanız, mutlaka bu paranın önemli bir bölümünü borsadan kurtarmalısınız... Çünkü kısa bir süre sonra yapmanız muhtemel hatalar sonrasında, borsa kurallarını tam anlamı ile öğrenmiş olmanızın hiçbir faydası kalmayacak, zira yatırım için kullanacağız paranız olmayacaktır...!!!

Ve her zaman bu deniz de sizden çok büyük balıklar olduğunu, sizden daha tecrübeli ve eğer şansa inanıyorsanız daha şanslı ve daha bilgili yatırımcıların bulunduğunu akılda tutmalısınız... Bu anlamda asla hayallerinizi, beklentilerinizi ve hedeflerinizi çok büyük koymayınız... Çünkü Siz, borsa da gerçekten çok iyi kazanabilen küçük bir kitlenin para kazanmak adına sizlerin hatasını kollayan yatırımcı grubundasınız ve onlar 1. lig de oynarken, siz amatör oyuncular olarak onların sahasında top koşturacak kadar bilgili, tecrübeli ve şanslı değilsiniz... Bu durum, hiç kazanamazsanız anlamına gelmez... Ancak büyük beklentilerinize cevap verecek kadar kazanç elde etmenizin çok çok zor olduğunu ifade eder...

O halde ; hayaller alemine kapılmadan, rüyalara dalmadan, ayağımızı yorganımıza göre uzatarak bu konuda yeterince bilgi ve birikim sahibi oluncaya kadar;

İkramiye çıkmayan bir milli piyango biletine göstereceğimiz tepki standardı ile hareket etmeliyiz...

NOT ; Daha geniş bilgi, yorum, analiz, seans içi anlık endeks yorumları ve dikkat edilmesi gereken kurallar için www.hisseteknik.com adresini ziyaret edebilirsiniz…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Hocam iyi yazmissiniz da, sizin bu konuda basariniz nedir, yani her seyi bilen ulkem insanindan bir farkiniz var mi, bilmek istedim de... Kisisel olarak 2001 yilinda 1 ayda 10 000$ olan tum parami Ihlas hissesinda kaybettigimden beri borsadan uzak duruyorum, at yarisi mantigiyla giden bir yer IMKB, avanak avlama yeri, tuyoyu da yakin arkadasim vermisti, sonra sordum kendi almamis, iste boyle bisi IMKB.

Tolga Ozkan 
 14.10.2008 9:37
 

Sene 1988, borsa tophanede ve toplam 30-40 senet islem goruyor. alis satis emirleri duvar kagidi halinde, bende broker' im. uckagitin her turlusu ortalikda tabi. kisaca borsa 3-5 spekulatorun elinde. neyse tabi borsamiz istinyeye tasindi, elektronik isleme gecti. islem sayisi artti. mevzuata kavustu. %75' i yabancilarin eline gecerek derinlik kazandi. o saydigim gunlerde, tophanede sokakta benimde sandik bir tahtam vardi vede kimi zaman bagirarak, kimi zaman taburede musterilere kagitda satardik. O zamandan bu zaman kadar bir cok sey degisti elbet, 20 sene gecti. degismeyen bir sey oldu: Bizim sirketler temettu odememege devam ediyor. nicin yatirim yaparsin? iyi yonetilen bir sirketin, karli calisan bir sirketin hissesini alir, temettusunu toplarsin. bizde dogru durust ve istikrarli temettu odeyen sirket yokdur. sirketlerimiz vermeyi degil, bedelli artirimlarla almayi severler. borsanin degismeyen en buyuk sorunu budur. Amerikada temettuler her 3 ayda bir aciklanir ve odenir.

mihri dates 
 08.10.2008 19:02
Cevap :
Tamamen katılıyorum ve gerçekten önemli bir eksikliğe değindiğiniz için teşekkür ediyorum size... Zira her işimizde olduğu gibi, borsacılık anlayışımız da tamamen bize özgü kurallar ile yürümekte ki, sanırım en küçük bir etkide bile dünyanın en hızlı gerileyen borsası liderliğini kimseye bırakmamızın nedeni biraz daha kolay anlaşılmakta... !!!  09.10.2008 1:53
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 30
Toplam yorum
: 16
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 1619
Kayıt tarihi
: 06.07.08
 
 

Uzun yıllarını aktif borsa hayatına vermiş, tecrübeli bir borsa yatırımcısı olarak sizlerle görüş ve..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster