Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Haziran '16

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
79
 

Yaz boz tahtası

Yaz boz tahtası
 

Uzun yıllardır etkili bir eğitim politikası üretemiyoruz. Yaklaşık 14 senedir tek bir iktidar parti tarafından yönetiliyoruz. Buna rağmen hala eğitim sistemimiz sağlam bir zemin üzerine oturmadı. Eğitim öyle 5-10 sene de değişebilecek, sorunları giderilebilecek bir sistem değildir, diyebilirsiniz. Buna kısmen katılabilirim. Evet, sorun derin fakat 14 yılda çözülemeyecek kadar mı derindir. Koca 14 yıl… Bırakın eğitimi bu sürede koca bir ülke yeniden yapılandırılabilir. Hala gelecek sene ne gibi sistem değişiklikleri olacağını bilmiyoruz ve her sene getirilen yeni sistemlerin yürümeyeceğini kestirebiliyoruz. İşin gülünç yanı da şu ki, eski sistem tu-kaka yapılarak yeni sistem getirildiği halde, tekrardan eski sistemlere dönülmesidir. Burada hiçbir siyasi partinin sempatizanı veya üyesi olarak konuşmuyorum. Burada konuyu bir memleket meselesi olarak ele aldığımı özellikle belirtmek de fayda görüyorum. Konuya dönersek, bu 14 yılın karnesi pek de iç açıcı değildir. Mesela,

Fatih Projesi istatistik dışında yani nitelik olarak amacına ulaşmış mıdır? Bakanlık verilen öğrenci tabletlerinin kolaylıkla kırdırılıp bir oyun konsolu haline çevrildiğini bilmemekte midir?

Orta okuldan liseye geçiş sınavının şimdiye kadar kaç kez ismi ve şekli değişmiştir?

Artık efsaneye dönüşen “sınavsız okul projesi” veya “açık uçlu sınav projesi” daha ne zaman hayata geçirilecektir?

4+4+4 Sistemi eğitime ne kadar nitelikli katkı sağlamıştır?

Okullarda açılan yetiştirme kursları milyon dolarlık yatırımlarla açılan dershanelerin yerini tutabilmekte midir?

Sorular uzar gider. Bu sorulara cevabım maalesef olumlu değil. Geçen senelerde bir öğrenci velisinin bana “Hocam, çocuğu seneye dershaneye yazdırayım mı?” diye sorduğunda sıkılarak, seneye sınavın olup olmayacağını bilmediğimi söyledim. Kurumum adına ben mahcup olmuştum. Düşünebiliyor musunuz, seneye sınav olup olmayacağını bilmeyen bir veli, bir öğretmen ve en vahimi bir Bakanlık! Sonra da gençlerimiz neden bu kadar stresli diye kendimize sorarız.

Öğrencileri yanıltmak, ayağını kaydırmak ve bildiği konudan soru yapmasını zorlaştırmak konusunda ustalaşan Bakanlık, sınav sisteminin iyileştirilmesi konusunda aynı azmi göstermiyor. Önce bölünen, sonra tekrar birleştirilen sınavlar mezarlığına döndü ülke. Eğitim sistemine yap-boz muamelesi yapmak vahim bir durumdur. Son günlerde de ortaokullarda müfredatın hafifleyeceği gündemde. Günde 6 saati yetersiz bulan Bakanlık, bir sürü formalite ve uygulanabilirliği ve etkililiği sorgulanacak seçmeli derslerle bu süreyi günde 7 saate çıkardı. Sonunda da yine yanlış yapmışız refleksiyle geri adım atıyor. 5. Sınıf çocuğunun son derslerdeki halinden bihaber davranan Bakanlık, onca yılın deneyimine rağmen hala sayıların değil, niteliğin artması gerektiğini anlama konusunda başarılı değil. Finlandiya örneğinde görüleceği gibi ders sayısını arttırmak değil, kaliteyi arttırmak başarıyı getirir. Madem bu ülkede sınavla öğrenciler bir meslek sahibi oluyor ve gelecekleri garanti altına alınıyor, o halde gerçekçi ve makul sürelerde öğrenciler ciddi bir müfredatla eğitilmelidir. Bunun yanında sosyal etkinlikler de sınava katkı sağlamalıdır. Fakat bunu söylerken tüylerim diken diken oldu. Çünkü öyle suistimal edilmeye müsait bir durum oluşturur ki bu. Maalesef güzel olan biz de faydalanılacak olan olarak görülüyor. Belki de suçu Bakanlık’tan önce kendimizde aramalıyız. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 50
Toplam yorum
: 17
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 433
Kayıt tarihi
: 19.05.12
 
 

1983 yılında doğdum. Hayatın yoğunluğundan fırsat buldukça yazarak rahatlamaya çalışıyorum. Yazma..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster