Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Kasım '13

 
Kategori
Söyleşi
Okunma Sayısı
85
 

Yazar arkadaşım Ayça Akın'la söyleşimiz...

Yazar arkadaşım Ayça Akın'la söyleşimiz...
 

Yazar arkadaşım Sevgili Ayça Akın ile Ti Amo Ada romanına dair gerçekleştirdiğimiz keyifli söyleşimiz:

Ti Amo Ada romanı nasıl şekillendi, neydi romanın çıkış noktası, itici gücü?
Uzun yıllardır kendi kendime çalakalem bir şeyler karalarım, fakat bu defa içimdeki birikimler uzun soluklu bir hikâyeye dönüştü. İş dışında kalan zamanlarımda scuba dalgıç olarak Türkiye ve dünyanın çeşitli denizlerinde dalışlar yaparım. Birçok tarihî batığa dalış yapmış olmama rağmen kitabımda adı geçen, Kaş açıklarındaki İtalyan uçak batığına dalış yapamamış olmam beni kendisine çekti. İş tempomun yoğunluğu nedeniyle uzun süre hikâyeyi kaleme alamadım. Geçtiğimiz yıl duygu birikimim içimde tufanlar oluşturup, taştı. Yazmaya başladığım gün, içimden taşan damlacıklar hızla sayfalara dökülüverdi ve Ti Amo Ada böylece oluştu.

Neden İtalya?
İtalya, tarihiyle, kültürüyle, mutfağı ve insanıyla gezdiğim ülkeler arasında gönlümde taht kurmayı başaranlardan biri… Lakin kitabın konusunun asıl çıkış noktası, Kaş açıklarındaki İtalyan uçak batığıydı. Uçak İkinci Dünya Savaşı sırasında İngilizler tarafından vurularak düşürülmüş. Romanın kahramanı Giovanni’nin dedesi İtalyan Donanmasında Meis Adası’nda kurbağa adam iken İngiliz Gemisine yaptığı adamlı torpido dalışı sırasında hayatını kaybeder. Giovanni, dedesinin cepheden anneannesine yazdığı mektupları okuduktan sonra dedesinin gizemli geçmişini keşfe çıkarak Kaş’a ve Meis Adası’na gider. Hikâyenin kurgusu bu saymış olduğum nedenlerle İtalya’da başlar.

Romanın ana karakteri Giovanni oldukça pozitif tutuma sahip ve bu sayede çevresindekilerin karşılaştığı olumsuz durumlarda dahi onları sakinleştirebilen bir yapıda, bunu nasıl başarıyor?
Giovanni yaşamı boyunca isteklerinin peşinden koşan, asla vazgeçmeyen bir yapıya sahip. Bunu yaparken de hep olumlu düşünüp, başkalarının olumsuzluk olarak nitelendirdiği olaylardan dahi olumlu dersler çıkartabiliyor. Kız kardeşi Rosa’nın yaşamın güzelliklerini görmediği, serzenişte bulunduğu anlarda ona öyle can alıcı bir örnek veriyor ki, Rosa o an yaşadıklarına farklı açıdan bakabiliyor. Giovanni aslında yaşama tozpembe gözlüklerle bakmıyor. İnişleriyle, çıkışlarıyla tüm yaşadıklarının bir nedeni olduğuna inanıp, her yaşadığı olaydan bir ders çıkartıyor. Bu da umudunu hep canlı tutmasını sağlıyor.

Romanın ana karakteri Giovanni neden diyabet hemşiresi?
Sağlık sektöründe çalıştığım dönemlerde diyabetlilerin fizyolojik ve emosyonel birçok zorluğun üstesinden gelmeye çalıştığına; diyabet sağlık uzmanlarının da özveriyle diyabetlilerin yaşam kalitesini yükseltmeye çalıştıklarına şahit oldum. Yakınlarımdan diyabet teşhisi alanların sayısı da günbegün artıyor. Zaten diyabet prevalansı tüm toplumlarda hızla artıyor. Türkiye’de de yapılan çalışmalara göre, son on yılda diyabet görülme sıklığı iki kat artmış. Bu durum beni oldukça etkiledi. Bu nedenle kitabı yazarken yer yer diyabetlilerin, zaman zaman da diyabet sağlık uzmanlarının penceresinden bakmaya çalıştım.

Erkek hemşireye pek alışık değiliz, gerçekten erkek diyabet hemşiresi var mı?
Evet, alışık olmasak dahi hem ülkemizde, hem dünyada erkek diyabet hemşiresi var…

Ti Amo Ada neden bu kadar çok ülke ve mekânda geçiyor?
Yazarın yerinde duramayan, gezgin karakterinden kitap da nasibini aldı… Farklı kültürleri tanımak beni büyülüyor; farklıklardan birleştirici, yapıcı noktalar yakalamaktan keyif alıyorum. Dil, din, ırk ayrımı yapmaksızın insanları çok seviyorum. Bu yapım nedeniyle kitabı birden fazla ülke ve mekânı ele alarak kaleme aldım.

Romanın ana temasını ne olarak tanımlarsın?
Hikâyenin hamurunu, aşk ve sualtını yoğurarak oluşturdum, hamuru mayalamak için de tarihin ve farklı kültürlerin birleştirici etkisinden faydalandım.

Ti Amo Ada’yı kaleme alırken nasıl bir okur kitlesini hedeflediniz?
Ti Amo Ada’yı yazarken özellikle şu kitleyi hedefledim diyemem. Şu ana kadarki okur yorumlarından çok yönlü bir kitap olduğu geri bildirimlerini aldım. Aşk, güneş, deniz, dalış, tarih, kültür, şarap, sağlık, olumlu düşünce, sanat gibi konulara ilgi duyan herkes az ya da çok kendilerinden bir parça bulabilirler Ti Amo Ada’da.

Roman kahramanlarından kendinizle özdeşleştirdiğiniz biri var mı?
Kitabın her bir kahramanından birer parça var bende. Hiç biri tamamıyla beni temsil etmiyor, ancak hepsinde benden parçalar mevcut…

Son olarak kitap yazmak nasıl bir duyguydu? Tekrar kitap yazacak mısınız?
Aslında kitap yazmayı yemek yapmaya benzetiyorum. Mutfağınızda yalnızsınız, uyumlu bulduğunuz malzemelerden bir menü çıkartıyorsunuz, saatleriniz mutfakta menünüzle bütünleşerek geçiyor… Sonra yemeğinizi damak zevki oldukça gelişmiş, gurmelere sunuyorsunuz… Uzun soluklu çalışma sonucu oluşan menünüz dakikalar içerisinde tüketiliyor… Ve heyecan tam da o an başlıyor. Sabırsızlıkla onların ağzından çıkacak yorumları bekliyorsunuz. Kimi çok beğeniyor, kimi az pişmiş buluyor… Fakat en güzeli, gurmelerin geri bildirimleri sizi mutfağınızda daha titiz çalışmaya itiyor ve kendinizi geliştiriyorsunuz. İkinci kitabın çalışmalarına başladım. Lakin Ti Amo Ada’nın okur yorumları çalışmama yön verecek.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 16
Toplam yorum
: 2
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 306
Kayıt tarihi
: 15.08.13
 
 

1976 yılında Kayseri’de doğdu. Yıldız Teknik Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi, Kimya Bölümü‘n..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster