Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Aralık '13

 
Kategori
Dünya
Okunma Sayısı
4837
 

Yavuz Sultan Selim’le kim boy ölçüşebilir?

Yavuz Sultan Selim’le kim boy ölçüşebilir?
 

Sultan Yavuz Sultan Selim Han(10 Ekim 1470 – ö. 21/22 Eylül 1520)


Yavuz Sultan Selim neden sevilmez?

Fatih Sultan Mehmet'in torunu Yavuz Sultan Selim bizde her nedense pek sevilmedi!
Oysa onun da kendisine göre pek çok artıları vardır.
Osmanlı Devletini İran'dan Mısır'a kadar genişleten bir savaşçıdır.
İlk Osmanlı Halifesidir.
Osmanlı Devleti topraklarını iki buçuk katı genişletmiştir.
Mekke ve Medine’yi Osmanlı topraklarına katmıştır.
Anadolu’daki son beylikleri de kendisine bağlamıştır.
Ancak O'nunla birliktedir ki Osmanlı Devleti Roma İmparatorluğu gibi üç kıtada toprakları bulunan bir güç olabilmiştir!
Onun bu başarısına o yıllara kadar Hunlar, Hazarlar, Bulgarlar ve Selçuklular gibi Türk devletleri yanında Emevi ve Abbasi gibi Müslüman Arap devletleri erişebilmiştir.
 
Kaderin oyununa bakınız ki Osmanlı Saltanatını İslam Halifeliği ile de taçlandıran Yavuz Sultan Selim Han ne Sultan Abdülmecit ne Sultan Abdülhamid ne de Sultan Vahdettin kadar sevilmiştir. Bilindiği gibi Osmanlı devletinin Batı tarafından bölünerek parçalanmasının iyiden iyiye belli olduğu yıllarda ‘Osmanlı'da hilafet iddialarının kurumsallaşıp oturması ancak Sultan Abdülmecit ile başlayacak ve Sultan II. Abdülhamit ile gelişecektir.’(Prof. Dr. Ortaylı, İlber. Batılılaşma Yolunda s.150.)
 
1470'de doğan Dokuzuncu Osmanlı padişahı, 88. İslam halifesi ve ilk Osmanlı halifesi YAVUZ SULTAN SELİM saltanatının sekizince yılına doğru yakalandığı Şark Çıbanı nedeni ile hastalanarak 'Şîrler pençe-i kahrımdan olurken lerzan / Beni bir gözler-i âhûya zebun etti felek' diye diye 1520'de Rahmet-i Rahman'a göçmüştür. 
İnşallah mekanı Cennettir.
 
Ne yalan söyleyeyim ortaokul ve lisedeki okumalarıma göre Bilge Kağan, Attila  ile Sultan Alparslan’dan sonra en çok Osmanlı devletimizin kurucusu Osman Bey ile onun torunları Fatih Sultan Mehmet, Çelebi Mehmet, Yavuz Sultan Selim ve Sultan Abdülhamid’e hayranlık duymuşumdur. 
 
Yavuz Sultan Selim’in unutulmaz hizmetleri
 
Askeriye ile donanmada ıslahatları Yavuz Sultan Selim şairliği yanında kendisi için yazılan şiirlerden ve yorumlamalardan (nesirlerden) oluşan Selimnameleri ile de ünlüdür.Dinimizce kutsal yerler olan Mekke ve Medine’yi Osmanlı Devletine bağlamış olduğundan O'nun ünvalarından biri de 'Hâdim'ul-Harameyn'uş-Şerifeyn (Mekke ve Medine'nin Hizmetkârı)'dir. Çünkü 'Mısır'ın 1517'de Yavuz Sultan Selim tarafından ele geçirilmesinden sonra Hicaz bölgesi Osmanlı hakimiyetine girdi. Osmanlılar, şehrin kutsiyetine ve şeriflerin halife Ali soyuna dayanmasından kentin idaresinde bir değişiklik yapmadılar ve kent şeriflerce yönetilmeye devam etti.' (Wikipedia.org’dan alıntıdır)
 
Sultan II. Bayezid'ın oğlu Yavuz Sultan selim 26 Mayıs 1512- 21 Eylül 1520 yılları arasında (8) yıl kadar saltanat sürer. ‘Yavuz Sultan Selim'in saltanatı kısa sürmüş olsa da, Osmanlı İmparatorluğunun oğlu Süleyman döneminde altın çağını yaşamasına zemin hazırlamıştır. Sultan Selim, babasından devraldığı boş hazineyi ağzına kadar doldurmuştur. Yaygın bir efsaneye göre; hazinenin kapısını mühürledikten sonra, şöyle vasiyet etmiştir: "Benim altınla doldurduğum hazineyi, torunlarımdan her kim doldurabilirse kendi mührü ile mühürlesin, aksi halde Hazine-i Hümayun benim mührümle mühürlensin.' Bu vasiyet tutulmuş, o tarihten sonra gelen padişahların hiçbiri hazineyi dolduramadığından, hazinenin kapısı Osmanlı'nın yaklaşık 400 yıl sonraki iflasına kadar Yavuz'un mührüyle mühürlenmiştir. (Kaynaklar: [Kim kimdir.gen.tr] ve [Sakaoğlu, N. (1999), Bu Mülkün Sultanları. İstanbul, Oğlak Yayınları s.123.] Wikipedia.org)
 
Tarihi tespitlere göre 'Tahtı devraldığında 2.375.000 km2 olan Osmanlı topraklarını sekiz yıl gibi kısa bir sürede 2,5 kat büyütmüş ve ölümünde imparatorluk topraklarının 1.702.000 km2'si Avrupa'da, 1.905.000 km2'si Asya'da, 2.905.000 km2'si Afrika'da olmak üzere toplam 6.557.000 km2'ye çıkarmıştır. Padişahlığı döneminde Anadolu'da birlik sağlanmış; halifelik Abbasilerden Osmanlı Hanedanına geçmiştir. Ayrıca devrin en önemli iki ticaret yolu olan İpek ve Baharat Yolu'nu ele geçiren Osmanlı, bu sayede doğu ticaret yollarını tamamen kontrolü altına almıştır.' (Alıntıdır: wikipedia.org)
 
Yavuz Sultan Selim'in küpesi
 
‘Bazı araştırmacılar Yavuz'un kulağına küpe taktığı ve bunun Mısır Seferi zamanına dayandığını iddia etmektedir. Ancak bu konuda çeşitli görüşler vardır. Bazı tarihçiler Sünni mezhebinin İslam Hukukunda erkeklere caiz olmayan küpeyi ilk Osmanlı Halifesi Yavuz Sultan Selim'in takmasına ihtimal bile vermezken, bazı tarihçiler ise bunun gerçek olduğu ve bazı sebeplere dayandığını iddia etmektedir. Yavuz'un kulağına küpe taktığına inanan tarihçilerden çoğu bunun İslami bir gönderme olduğunu savunulmaktadır. Bir rivayete göre 'Yavuz, Kahire Camisi'ne girdiğinde Kahireliler ona Hakimü'l-haremeyn (Mekke ve Medine'nin hâkimi) sıfatını verirler ama o bu sıfatı kabul etmez ve "Ben olsam olsam Hadimü'l-haremeyn (Mekke ve Medine'nin hademesi) olabilirim" der. Bu olay üzerine o dönemde hademelerin taktığı küpeyi ister ve kulağına bu işareti, hademelerin taktığı küpeyi geçirir' diye rivayet edilir.’ (Alıntıdır: wikipedia.org)
 
Yavuz Sultan Selim’in neden unutturulmak istenir?
 
Gizli bir el değil on binlerce el, kafa kol ve basın yayın her nedense Yavuz Sultan Selimi 'yok’a mahkûm etmek' için anlaşmışçasına onunla ilgili iki çift söz etmezler. Oysa İslam Kardeşliği bağlamında Müslüman Araplar ile Müslüman Türkler ve Müslüman Farsları tarihte ilk olarak bir tek devlet çatısı altında birleştiren o değil midir?
 
Kamuoyuna egemen kılınan bu anlayış her ne hikmet ise yer yer İslam için yola çıkıldığını vurgulayan AKP'li yıllarda da hiç değişmedi. Öyle ki AKP'nin Alevi yurttaşlarımızın oylarını alabilmek için giriştiği çalışmalarda da Yavuz Sultan Selim düğümü gerektiği gibi çözülemedi. Bana göre Tarih Bilinci adlı çok yönlü bilgilerden yoksun olduğumuzdan bütün atalarımız gibi Yavuz Sultan Selim’i de gerektiği gibi öğretmediler bize. Yukarıda da belirttiğimi gibi birilerini o kirli gizli elleri; bugünden çok eskilere doğru tarihimizden, kültürümüzden ve nice ortak değerlerimizden bizi kopartmak için çok çalışıyor olsa gerek.
 
O'nun yıllar önce elime geçen yukarıdaki çok anlamlı sözünü umarım kulaklara küpe olur.
 
Yavuz Sultan Selim’in unutturulmak istenmesi onun bazı Anadolu beylerinin İran Şahı İsmail ile giriştiği egemenlik kavgası yanında Anadolu’da uyguladığı ‘Alevi katliamı iddiası’ olmasın?
 
Gelecek yazı: Yavuz Sultan Selim ve Aleviler

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yavuz osmanlinin basina cuval geciren caginin en gerici kisilerindendir. Hilafet osmanliya yarar degil maskaralik getirmis, babadan ogula gecen krallik, hilafetle birlesince 6 yasinda halife olan cocuklar gercegi ile karsilasilmistir. bu maskaraligi Yavuz getirdi ve cok sükür ki Atatürk bu maskaraligi kaldirdi

kazim balaban 
 23.12.2013 15:49
Cevap :
Kazım Bey tarih nice yaralar ile kimi tedavi süreçleri ile doludur. Bize düşen o süreçlerdeki doğruları inkâr etmeden o güzel işleri çağın yorumları ile birleştirerek bugünü biçimlendirmek olsa gerek. Yorumunuz için teşekkür ederim.  25.12.2013 14:58
 

Sayın Mencik! Bilgilendirici bu güzel yazınıza çok teşekkürler.Yavuz Sultan Süleyman'ın yaptığı hizmetler, başarılar inkar edilemez, ama onun Şah İsmail ile giriştiği savaşta alevi katliamı iddiaları ile ilgili olsa gerek size katılıyorum.Selam ve saygılar.NAHİDE ÇELEBİ

NAHİDE ÇELEBİ 
 18.12.2013 18:07
Cevap :
Nahide Hocanım okuduğum derlemeye eklemek zorunda kaldığım bazı düşüncelerim ile Yavuz Sultan Selim Hanı unutulmuşluktan kurtarmak gibi bir çabaya girmek zorunda kaldım. Osmanlı Devletimizi öncelikle adil bir hukuk uygulamak çabası ile çok daha ileri bir seviyeye çıkartan ve Roma İmparatorluğu gibi üç kıtaya egemen kılan Yavuz sultan Selim Han nur içinde yatsın.İlginiz için teşekkür ederim...  18.12.2013 22:54
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 570
Toplam yorum
: 661
Toplam mesaj
: 131
Ort. okunma sayısı
: 963
Kayıt tarihi
: 14.09.08
 
 

1974'te H.Ü. Sosyoloji ve İdare Bölümü'nü yüksek lisans tezi ile bitirdim. 1976 yılında yapımcı y..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster