Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Haziran '12

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
374
 

Yazar arkadaşımız Filiz Alev'in yorum ve tespitini herkes okumalı

Yazar arkadaşımız Filiz Alev'in yorum ve tespitini herkes okumalı
 

24 Mayıs 12 gün ve "Afedici olmak mı olmamak mı?" blog yazıtıma, yazar arkadaşlarımızda Filiz Alev'den anlamlı yorum ve değerlendirme aldım. Çok beğendiğim için yorumunu sutunuma almak istedim.

Bloğumda; değer verdiğiniz biri tarafından defalarca sizi incittikten sonra bir daha görüşmemek üzere ilişkinizi bitirmeye karar verdiğinizi ve aynı kişinin bir hastalık durumunda onu afedip yanında olmak istediğinizi vurgulayan bir yazı yazmıştım.

Filiz Alev arkadaşımızın yorumunu aynen aktarıyorum... "Onu afetmiş değilsiniz zaten aslında. Sadece sizin iyiliğiniz, yüreğinizin temiz ve sevgi ile doluluğu. Vicdanınızın duyarlılığı, bilincinizin aydınlığı ve olgunluğunuzla yaptığınız bir seçiminiz, bir durum muhakemesinin, haklılığınınızın da verdiği gönül huzuru ile de insanlık bende kalsın dercesine verici yönde gerçekleştirdiğiniz bir tartının sonucudur gösterdiğiniz bu yaklaşım. Affediş ise çok başka bir şeydir. Affeden unutur, hatırlamaz da zaten, böyle bir yazı yazmak gelmezdi de aklınıza. Zira affetmek, ancak ve sadece yapılan yanlışın telafisiyle mümkündür, başka türlü asla gerçekleşemez, mümkün olamaz. Hatta öyleki o pişmanlığını ve hatalı olduğunu size hissettirmedikçe, sizdeki "affediş süreci" başlayamaz dahi. Değil ki affediş de gerçekleşebilsin. Gerçek affediş, yapılanı unutuştur. Gösterilen iyi niyet ve olgunluğu, affedişle karıştırmamak lazım. Fakat genellikle ve özellikle de karşı taraf bunu daima karıştırır da ve özür dahi dilemediği halde affedildim sanır ne yazık ki..."

Filiz hanım çok doğru tespitte bulunmuş ve aynen katıldığımı ifade etmek istiyorum kendisine. Tekrar teşekkür ediyorum.

Hakikaten de öyle değil mi dır arkadaşlar?

Dost olduğunu bildiğiniz veya bir yakininiz tarafından size saygısızlık yapılıyor, değersizleştiriliyorsunuz. Ne yaparsınız? İlişkinizi sonlandırırsınız değil mi? Bir hastalık söz konusu olduğunda veya başka bir nedenle Filiz arkadaşımızın dediği gibi yüreğinizin temizliği ve sevgi ile doluluğu nedeniyle yanına koşmak istersiniz. O affedildi sanır, yaptıklarından dolayı özür dilemediği halde.

Evet, özür dilemez, dileyemez.. Çünkü mangal gibi ego vardır onda. Gururu vardır aklınca. Oysa siz egolarınızı sıfırlamışsınız, barışıksınız kendinizle. Hoşgörülüsünüz, iyimsersiniz hayata ve yaşama dair. Özür dileyebilmek erdemdir.

Ha, bu arada egonuzu tamamen sıfırlamamanızı tavsiye ederim. Ucundan azıcık ayırmanızı öneririm. Çünkü sizi başarıya götürecek olan küçük egonuzdur. Diğer insanlardan farklı olan yönünüzle kendinizi över, kendinizi severseniz başarıya ulaşırsınız. Bu da size dip not olsun...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yazınızı okudum. Önce Filiz Hanımdan başlayayım. Filiz hanım gerçekten çok güzel ve okumaya değer yorumlar yapmaktadır. Konulara yaklaşımı çok güzeldir. İşte o kişiden şahsen benim beklediğim bu kadar güzel yorumların sahibi biliyorum ki aynı güzellikte yazılarda yazar. Tek bir adım ve tek bir hareket işte o zaman kopması gereken zincirler kopacaktır. Gelelim af etmekle ilgili konuya . Af etmek yani bağışlamak. Yaradan bağışlarken biz kimleriz ki bağışlama konusundan uzak kalalım. Bence insanlar hata yapar. Lakin önemli olan bunu anlamaları. Asıl kazanç buradadır. Egomuzun esiri olma hakkımız yok. Nefsimizin esiri olamayız. Bardağın bir tarafı hep doludur. Oradan bakmaya çalışmalıyız. Saygılar...

hssensoz 
 03.06.2012 20:39
Cevap :
Filiz hanım için değerlendirmenize ben de katılıyorum. Yorumunuz için de ayrıca teşekkür ederim..selamlar  03.06.2012 22:31
 

Birdenbire yazınızla karşılaşınca çok şaşırdım Mehmet Bey, gerçekten sürpriz oldu bu bana, çok teşekkür ederim, onurlandırdınız... Affetme konusu çok önemli ve detaylı bir konudur, hatta asıl "adalet", yani "hak" zaten insanlığın, insan olmanın ve insan ilişkilerinin mihenk taşıdır. Geldiğimden beridir de hep yazmak istediğim ancak sadece yeri geldiğinde bir kaç yorumumda kısım kısım değinebilip, bir türlü hala blog olarak fırsat bulup da tüm yönleriyle tam yazmadığım bir konudur. Allah nasip ettiğinde başlıbaşına bir blog halinde tam olarak da yazarım inşallah. Bu çok değerli ve incelikli, içten yaklaşımınıza tekrar çok teşekkür ediyor, selam ve saygılarımı iletiyorum...

Filiz Alev 
 02.06.2012 22:52
Cevap :
Asıl ben teşekkür ederim duyarlı yorumunuz için Filiz hanım..selamlar  02.06.2012 23:58
 

Çok doğru tespit ve o küçük egolar zamanla büyür büyür dağ olur, bakmışsınız ki, siz dağın öte yüzünde yalnız başına kalmışsınız. Sevgiyle kalın

SAHAFÇA 
 02.06.2012 22:21
Cevap :
Yorumunuza ve katkınıza teşekkür ederim..selamlar  02.06.2012 23:59
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 2217
Toplam yorum
: 1102
Toplam mesaj
: 80
Ort. okunma sayısı
: 451
Kayıt tarihi
: 03.07.07
 
 

25.05.1960 doğumlu. Üniversite terk. Müzik, seyahat ve tiyatro sever. Antalya Devlet Tiyatrosu'nd..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster