Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Mayıs '07

 
Kategori
Anneler Günü
Okunma Sayısı
744
 

Yavrumun katiliyim!

Yavrumun katiliyim!
 

Ben yavrumu jinekolog kiralayarak öldürttüm... Dün akşam gerekli önlemleri almadan girdiğimiz yolun sonundan katil olarak döndük... Daha bir buçuk aylık bir cana, can olma şansı vermeden hayatla ilk tutunduğu bağını kopardık... Önceden bir iki tecrübe edindiğim olay, ilk defa rahatsızlıklar duymama neden oldu... Sanırım bunda çevremin baskısı etkiliydi... Öyle ki, test sonucu pozitif çıktığından beri uykularım kaçmış, rüyalarım kabuslara dönmüştü... En son gördüğüm kabus, doğurduğum çocuğun kocaman siyah bir örümcek olduğu idi. Psikolojim iyice bozulmuştu farkındaydım, hemen işleme başlamalı yol yakınken kurtulmalıydım...

O geceyi hatırladım, ya sonuç olumlu olursa diye düşünmüştüm... Aman olursa olsun, ne olurdu ki... Oğlum 7 yaşında, yaşım daha da ilerlemeden doğururum demiştim... Ve şimdi neden istemediğim takıldı aklıma, uzun uzun zaman harcadım bu nedene... Arkadaşlarıma anlatmıştım günah çıkarır gibi... Bakacak kimsem, bakıcı tutacakta olanağım yok diye... Oysa çözümsüz bir şey var mıydı hayatta ölümden başka... Ölümü de ben seçmiştim işte...

Bunlar arkadaşımın çelişkilerle hayatına son verdiği yavrusuna dair hissettikleri...

Eskiden okuduğum bir dergide, kendisini aldırmaya giden annesine yalvaran ceninin yakarışları dillendirilmeye çalışılmıştı... Öyle başarılıydı ki yazı, lise 2. sınıfta okuyan dünyadan bir haber ben bile çok etkilenmiştim... Yıllar geçtikçe anlıyorum, üzerimdeki etkinin ne kadar büyük olduğunu... Cenin dünyaya geleceği günleri, annesi ile yaşayacağı anları, gökyüzünü, denizi ve bunlara yedi rengiyle hayat veren ışığı, güneşi anlatıyordu... Keşke bugün o kesitleri orijinal hali ile sunabilme olanağına sahip olsaydım...

Şimdi ben de bir anneyim... Canımdan can bulan yavrumla ikinci hayat bulan bir anne... Evvelim yokmuş gibi, her anımda o varmış gibi annelik aşkıyla tutkuluyum... Bitmeyen mesaimle, süresiz bedelsiz iş akdimle yavruma hep destek olacağımı da biliyorum, onsuz var olamayacağımı da... Hayat beni ondan, onu benden ayırmasın... Her anneler günü yaklaştığında o en büyük hediyemi verene şükrederim... Şimdi tek dileğim sağlıkla, iyi huylu temiz bir birey olarak topluma hayırlı olması...

Gönülleri birleşenlerin, gönülden dua ederek istedikleri, dünyadaki cennet meyvesine rabbim kavuştursun... Ancak doğurup sokağa atana, doğmadan doğacağa kıyana, dövüp işkence yapana, minicik bedenleri cinsel istismara uğratanlara ver-me-sin, ver-me-sin!

Anne doğurana değil, doğurduğuna hakkıyla bakana denir. Bu ismi hak edenlerin ANNELER GÜNÜ ŞİMDİDEN KUTLU OLSUN!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Anne yüreği gibi sıcacık. Ve tabii bir ceninin yakarışları. Güzeldi. Son satırların ise olması gerektiği gibi. Hepsi için demiyorum ama bilirsin istisnai durumlar olabilir, "gayri meşru veya bakamayacağı veya tecavüz sonucu vs.vs" her neyse, bu çocukların kürtajını doğru buluyorum. Tabii ki öncesinde önlem alınması temennimiz ama bu çocukların doğması çocuğun geleceğinin meçhul olması, “sürünmesi belki” babında kürtaj en iyi çözüm. Özellikle bebek için. Biraz geç oldu ama. Anneler günün kutlu olsun. Sevgilerimle.

Ayrıntıda gezinmek 
 06.09.2007 2:19
 

sevgili Mihasu. Bu acının derinliğini, ancak yaşayan anlar. Umarım onlar bize cennetten el sallıyor ve herşeye rağmen bizi affediyorladır.

Kwan Yin 
 15.08.2007 23:28
Cevap :
Merhabalar, Bu yazıyı kaleme aldığım günlerde arkadaşımın yaptığına çok üzülmüştüm... Sonrasında arkadaşım okuduğunda düşünmeden başkalarının duyguları hakkında yorum yapmamak gerektiği kanaatine vardım... İstemeden onu çok yaralamıştım çünkü... Kimse kesilen parmağının sahibi kadar acıyı sahiplenemez, bu mümkün değil... Tabi ki hala aynı duygu ve düşüncelerle doğanın canını alma lüksünün bize verilmediğiğini söylerim ve yazarım ama bu demek değil ki kişilere onların yaptıkları doğru ya da yanlışı sorgulama hakkım vardır... Eğer sizin de canınızı acıttıysam özürlerimi kabul edin... Sevgiyle, sevdiklerinizle kalın...  16.08.2007 20:36
 

Benim kızım 5yaşında .kitap isimleri için teşekkür etmek istedim.sevgilerimle...:)

deniz rüzgarı 
 08.08.2007 20:41
 

Yazınız güzel gerçekten bakacağımız kadar çocuk yapmalıyız ve onlara kıymamalıyız çünkü onlar bir can!. Ben sizden çocuğunuza okuduğunuz kitapların isimlerini rica ediyorum .güzel sürükleyici kitaplar okuduğunuzu bir yerde yazmışsınız benimde aradığım ,gerçekten kızıma faydalı kitaplar.İsimlerini verirseniz sevinirim.Teşekkürler...

deniz rüzgarı 
 07.08.2007 23:07
Cevap :
Nazan Hanım öncelikle yorumunuz için teşekkür ederim... Kızınız kaç yaşında bilmiyorum ama bizim okuduğumuz kitaplar şunlar; _Afacanlar Sınıfı ( İpek Ongun) _Güllü Bahçe ( Kemalettin Tuğcu) _Bu Çocuk Kimin( Kemalettin Tuğcu) _Vanilya Kokulu Mektuplar( Sevim Ak) _Sakız Kızın Gülleri( Sevim Ak) _Annemin Mektupları( Hidayet Karakuş) _Bacaksız Okulda ( Hidayet Karakuş) _Pıtırcık Tatilde (Le petit Nicolas ) _ Heidi(Johanna Spyri) _ Sunanın Mektupları (Gülten Dayıoğlu) Birde okuyup beğenmediklerimiz var; _Çocuk Müzesi(Necla Ülkü Kuglin) _Bir Vardı Bir Yoktu(Samed Behrengi) Ve tabi alıpta ağır geldiği için bıraktığımız bir kitap; _Öksüz Piyero(F. Lightone) Şu an okuduğumuz kitapsa: _Yanlız Efe(Ömer Seyfettin) Sevgiyle, hoş kalın...  08.08.2007 8:12
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 76
Toplam yorum
: 277
Toplam mesaj
: 117
Ort. okunma sayısı
: 1413
Kayıt tarihi
: 25.03.07
 
 

1976 yılında Iğdır'ın Tuzluca ilçesinde doğmuşum... 8 yaşımda göç ettiğim bu ile bir daha hiç git..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster