Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Haziran '07

 
Kategori
Basın Yayın / Medya
Okunma Sayısı
594
 

Yazar enflasyonu

Yazar enflasyonu
 

Geçen gün bir rastlantı sonucu, "Milliyet Blog yazarları"yla ilgili bir şey dikkatimi çekti. Milliyet Blog'da sayıları enflasyona uğrayarak onbinlere varan yazı yazanlar, "Blog yazarı" olarak adlandırılmalarına rağmen gerçekte, hafif konularda edebi standardın çok altında bir yazım kalitesinde, duygu ve düşüncelerini paylaşmak isteyen "yazan-gazete okuru" olmaktan öteye gidemiyorlar. Başka bir konu da, Milliyet Blog'un listesinde, aralarında 8-9 yaşlarında çocukların da "blog yazarı" adı altında karşımıza çıkması. Bu durum da, İnternet sitesinin "ciddiyet" konumu açısından okuyuculara yanlış mesajlar veriyor. Daha önce diğer "blog yazar"larının çeşitli konulardaki olumlu ya da olumsuz görüşlerini okumuştum. Ben de, bu iki konuda ilk defa kişisel görüşümü, izninizle dile getirmek istiyorum.

Neden bu kadar çok sayıda okuyucu "Blogger" olmaya teşvik ediliyor? Bu sorunun cevabı, sizi bilmem ama beni düşündürüyor. Kabul etmek gerekir ki herkes iyi yazamıyor. Yazmak, hem Tanrı vergisi hem de iyi bir eğitim ve pratik sonucu kazanılan bir yetenek. Çoğu "blogcu", "havadan-sudan" konularda, "eğlencelik çiğdem-çekirdek" boyutunda, sadece "magazin" konusu olmaktan öteye gidemeyen ve ciddiyeti olmayan konularda birşeyler yazıyorlar. Kimisi hobi olarak, kimisi içten gelen bir istek ve özentiyle, kimisi de kendisi yazar olmadığı halde "Blog yazarı" kelime grubundaki "yazar" kelimesini sağda solda kulanabilmek için siteyi işgal ediyor. Doğal olarak herkes kendince bir şeyi, bir olayı anlatma gayreti içinde. Ama benim izlenimim o ki, ciddi bir gazetenin İnternet sitesi de aynı özellikleri korumak zorunda. Burada gözlemlediğim eksikliğin temelinde yatan bakış açısı çok büyük önem taşıyor: "nicelik" mi yoksa "nitelik" mi? Tercih edilen seçenek, gazetenin topluma verdiği hizmete de bir yön veriyor. Okuyucuların içlerindeki yazma arzusunu (bu arzu, yetenek ya da eğitimle doğru orantılı olmasa dahi) motive edici bir etken olarak kullanılıp İnternet gazetesindeki "hit" (görüntülenme) sayısı ve onunla ilişkili olarak çok tıklanan bir sayfaya alınan reklamın da fiyatını arttırmak düşüncesi, daha çok bu toplumsal hizmetin ticari yanına hizmet ediyor. Oysaki, böyle bir temel seçim, "Milliyet Blog"u, gazetecilik ve edebiyat alanlarındaki "yazarlık" standardının düzeyinin çok aşağılara indirgendiği bir ortam durumuna getiriyor. Bu da "yazar" olarak edebi kalite ve standard düzeyinde yazan ve bu alanda kendini kanıtlamış "yazar"lara haksızlık oluyor. Hele hele bir de küçük çocukların amcalarıyla ve teyzeleriyle aynı "yazar listesi"ne konması, gazetenin kendi kadrosundaki köşe yazarlarına yapılsa kıyamet kopardı herhalde.

Saygılarımla.
Alp İçöz, M.A.
Eğitimci Yazar

Copyright© ALP ICOZ-2004-2007

JOURNALTA
The Journal of Turkish Americans

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Teşekkür ediyorum ... Cevap verdiğiniz için... Belki yazdıklarımı değerlendiremediniz ama bana son cümlelerinizle umut verdiniz... Yazıyorum ... Güzel diye tanımlanması yani yazdıklarımın sevindirici...Kolay gelsin size...ama lütfen kendinize de zaman ayırmaya çalışın..Hayat su misali akıp gidiyor..Geriye dönüp baktığımızda keşkelerimiz kalmamalı..Sevgi ile kalın...

papatya altı yüz elli 
 16.07.2007 9:36
Cevap :
Dün (29'u)babacığımın birinci ölüm yıldönümüydü... Pişmanlığım bu kadar gönülbağımıza rağmen gurbette sadece özlemle yaşayabildim. Keşke onunla daha çok yılları paylaşabilseydim. Yıllar geçiyor; hasretlik bir dünyagönül yorgunluğuna mahkum ediyor insanı... Sevgiyle ve dostlukla yaşayın...  31.07.2007 6:06
 

Sizi zor durumda bırakmak istemem..Günlük yaşam telaşesinde her birimizin omuzlarında öyle büyük sorumluluklar var ki... Sizin de söylediğiniz gibi vakit bulursanız..Beni çok mutlu edersiniz...Teşekkürler..Sevgi ile kalın..

papatya altı yüz elli 
 06.07.2007 12:53
Cevap :
Merhaba, yaşamın maddeciliğinde açkarna yazarlık merdivenlerine çıkma inancından vazgeçmeyen bendenizi, sizin yazılarınız hakkında size değerlendirme yapma fırsatı bulamadığım için mazur görün. Şu günlerdeki meşguliyetim hem kendime hem de diğer insanlara yardımcı olmama engel oluyor. Sanırım çevresine duyarlı insanlardan biri olarak bundan ben şahsen rahatsızlık duyuyorum. Bencil ve hırsküpü insanlar için bir diyeceğim yok. Lütfen güzel yazılarınıza yürekten düşüncelerinizle süslemekten vazgeçmeyin. Yaşamı bir mısrada anlatmak da bir roman kadar anlamlı... Yazmaya devam. Sevgiler, saygılar.  14.07.2007 7:22
 

Her yaş ve meslekten insanları buraya almalarının sebebi fikirlerin rahatça tartışılıp insanların kendi hayatlarını paylaşmaları olarak hedeflendi. Ama bu iyi niyet sizin dediğiniz gibi istismar edilmeye başlandı. Kolaya kaçan yazılar, yazım yanlışları vs... Bunun sonucu olarak okunma oranları hızla düşmeye başladı. Sinema yazmaya çalışan bizler bundan etkilendik. Sinema yazıları çok okunan yazılar arasındaydı ama bunu gören başkaları seksi resimlerle adı sinema olan yazılar yazarak bindiğimiz dalı kesmemize neden oldular. Şu an sinema yazıları artık okunmuyor. Okuyucu bir geliyor iki geliyor doyuma ulaşmayınca terkediyor. Ne diyeyim belki yeni yarışma sonucu iyi bloglar yazılır. Saygılar.

Eşit Ağırlık 
 29.06.2007 19:22
Cevap :
Sanatla ilgili konularda okuyucu sayısının azalmasına sasırmıyorum. Çünkü sanat dünyası ve sinema dalında pek çok haber ve yazı magazin başlığı altında yeralıyor ve içeriği ya erotik ya da pornografiye eğilimli olarak okuyucuya sunuluyor. Bu arada uydurma haber ve yazıyla, sadece reyting amacına hizmet edenler, basın ve yayın alanındaki geniş okuyucu kitlesini sömürüp yanlış bir şekilde yönlendiriyor, uyutuyor ya da kafasını karıştırıyor. "Kolay", "sürümden kazanma" ve "ucuz işçilik" kavramları beceriksiz ve tembel bireylerin ve "az verip çok almak isteyenler"in elinde ne yazık ki "yazarlık" da değer kaybetmeğe başladı. Toplumsal yararı ve insanlığı temel alan değerleri hiçe sayan bir kalite erozyonu bu gidişle giderek artacak... Yazık... Saygılar.  06.07.2007 8:15
 

Demek kıymetli vaktinizi ayırıp okudunuz yazdıklarımı.Ne kadar mutlu olduğumu bilemezsiniz...Kimsenin yazdıklarını eleştirmek haddime düşmez demişsiniz..Ama bunu ben istedim...Keşke mümkün olsa da hatalarım nerede ..Nelere dikkat edersem daha iyi olur...Ne bileyim işte..Benim aklıma gelmeyen ama usta gözüyle sizin gördüğünüz yerler nelerdir..Yazabilseniz bana..Hem yazılarıma yön vermem açısından bu önemli benim için...Zaman ayırırsanız beni çok mutlu edeceksiniz..Saygılar..

papatya altı yüz elli 
 29.06.2007 12:19
Cevap :
Merhaba, fırsat buldukça yazılarınıza bakmağa çalışırım. Zaman ve emek birbirini tamamlayan kavramlar benim yaşamımda. Yani, insanın harcadığı zamanı en dolu ve anlamlı bir şekilde değerlendirmesi konusu. İnsan her yaptığı işe kendinden olabildiğince verdiğinde bir anlam taşıyor. Herkesiin kendine göre bir tarzı olması esas olan. Blog yazanların ve hatta basındaki bazı tanınmış köşe yazarlarının birbirinden tarz ve konu kopyalamaları ne yazık ki çok sık görülen ama önemsenmeyen bir konu. Sizin hatalarınızı bulup eleştirmek derinlemesine bir okumayı gerektirir. Bu da sorumluluk ister. Bana zor bir ricada bulunuyorsunuz. Blog yazarlarının yardım alacağı bir "blog yazarları dayanışma grubu" kurulabilir. Böylece sizin ve pek çok konuyla ilgilenen kişinin gereksinim duyduğu bir edebi hizmet veren bir amatör ünite kurulmuş olur. Zaman, bir yazar için en büyük kayıp unsurudur. Okuyucu bunun farkında bile değildir çoğu zaman. O bakımdan, destek önemli. Saygılarımla.  06.07.2007 8:37
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 52
Toplam yorum
: 108
Toplam mesaj
: 49
Ort. okunma sayısı
: 1744
Kayıt tarihi
: 11.11.06
 
 

"İnsan, aslinda gönül gözüyle görmeli dünyayı. Herşey, o iç dünyanin merkez olduğu kişiliğine şek..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster