Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Kasım '16

 
Kategori
Edebiyat
Okunma Sayısı
67
 

Yayıncılara kızmadan edemiyorum

Yayıncılara kızmadan edemiyorum
 

Yayınevlerimiz önüne gelen yabancı kitabı Türkçe'ye çevirtip basıyor. Durum böyledir ki kaliteli çoğu kitaba baskı sırası gelmiyor, ya da yıllar sonra Türkçe'de çıkıyor.
 
Türkçe'ye çevrilen bu yabancı kitaplar o kadar çoktur ki, her kitabın bulunmadığı D&R kitap mağazalarında bile, ortalardaki raflardan üç-dört tanesini doldurmuştur.
 
Bu yabancı kitapların kapakları o kadar janjanlı, o kadar çekicidir, âdeta 'al beni, al beni' diye sizi kendine çeker. Ama maalesef çoğu işe yaramazdır; kiminin çevirisi berbattır, kiminin de içeriği dandiktir. 'Dışı seni yakar, içi beni' sözünü hak eder çoğu çeviri roman.
 
*
 
Nobel ödülü sahibi Çinli yazar Mo Yan'ın kitapları, Nobel ödülü aldıktan sonra Türkçe'ye çevrildi. Bu utançtan başka nedir? Düşünün, dünya biliyor Mo Yan'ı, Nobel komitesi Nobel'i hak edecek kalitede olduğunu görüyor; ama biz de Nobel'i aldıktan 7-8 ay sonra çıkıyor bir kitabı. Yani, Nobel almasaydı, Türkçe'ye ne zaman çevrileceği bilinmiyordu.
 
Ki, durum böyleyken, Çince'ye çevrilen Zülfü Livaneli'nin Mutluluk adlı romanı, Çin'de 200 bin satmıştı.
 
*
 
ABD'li yazar Jeffrey Eugenides'in 2002'de yayımlanan müthiş romanı 'Middlesex', ülkemizde 2015 yılında çıktı. Üstelik, Jeffrey Eugenides Middlesex sayesinde ABD'nin saygın edebiyat ödülü Pulitzer'i almıştı.
 
Can Yayınları gibi kaliteli edebiyata önem veren bir yayınevi, Middlesex gibi müthiş bir romanı neden görmüyor, duymuyor?
 
*
 
Yayınevlerinin zihniyeti ve kapitalistliği aslında evrenseldir. Dünyanın her yerinde aynıdır. Misal kaliteli çoğu yazar onlarca defa reddedilmişlerdir. 
 
ABD'li yazar David Markson'un kayda değer romanı ‘Wittgenstein’in Metresi’ tamı tamına 54 kez reddedilmiş. Yayınevleri basmaya değer görmemiş, vasat bulmuşlar. Ama ne garip ki, onların küçümsediği bu roman, ‘kült roman’ olacaktır basımından 5-10 yıl sonra. Ve ‘Ölmeden Evvel Okunması Gereken 1001 Kitap’ın içerisine girecektir.
 
*
 
Yayınevlerinin yatacak yeri de yok, yatağı da. Edebiyatın başındaki büyük belalar...
 
-Mustafa Yıldırım - 17.11.2016

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ben de yerli bir yazar olarak yayınevlerinden ne kadar bizar olduğumu ifade etmek isterim.Bunların hemen hepsi eğer referans, amca, dayı bulamadıysanız yazdıklarınızı çöpten aşağı görüp, sizi de kovmaktan beter ederler. Ha ilk kitabınız için gitmişsiniz ha yedinci kitabınız, sonuç değişmez. Ya da sizi yolunacak kaz görüp 1000 baskı için 5-6 bin lira talep ederler.Yani alın teri, göz nurunuz için avuç dolusu üste para vermek zorundasınız. Telif hakkı mı? Kim kaybetti de siz bulasınız..Selamlar..

mustafa semih arıcı 
 18.11.2016 15:33
 

Sizi anlamakla birlikte yayınevlerini de anlıyorum! Modern Batı'da %21 olan kitap okuma oranının ülkemizde %1 bile olmadığını biliyor muydunuz? Yayınevleri kimin için paralasın kendini? Sabır ve selametle.

Ata Kemal Şahin 
 18.11.2016 6:13
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 480
Toplam yorum
: 252
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 646
Kayıt tarihi
: 03.11.12
 
 

Konyalıyım. Edebiyat okudum. Amatör yazar ve şairim. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster